Anahtarın adı Macris

Anahtarın adı Macris

Fenerbahçe Opet’in Çukurova Belediyesi Adana Demirspor’u ağırladığı maç için Üsküdar’a gelen sarı lacivertli taraftarlar, neredeyse soğuk bir duş yaşayacaktı. Ancak sarı lacivertlilerin yeni transferi Macris Carneiro, bugün suyu ısıtan “Kazancı” görevini üstlendi ve takımına üç puanı getiren isim oldu.

İlk iki set başka, son iki set bambaşka

Aslen ev sahibi maça kötü başlamadı. Anna Lazareva’nın kendi standartlarının ötesindeki performansı, Aslı Kalaç’ın hücumda beklenen etkinliği göstermesi ve Arina Fedorovtseva’nın servis ve hücumda gerekeni yapması ile rahat bir sona yakındı sarı lacivertliler. Genelde takımın ilk 3 skorerinden biri olan Eda Erdem’in 0 çekmesi ve Ana Cristina De Souza’nın sanki hayatında ilk kez maça çıkıyormuşçasına oyunu dahi 23:17’lik rahatlığı engelleyemedi. Ancak manşetten hücuma geçişi zaman zaman pamuk ipliğine bağlı olan Fenerbahçe Opet’te bahse konu iplik kopunca oradan seti rakibine kaptırdı şampiyonluk adayı. İkinci sette bırakın bir şeylerin iyiye gitmesini, işler daha da kötüleşti Fenerbahçe Opet’te. Düşünün, Adana DS gibi bir rakibe karşı %32 ile hücum ederek set kazanıyorsunuz. Bunun tek açıklaması, rakibin sizden çok daha düşük kapasiteli oyunculardan kurulu olması ve rakibin servisi sırasında çalan 120 dB üzeri ses kapasitesine sahip gemi sireni düdüğü olabilir. 

İkinci setin sonunda maça dahil olan Macris Carneiro, “Ha düştü ha düşecek” tarzı bir oyun sergileyen Fenerbahçe Opet’i ayağa kaldıran unsur oldu. Girdiği andan itibaren takımı sürekli hızlandıran Brezilyalı pasör, en kritik yerlerde orta oyuncularını kullanmaktan çekinmedi. Kendisi oyuna girene kadar 0 çeken Erdem’e %100 ile hücum ettirmesi, Adana ekibinin blok düzenini de yerle bir etti. Böyle olunca da üçüncü ve dördüncü setlerde birbirlerini dinlendirerek oynayan Fedorovtseva-De Souza-Meryem Boz üçlüsünün kısmi performansları dahi rakip için fazla geldi. Gitti denilen ikinci setin kazanılması, sonraki bölüm için moral motivasyonu ivmelendiren faktörlerin başında geliyordu. 

Neticede Fenerbahçe Opet, bugünü hasarsız atlattı. Ancak geçen haftaki şok mağlubiyet, sarı lacivertlilerin kırılgan yapısının hala bertaraf edilemediğinin bir göstergesi gibi. Zoran Terzic ve ekibinin mevcut kadro ile yapabilecekleri en elzem şey, oyuncuların bireysel performanslarını bir kademe yükseltmenin yollarını aramak olmalıdır. Zira taktiksel değişikliklerle daha düşük hedeflere oynayan rakipler mağlup edilebilir, ancak her daim hasar riski vardır.

Puan neredeyse cepteydi ama….

Adana ekibinde manşette büyük sıkıntı yaşamasına rağmen hücumu sırtlayan Angela Leyva, %41 ile top öldürerek sahanın en skoreri (17 sayı) oldu. Ancak Perulu smaçörün bu performansı, ilk sette çok iyi oynamasına rağmen kalan bölümde ortalıkta görünmeyen Ceren Nur Domaç haricinde destek bulmadı. Takımın lokomotifi olması beklenen 36 yaşına merdiven dayamış Olesia Rhykliuk’un ağır kalmasından kaynaklı düşük yüzdesi biraz daha geliştirilebilse, Adana DS’nin maçtan puanla ayrılması işten bile değildi. Eski takımına karşı beklenenden çok uzak bir oyun ortaya koyan Lucia Bosetti, izleyenlere “Yabancı oyuncu kontenjanı böyle mi dolduruldu?” sorusunu sordurdu. Deneyimli orta oyuncu Hazal Selin Uygur ise blokta etkili olmasına rağmen hücumda bekleneni veremeyen başka bir isim oldu.

Neticede Çukurova Belediyesi Adana DS’nin hedefi, ligi ilk 8 içerisinde bitirmek olabilir.  Bugünkü maçın ilk iki seti, bu hedef adına umut verici olsa da son iki setin analizini yapmak daha önemli. Zira Leyva ve Rhykliuk’un yorularak sahneden indiği anlarda çözüm üretememek, hedef maçların da kaybına sebebiyet verebilir. 

Her iki libero da şaşırttı

Gerek Gizem Örge, gerekse Pınar Atasever, 30 yaşın üzerinde deneyimli liberolar. Elbette her konuda her insanın yaptığı gibi bu oyuncuların da maç esnasında hata yapması normal. Ancak böylesi deneyimli oyuncuların manşette “Acaba içeride mi, dışarıda mı?” şeklinde tereddüde düşerek manşet hatası yapması, izleyenlerin beklemediği cinstendi. Adeta “En kötü karar bile karasızlıktan iyidir.” cümlesini akla getirdi.

Buna gerek var mıydı?

Bugünkü maçın ilk iki setinde ilginç sesler vardı Burhan Felek’te. Ev sahibi Fenerbahçe Opet’in görevlendirdiği kişi ya da kişiler, doğal olarak ralli aralarında çeşitli şarkıları çaldı dj kabininde. Ancak özellikle Adana ekibinin oyuncuları servis atarken çalan bir gemi düdüğü vardı ki, salondaki herkese işitme bozukluğu yaşama korkusu hissettirdi. Kritik ikinci sette bu durum öyle bir hal aldı ki, o ses servis düdüğünden sonra çalınmaya başladı. Doğal olarak Adana DS teknik ekibi bu duruma isyan etti ve durumu maçın hakemleri ile MHGK temsilcisine şikayet etti. Hakemlerin uyarısı biraz geciktiyse de sorun çözüldü ve o ses salonda bir daha duyulmadı. Bu gereksiz uygulamanın bir daha yaşanması, akıllara “Fenerbahçe rakiplerini ancak böyle mi yenebiliyor?” sorusunu getirecektir bizden söylemesi.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem

kkayhan@hotmail.com

Haberi Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir