Şampiyonlar Ligi Süper Finali’nde favori kim?

Herkesin merakla beklediği gün geldi, CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon, 1 Mayıs’ta Verona’da, turnuvanın başından beri en büyük iki favorisi VakıfBank ile Imoco arasında oynanacak maçın ardından belli olacak. Pandemi boyunca oyuncuların test sonuçlarının pozitif çıkması, bundan kaynaklı yetersiz antrenmanların yapılması ve form düşüklükleri, bunun yanında maçların ertelenmesi veya iptal edilmesi, ya da sadece pandemi sürecinin hayatımızdaki mutlulukları azalttığından mıdır bilinmez, açıkçası bu sezonun voleybol açısından pek de doyurucu geçtiğini söyleyemeyiz. Bu bağlamda 1 Mayıs’ta, dünyanın en iyi kadrosuna sahip iki takımının kıyasıya mücadele verecek olması, kulüp sezonunu kapatacak güzel bir maç olacak. Kimin kazanacağından bağımsız, ortada kaliteli bir voleybol olacağı ve iki takımın da sahada adeta savaşacağından dolayı keyifli bir maç izleyeceğimize şüphem yok. Yine de iki takımı kendi açımdan çeşitli yönlerden kıyaslarsak, bu final mücadelesinde bana göre %51 de olsa bir favori var.

Takımdaki oyuncuları ve performansları bir kenara bırakırsak, her şeyden önce bu final mücadelesi adeta psikolojik bir savaş olacak. Bu yüzden de sahaya mental anlamda daha hazır çıkan takım, karşılaşmaya 1-0 önde başlayacaktır. Imoco’nun galibiyet serisi 63 maça uzandı, muhtemelen bu maçı da kazanırlarsa, VakıfBank’ın 73 maçlık dünya rekorunu kıracaklardır. Öte yandan, bu iki takımın FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası yarı finalinde oynadığı 3-2’lik maçı da düşünürsek, iki ekip için de bu bir maçtan çok daha fazlası olacak. Bu bağlamda VakıfBank, hem yarı final maçında yarım bıraktığı işi tamamlamak, hem de rekorunun elinde kalması için saldıracak; buna karşılık Imoco ise, galibiyet serisinin sona ermemesini sağlamak ve bir kez daha psikolojik açıdan rakibini alt etmek için elinden geleni yapacaktır.

Her iki takım için de oldukça önemli olan bu mücadeleyi konuşurken, takımları da kendi içlerinde kıyaslamamız gerekir tabii ki. Takımın beyni olan pasörlerden başlayalım. Şüphesiz Imoco’nun pasörü Joanna Wolosz ve VakıfBank’ın yıldızı Maja Ognjenovic, dünyanın tartışmasız en iyileri. Her ne kadar Maja performans olarak son maçlarda eski günlerini arasa da, kendi kariyerinin tek eksiği olan CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanmak için bu maça ekstra motive olacaktır. Buna Sırp pasörün tecrübesi ve bilgisi de eklenince, açıkçası pasörler konusunda VakıfBank’ı avantajlı görüyorum.

Gelelim pasör çaprazlarına.. Eğri oturup doğru konuşalım, Isabella Haak şüphesiz çok önemli bir oyuncu ve kesinlikle finalde ona çok ihtiyacımız olacak, ancak Paola Egonu, bu bağlamda birkaç tık önde. Genç İtalyan yıldız, formunun adeta zirvesinde. Her maçta takımın en skorer oyuncusu olan Egonu, son olarak İtalya Süper Ligi final serisinde gösterdiği muhteşem performansla ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Voleybolda bir söz vardır, tek oyuncu bir maçı kazandıramaz deriz ancak bu durum maalesef Egonu için geçerli değil. VakıfBank bu maçı kazanmak istiyorsa Egonu’yu durdurmak zorunda. Eğer Egonu tekrar sazı eline alır ve 35, 40 sayıları görürse işimiz çok zorlaşacak. Buna karşılık Haak’ın da kendi performansının altına düşmeyerek üstüne çıkması ve önemli anlarda sorumluluk alması şart.

