Abbondanza’nın işi zor

Dün akşam Vakıfbank’ın karşısına çıkan Fenerbahçe’yi görenler, maçın zorlu geçeceğini düşündü. Ancak beklenenin aksine maç çok rahat geçti. Oyunun hiç bölümünde Fenerbahçe’nin kazanacağına dair bir emare yoktu Burhan Felek’te. Bunun temel sebeplerini ve sarı lacivertlilerin çiçeği burnunda antrenör Marcello Abbondanza’nın Türkiye’deki yolunun ne denli zorlu olduğunu anlatacağız sevgili voleybol severler.

4Y+1K

Yine, Yeni, Yeniden Yabancı Kontenjanı. Fenerbehçe’nin kadrosunda bulunan beş yabancı, görenlere parmak ısırtsa da Türkiye Ligi’nde kontenjan nedeniyle sadece üçünü oynatabilecek olması, İtalyan teknik adamın çözmesi gereken en önemli bilmece. CEV Kupası’nda şampiyonluğun en büyük favorisi olan Fenerbahçe, oradaki rahatlığın bedelini ulusal maçlarda fazlasıyla ödeyecek.

Rotasyon çok dar

Fenerbahçe’nin dün sahaya çıkan kadrosuna bakanlar, bu rotasyonla 56 maçtır yenilmeyen Vakıfbank’ı yenmesinin mümkün olmadığını kolayca anladı. Yedek oyunculara bakıldığında 2 pasör, 1 libero ve üretkenliği olmayan 1 köşe ve 1 orta oyuncusu görülüyordu. Oyunun herhangi bir anında kilit bir oyuncu sakatlansa ya da bir değişiklik gerekse, o maçın temposuna göre bir oyuncusu yoktu Abbondanza’nın. Çözüm içeride değilse, transfer şart. Aksi takdirde maç çevirmek hayal. Vakıfbank’ın yedek oyuncularının çoğunu alıp Fenerbahçe’ye koysanız, doğrudan ilk altı başlardı dün akşam.

Takım güçsüz

Yaz döneminde Bulgaristan Milli takımıyla adeta harikalar yaratan Abbondanza, belli ki, Fenerbahçe’nin fiziksel açıdan güçlenmesine yardımcı olamamış. Zira oyuncular hareket edemeyecek durumda idi Vakıfbank karşısında. Sebep, ya sezon öncesi hazırlık dönemi iyi geçirilmedi, ya da bu durum bilindiğinden sezon başlamasına rağmen oyunculara yükleme yapılıp maç kondisyonu zayıflatıldı. Dün akşam oyuncuların ayağına pranga bağlanmış gibiydi sarı lacivertlilerde. Ne topa hızlı hareket edebiliyorlardı, ne de sert hücum yapabiliyorlardı. Mesela topa çok sert vurabilen Eda Erdem dün gece smaç plase çalışır gibiydi. Bir pozisyonda önüne gelen avanta topa bloksuz vurdu, ama Gözde Sonsırma üzerine gelen topu nokta manşetle pasörün ellerine uzattı. Zira bloksuz olmasına rağmen Erdem’in yaptığı tembel bir hücumdu. Yaşadığı uzun sakatlık nedeniyle maç eksiği fazla olan Erdem, adeta voleybolu unutmuş gibiydi. Klasik voleybolun temel prensibi gereği servis attıktan sonra 5 numara defansına yerleşiyor, ancak üzerine gelen kolay topu almak yerine defans yapması için öndeki smaçöre bırakıyordu. 3 numaradan hücuma çıkacağı anda ise karşıdan gelen topu arkadaki liberoya bırakmak yerine almak için yana hamle yapıyor, topu pasöre iyi uzatamadığı gibi kendi hücumunu da bitiriyordu.

Pasör demişken Fenerbahçe’nin dünkü maçta üç pasörle oynadığını hatırlatalım. Ancak İtalyan antrenörün fazla güvenmediğinden olsa gerek, sürekli A.B.D Milli takım pasörü Alisha Glass ile oynaması da temponun bozulmasına ayrı bir etkendi. Fizik olarak takım arkadaşlarına göre daha hazır gözükse de pas koordinasyonu inanılmaz kötüydü yeni transferin. Takımın en güçlüsü olan güreşçi görünümlü Çek oyuncu Aneta Havlickova, Glass’ın attığı paslar yüzünden çoğu zaman bel spazmı yaşadı. Fiziği itibariyle topa fazla hareketlenemeyen Çek pasör çaprazı, takımın en iyisi olmasına karşılık gelen kötü paslar yüzünden beklenen oyununu oynayamadı. Karşısında yer alan oyuncu Jovana Brakocevic olunca da seyredenler yarafından bayağı yadırgandı.
Alisha Glass, takıma uyum sağlayamamış olabilir, zaman meselesidir. Ancak dün akşamki maçta kötü pas atması bir yana, gelen bazı ikinci topları acemice karşı sahaya atması, Milli bir oyuncudan ziyade yıldız takımdan bir maç için tesadüfen A takıma alınan genç bir oyuncunun hareketleri gibiydi. Abbondanza ise çok kısa süreler dışında kenardaki iki pasörünü düşünmedi. Belki de elindeki kadronun yetersizliğini camiaya bu şekilde göstermek istedi.