Peki Egonu nasıl durdurulur? Tabii ki bir pasör çaprazını durdurmak istiyorsanız, blok kurgunuzu iyi ayarlamalısınız, burada da en büyük rol kesinlikle orta oyuncularda. İki takımın orta oyuncularını analiz ettiğimizde, bence belirgin bir üstünlük sağlayan takım yok. Robin De Kruijf, Sarah Fahr ve Raphaela Folie oldukça kaliteli bir orta oyuncu rotasyonu olmakla beraber, VakıfBank’ın Zehra Güneş, Milena Rasic ve Kübra Akman’ı, bence Imoco’nun smaçörlerine önemli hasar verecekler ve dokundukları toplarla defansa yardım edeceklerdir. Tabii ki bu bağlamda takımın blok kurgusunu rahatlatmak için de her iki ekibin de etkili servis atması ve rakibin mükemmel manşet yüzdesini de düşürmesi şart, çünkü eğer bunu yapamazsak, pasöre gidecek her iyi topta smaçörler daha rahat hücum yapacak ve orta oyuncular bir o kadar zorlanacaktır.

VakıfBank’ın bence rakibine en önemli üstünlük sağladığı alan ise smaçörlerde yatıyor. Rakibin Kimberly Hill, Miriam Sylla ve McKenzie Adams gibi önemli oyuncuları tabii ki muhteşem performans gösteriyor ve asla tedbiri elden bırakmamamız gereken isimler. Yine de ABD’li smaçör Michelle Bartsch-Hackley ve Brezilyalı Gabi Guimaraes başta olmak üzere Meliha İsmailoğlu’yu da kadrosunda barındıran VakıfBank, bence bu bağlamda bir tık önde. Meliha takım manşet ve defansta zorlandığında önemli bir katkı verecek, Bartsch-Hackley ve Gabi ise kesinlikle hem savunma hem de hücum yönünde Imoco’yu yenmek konusunda oldukça kilit isimler olacak.

Son olarak da liberolardan ve antrenörlerden konuşalım. VakıfBank, sezonun başından beri genç libero Ayça Aykaç’a güveniyor ve Ayça genç yaşına rağmen oldukça güzel maçlar çıkardı. Yine de Imoco’nun liberosu İtalyan yıldız Monica De Gennaro bu noktada kağıt üzerinde daha formda ve başarılı görünüyor. Guidetti ve Santarelli ise, şahsi fikrimce değişen ve gelişen voleybola en çok adapte olan iki teknik isim ve bu bağlamda sahada adeta taktiksel savaş göreceğimizden de hiçbir şüphem olmadığı gibi, bu bağlamda birbirine net bir üstünlük sağlayan takım göremiyorum.

Takımların önceki karnelerine de bir bakalım. Imoco’nun galibiyet serisi 63 maça uzanmış olabilir ancak İtalyan ekip bu süreçte bir kez Scandicci ve bir kez Novara’ya karşı olmak üzere iki çok zor maç oynadı. Buna Fenerbahçe Opet’in de grup maçları rövanşında rakibini zorladığı ilk üç seti düşünürsek, Imoco böyle zor maçları oynamaya biraz daha alışık. VakıfBank da bu süreçte UYBA ve Fenerbahçe’ye karşı 3-2’lik maçlar oynadı, ancak yine de Imoco’nun geçirdiği bu karşılaşmalar çok daha önemli hazırlıklardı. Bu VakıfBank için dezavantaj gibi görünebilir, ancak unutmamak gerekir ki bu aynı zamanda karşımızda “yenilmez” bir ekip olmadığının, Imoco’nun da önemli eksikliklerinin olduğunun ve bu kusursuz görünen sistemin aksayabileceğinin bir göstergesi. VakıfBank’ın Scandicci veya Novara’dan daha kaliteli bir ekip olduğunu düşündüğümüzde, Imoco’yu yenmemesi için hiçbir sebep göremiyorum. VakıfBank’ta ayrıca son günlerde COVID-19 vakaları da görüldü, ancak ben yine de takımın motivasyon ve enerjisi sayesinde bu olumsuzluğun performansa etki etmeyeceğini düşünüyorum.

Özetlemek gerekirse, tek maç üzerinden oynanacak bu final karşılaşması, her şeyden önce bize bir voleybol şöleni sunacak. Her ne kadar iki takım da oldukça güçlü ve gerçek kazananı sahada psikolojik üstünlüğü kuracak ekip belirleyecek olsa da, gerek Maja faktörü, gerekse rekorunu elden bırakmak istemeyeceği ve Imoco’ya karşı “gerçek” üstünlüğünü kanıtlama konusunda son şans olması açısından, Guidetti’nin ne yapıp edip bu maçı alacağı ve %51 de olsa VakıfBank’ın bu maçta avantajlı olduğunu düşünüyorum. Umarım her iki takım da bize kaliteli bir maç izletir ve VakıfBank bu maçı alarak kupayı yeniden ülkemize getirecektir.

#İstanbulSözleşmesiYaşatır

Alperen Bakırlıoğlu
alperenbakirlioglu@gmail.com

Haberi Paylaş