Taraftarın sevgilisi Yeon Koung Kim ise voleybola iki sezon ara vermiş gibiydi. Ne doğru dürüst top öldürebildi, ne de manşet getirebildi. Geçen sezonu mumla arattı Koreli oyuncu. Toparlanmazsa, Fernanda Garay takıma katıldığında yabancı kontenjanına takılan ilk oyuncu olacak.

Taktiksel olarak da zayıf

Fiziksel zayıflık bir yana, Fenerbahçe’de oyuncuların nerede durması, ne yapması gerektiği, kısaca roller hala belli değil. Mesela Kim’in yerine manşet alması ve defans yapması için oyuna ikinci libero Derya Çayırgan giriyor. Merve Dalbeler blok arkası dublaja yerleşirken Çayırgan arka ortada onun kapattığı alana gidiyor. Her ikisi de 5 numara defansını unutuyor ve top oraya düşüyor. Haliyle İtalyan antrenör kenarda çıldırıyor. Fenerbahçe sahasına avanta top geliyor. Oyuna sonradan giren İpek Soroğlu hücum etmek için topa bakmadan açılınca fark etmeden topun olduğu yerde kalıyor. O topu pasöre uzatacak libero Dalbeler ile çarpışıyor. Yine de Dalbeler topu bir şekilde pasöre uzatıyor ve Fenerbahçe sayıyı kazanıyor. Ancak her iki oyuncunun birbirine bakışı soğuk ve donuk. Adeta suçlu aranıyor.

Marcello Abbondanza’nın rotasyon ve güç haricinde çözmesi gereken bir diğer mesele de taktiksel formasyon olarak karşısına çıkıyor. İtalyan teknik adamın işi zor. Hem de çok zor.

FIVB Grand Champions Cup dönüşünde Fernanda Garay takıma ilaç gibi gelebilir. Ancak yukarıda yazılı sorunların tamamını çözmesi beklenmemeli. Sorunların çözümü, kombine bir paketi beraberinde getirecektir. Aksi takdirde Avrupa bir yana dursun, ligde geçen sene elde edilen dördüncülükten başka sonuç gelmez.

Ya Vakıf?

Geçen Perşembe yazdığımız yazının haricinde birşey yok. Makine düzeninde sistem devam ediyor. Özellikle iyi manşet alan sarı siyahlılar, Carolina Costagrande ve Gözde Sonsırma’nın hızlı hücumlarıyla blok kurulmadan sayıyı alıyorlar. Zaman zaman Naz Aydemir Akyol’un fantazi pas atmak istemesi nedeniyle duraklasa da takımın en önemli dişlisi Brakocevic, sistemi yeniden devreye almasını biliyor.

Centilmenlik çok yakıştı

Dünkü maçın bir pozisyonunda topu kurtarmak isteyen Alisha Glass, plonjon esnasında hakem kulesine çarptı ve baş hakem İlhami Şenyurt’u biraz sarstı. Pozisyon bitiminde ise gidip istemeden de olsa kuleye çarptığı için Şenyurt’tan özür diledi. Son derece centilmen bir kişiliğe sahip Şenyurt ise Amerikalı oyuncunun elini sıkarak kendisine aynı güzellikte karşılık verdi.
Maçta fazla zor pozisyon olmadığından hakemler neredeyse kusursuza yakın bir yönetim sergiledi. Ancak 2.sette bir file üstü mücadelesinde Costagrande’nin dokunmadığı topa “karşı sahadaki topa müdahale” kararı verilmesi, bir diğer pozisyonda da 3. sette Gizem Karadayı’nın defans yaptığı topun yere değdiğinin belirtilmesi çok basit hatalar olarak karşımıza çıktı. Böylesi kolay bir maçta yapılmaması gerekir.
Anons yapan masa hakeminin basketbol maçlarını anımsatan şovu izlemeye değerdi. Ancak 17 forma numaralı Naz Aydemir Akyol’u 16 numara olarak anons etmesi kulakları tırmaladı.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş