Andrea Giani: Gök mavisi bir hikaye

Andrea Giani, takma adıyla Giangio, 22 Nisan 1970’te Napoli’de dünyaya geldi. O dünya voleybol tarihinin görüp geçirdiği en güçlü oyunculardan biri olmakla beraber aynı zamanda çok yönlülüğüyle parmak ısırtan bir oyun kabiliyeti vardı. A Milli Erkek İtalyan Voleybol takımının 1990’lar dünya voleyboluna hükmetmesinin arkasındaki en önemli kahramandı. Her zaman fair play’i ön planda, karakteri ve sahadaki etkinliği hem kulüp hem de ulusal takımlar seviyesinde ilmek ilmek ördüğü bir hikayenin parçaları.  
 
Spor genlerinde var

Dario Giani, genç Andrea’nın babası, kariyerinde çıktığı 80 yarışın 79’unu kazanan 194 Tokyo Olimpiyatları’nda boy göstermiş bir kürekçiydi. Baba Giani’nin uzun antrenmanları süresince, Andrea daha küçük bir çocukken babasının hep en büyük destekçisi oldu ve spora olan sevgisi de büyük oranda o sayede gelişti. Bir süre futbol oynayan genç Andrea kısa bir süre sonra voleybola duyduğu sevgiyi keşfetti. Daha 14 yaşındayken güçlü fiziki yapısı yaşadığı Güney Latium’daki yerel bir takım olan Sabaudia tarafından fark edildi ve hemen takımla antrenmanlara çıkmaya başladı. Ancak Andrea’nın ünü çabuk yayıldı: Çok genç ve bir o kadar yetenekli bir çocuk tüm izleyenlerin gözlerini daha erken yaşta kamaştırmaya başlamıştı. İtalya’nın o zaman en güçlü iki takımlarından olan Modena ve Parma, Andrea’yı kadrolarına dahil etmek için yarışa girdiler. Andrea 1985’te kararını Parma’dan yana kullandı ve kariyerinin son dönemeçlerinde birlikte tekrar çok büyük başarılara imza atacakları Gian Paolo Montali’nin koçluğunu yaptığı takımın bir parçası oldu.

Giani kupaları toplamaya başlarken 

“Giangio” Parma’da daha sonra İtalyan rüya takımının belkemiğini birlikte oluşturacakları Andrea Zorzi ve Andrea Lucchetta ile de birlikte oynama şansı oldu. Giani ilk İtalyan Şampiyonası finaline 1987’de ulaştı ancak “Scudetto” (İtalyan Şampiyonası Şilti) ilk denemesinde onun uzağında kaldı. 88’de elde ettiği ilk İtalyan Kupası zaferinin arkasında aynı yıl Kupa Galipleri Kupası’nı kaldırdıktan sonra bir yıl sonra Kupa Galipleri Kupası’nı bir kez daha kaldırdı ve kulübüyle Dünya Kulüpler Şampiyonası kupasına da ulaştı. Parma, bu kadar ulusal ve uluslar arası seviyedeki tüm kupaları topladıktan sonra 1990’da İtalyan Şampiyonluğu ve üst üste 3. Kupa Galipleri Kupası dahil olmak üzere aday oldukları tüm kupaları kazanarak tüm Avrupa üzerinde liderliğini tescil ettirdi.

Rüya takım devrede

Andrea Giani ulusal takıma 1988’de katıldığında kendini birdenbire İtalyan kadrosunun en genç üyesi olarak Seul Olimpiyatları’nda buldu. Kariyerine bir orta oyuncu olarak başlamış olsa da daha sonraları sırasıyla ulusal takım hocaları olan Julio Velasco ve Bebeto’nun tavsiye ve teşvikleriyle 4 numara olarak oynamaya ve takımın lideri ve sürükleyicisi olarak dikkat çekmeye başladı. Efsanevi koç Velasco’nun çalıştırdığı İtalyan Milli Takımı’na Giani’nin katılmasıyla Gök Mavililer, önce 1989 Avrupa Şampiyonası sonra da 1990 Dünya Şampiyonası’nı podyumun zirvesinde bitirmeyi başardılar. Ancak bu kupalar yıllarca sürecek bir serinin başlangıcı olacaktı. Nitekim devamında 1991 ve 1992 Dünya Ligi’nde altın madalyayı kimseye kaptırmayan İtalyanlar 1991 Avrupa Şampiyonası’nda da 2. olmayı başardılar. Ancak müthiş bir dört senelik dönem geçirmelerine rağmen İtalyanlar Barselona Olimpiyatları’nda başarılı olamadılar. Giani 2. denemesinde de Olimpiyatlarda altını görememişti.  

‘Neredeyse’ dünyanın zirvesinde 

Giani ve takım arkadaşları 1992 Olimpiyatlarının yaralarını ertesi sene hemen sarıp 4 sene içinde tekrar üst seviyeye ulaşmayı kendilerine hedef olarak koydular. 1993 Dünya Ligi’nde gelen 3.’lük voleybol çevrelerinde İtalyanlar korku zillerinin çaldığını belirtmeye başlasalar da hemen birkaç ay içerisindeki Finlandiya’daki Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya Andrea Giani ve takım arkadaşlarının boynunda yer alıyordu. İtalyan egemenliği 1944 Dünya Ligi liderliğiyle devam ederken Giani turnuvanın “En Değerli Oyuncusu” seçildi. Hakimiyetin devamı ise finallerin çoğunda Hollanda’yı yenerek üst üste 2. Dünya Şampiyonası kupası, 1995 Dünya Ligi, Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupasıyla geldi. Dünya ve Avrupa Şampiyonu apoletiyle girdiği Olimpiyat yılında İtalya en büyük favoriydi. Ancak son seti 22-20 Hollanda lehine biten 1996 Dünya Ligi finali “Portakalların” çıkışını simgeledi. Birkaç hafta içinde Atlanta Olimpiyat finalinde Hollanda ile tekrar karşılaşan İtalyanlar yine yenilmekten kurtulmadı. Büyük bir şok olarak nitelendirilen sonuç Giani’yi yine sahip olmadığı tek madalyadan etmişti.   

Bu zaman içerisinde Andrea Giani kulüp takımlarındaki kariyerini Parma’da 1996’ya kadar devam ettirirken takımıyla birlikte 1992’de İtalyan Kupası, 95 ve 96’da iki CEV Kupası kazanmasını da bildi. 96’da küçüklüğünden beri onu transfer etmek isteyen Modena’ya geçti ve oradaki ilk yılında Olimpiyat hayal kırıklığını aynı yıl İtalyan Şampiyonası, İtalyan Kupası ve Avrupa Şampiyonlar Ligi’ni kazanarak düzeltmeyi başardı.

Olimpiyat altın madalyası hala uzağında

İtalya 1997’de Dünya Ligi’ni bir kez daha kazanırken birkaç ay sonra Avrupa Şampiyonası yarı finalinde Hollanda’ya yine kaybederek Eindhoven’ı bronz madalya ile terk etmek zorunda kaldı. Takımın yeni antrenörü Bebeto ile Giani artık sahada gerçek bir başkahramandı. Antrenörü Andrea’yı her koçun kadrosunda görmek isteyebileceği “cennetten gelen bir oyuncu” olarak nitelemişti. 1998 Tokyo’da İtalya üst üste 3. kez Dünya Şampiyonası’nı kazanmayı başarmış ve finale giderken grup maçlarında Hollanda’yı, yarı finalde Brezilya’yı ve finalde de Yugoslavya’yı yenerek tüm rakiplerine gözdağı vermişti. 1999’da İtalya Dünya Ligi ve Avrupa Şampiyonası serisine finallerde sırasıyla Küba ve Rusya’yı yenerek devam etti. 1999 Dünya Kupası’nda ise Rusya ve Küba arkasında aldıkları 3. lükle yetinirken bununla gelen 2000 Sydney Olimpiyatları bileti en büyük hediye oldu. 

2000 yazı İtalya için müthiş bir şekilde başladı. Giani 7. Dünya Ligi altın madalyasını alırken finalde de önemli rakiplerinden Rusya’yı yenmeyi başardılar. Ancak Grbic kardeşlerle durdurulmaz bir oyun sergileyen Yugoslavya yenilgisiyle Olimpiyat rüyası Avustralya’da da gerçekleşmeyecek, Giani ve takım arkadaşları podyumda bronz madalyayla durmakla yetinecekti. 

Zor da olsa aşılan kısa bir kriz dönemi  

2000’li yılların başı İtalyan voleybolu için çok iç açıcı bir dönem olmadı. Giani ile birlikte İtalya’yı zaferden zafere taşıyan birçok efsanevi oyuncu Sydney Olimpiyatları ile birlikte milli takımı bıraktığında yeni bir nesil içinde Giani tek başına kalıyordu. Nitekim daha önceden her yıl madalyaları silip süpürdükleri turnuvalarda 3 yıl boyunca bir madalya dahi kazanamadılar. 

Bu sırada Giani’nin kariyerinde alışılmadık bir kupa durgunluğu yaşadığı dönemde tek tesellisi tüm takımın sakatlıklarla boğuştuğu ve kimsenin normal sezonu 4. olarak bitiren Modena’yı şampiyonluk hesaplarında saymadığı bir dönemde 2002 İtalya Şampiyonluğu ile geliyordu. Modena finalde Sisley Treviso ile eşleştiğinde Giani ve takım arkadaşlarından bazılarından olan Lloy Ball, Roman Jakovlev ve Luca Cantagalli’ne hiç şans verilmiyordu. Sonunda elde edilen şampiyonluk kupası Giani’nin bir oyuncu olarak kariyerinde elde edeceği son “Scudetto”yu simgelerken Modena takımının da son şampiyonluğu olacaktı.

Son büyük altın madalya

İtalya Voleybol Federasyonu bu takımı küllerinden sadece Gian Paolo Montali’nin doğurabileceğini düşününce Giangio kariyerindeki ilk çalıştırıcısı Montali ile tekrar bir araya gelmiş oldu. Montali takımdaki dengeleri yeni baştan sağladı, oyun içerisindeki senkronizasyonu artırdı ve en önemlisi oyuncuların kendine olan güvenlerini yerine getirdi. Yeni takımın ilk ciddi testi 2003 Dünya Ligi’ydi. Yarı finalde Sırbistan-Karadağ karşısında yenilseler de daha sonra 3.’lük maçında Çekleri yenerek uzun bir aradan sonra ilk madalyalarını aldılar. Dünya Ligi finallerinden sonra Avrupa Şampiyonası için voleybol dünyasının odak noktası Berlin’e çevrildiğinde favori kategorisinde artık İtalya değil Sırbistan-Karadağ ve Rusya yer alıyordu. Antrenör Montali’nin rehberliğinde Giani ve arkadaşları yarı finalde 3-0’la favori Rusya’yı sürklase ettikten sonra finalde karşılarına liderliğini Ivan Miljkovic’in çektiği Sırbistan-Karadağ’ı 5 sette geçen sürpriz Fransa çıkmıştı. Fransa, Frantz Granvorka’nın önderliğinde İtalyanlara çok zor bir maç yaşattırsa da 5 setlik uzun bir mücadelenin sonunda Gök Mavililer bir kez daha Avrupa Şampiyonası’nda podyumun zirvesine çıkmayı başardılar. Hemen arkasından oynadıkları Dünya Kupası’nda Brezilya’nın arkasından 2. olmayı başaran İtalya, 2004 Atina Olimpiyartları vizesini de kapmayı başarmıştı.   

Son dönemeç

Giangio’nun 5. ve sonuncu Olimpiyat altın madalya denemesi için son durağı Atina’ydı. Artık 34 yaşındaydı ve milli takımı bırakma zamanı hızla yaklaşıyordu. Bu jenerasyonun bir arada olacağı son Olimpiyat devri olmasını İtalya Voleybol Federasyonu hesaba katmış olacak ki finallerin hemen ardından oynanacak Olimpiyatlara iyi bir hazırlık olması için 2004 Dünya Ligi finallerini Roma’ya aldırdı. Finallerde İtalya, dünya 2 numarası, yarı finallerde Bulgaristan’ı rahatça geçse de kendi evlerinde büyük rakipleri Brezilya’ya 3-1 kaybetmekten kurtulamamışlardı. Dünya 1 numarası Brezilya ise özellikle Giba, Dante, Endres ve Garcia gibi oyuncularla kusursuz bir nesil bir araya getirmişti ve Olimpiyatlar için de en büyük favoriydi.
 
Atina macerası İtalya için pek de iyi başlamamıştı. Grup maçlarında Brezilya ve Rusya’dan aldıkları 5 setlik yenilgiler durumun pek iç açıcı olmadığı sinyalini veriyordu.  Yarı finallerde ise ilk rövanşı Rusya’dan 3 sette müthiş bir performansla alan İtalya finalde beklenildiği gibi diğer yarı final maçında ABD’i yenen Brezilya ile oynayacaktı. Dünya 1 ve 2 numarasının maçının dünya voleybolunun yeni krallarını belirleyeceği açıktı. Giani oyuna istediği gibi başlayamamış, 2 set sonunda oyundan alınmış ve Olimpiyat arenasındaki son setini oynamıştı. Maç sonunda 3-1 galip olan taraf “Sambacılar” olurken Giani 5. kez yer aldığı Olimpiyatlardan yine o çok istediği altın madalyayı alamadan geri dönüyordu. 

Yeni bir macera başlarken

Yeni yetişen gençlere yer açmak için Giani 2005 başında milli takımdan ayrıldığını açıkladı. Andrea Giani, 474 kez giydiği İtalya formasıyla ülkesinde en çok milli formayı giyen oyuncu rekorunu hala elinde bulunduruyor. Yıllarca verdiği hizmet ve milli takımla elde ettiği başarılar için ise Giani İtalyan Cumhuriyeti’nden çeşitli prestijli ödüller aldı.

Modena’da 37 yaşına kadar oynadıktan sonra ise kariyeri boyunca onlarca kez ameliyat olduğu dizi artık işlemez hale gelince voleybolu bırakma kararı aldı. Giani hala erkek voleybolunun tanıklık ettiği en komple oyunculardan biri olarak görülüyor. Çok iyi bir smaçör olmasının yanında manşette her zaman hatasız oynayan ve onu diğer tüm oyunculardan ayıran havada herhangi bir oyuncudan daha fazla kalabilme yeteneği sayesinde kusursuz bir blokör olarak takımını sırtlayan bir oyuncuydu.

Giani voleybolu bıraktıktan hemen sonraki sezonda 10 yılı aşkın bir süre boyunca tüm hayatını adayarak oynadığı Modena’da antrenörlük yapmaya başladı. İlk yılında takımı ligde istediği başarılara erişemese de Challenge Kupası’nı takımın müzesine götürmeyi başardılar. Ancak gelecek sene ligde istenmeyen sonuçlar devam edince Giani sezonun ortasında Modena’daki görevinden ayrıldı. Modena’daki koçluğu sırasında Giani, Voleybol Onur Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Voleybol sporunun tarihteki en büyük oyuncularına ya da sporu derinden etkilemiş kişilerin hak görüldüğü bu elit grubun 2008’de bir parçası olmaya hak kazanan Giani ödülü sunulurken gözyaşlarını tutamamıştı.

“Andrea 1990’ların ve 2000’lerinin başlarının fırtına takımı olan İtalya’nın bir parçasıydı ve böyle bir dönemde belki de dünyanın gördüğü en çok yönlü oyuncuydu. Maç içerisinde tüm rotasyonlar boyunca sahada kalan nadir oyunculardan olan ve pasörlük dışında her pozisyonda oynadığı üst üste 3 Dünya Şampiyonası kaldıran bu takımın çok önemli bir parçasını oluşturdu” sözleriyle sahneye çağrıldıktan sonra Giani, duygularını daha sonra şöyle açıklamıştı: “Bu benim kariyerimdeki en heyecanlı anlardan biriydi. Müthiş bir duyguydu. Hayatımda bu kadar etkilendiğim başka bir an hatırlamıyorum. Daha önceden hazırladığım İngilizce metni sadece okuyabildim çünkü sesim gerçekten titriyordu. Sonra herkes ayağa kalktı ve alkışladı. Neredeyse ağlayacaktım. Benimle birlikte orada bu onura layık görülen diğer voleybol efsaneleriyle birlikte resmen voleybol tarihini soluyorduk. Bu inanılmaz bir onur. Bütün kariyerim boyunca benim yanımda olan herkese teşekkürlerimi iletmek istiyorum.”

Andrea Giani daha sonra geçen sezon bir A2 takımı olan M. Roma Volley’i çalıştırmaya başladı. Ligde şampiyon olup A2 İtalyan Kupası’nı da aldıktan sonra Roma takımı bu yıl 1. ligde mücadele etmeye hak kazandı. Bu yıl Giani takımının kadrosuna Alberto Cisolla, Martin Lebl, Mirko Corsano ve Francesco Corsini’nin de katılmasıyla daha önceden oyuncu olarak defalarca kazandığı İtalyan Şampiyonası ve Kupası için bir hayli iddialı konuma geldi.

Görünen o ki Andrea Giani daha uzunca bir süre yeni yetenekleri İtalyan voleyboluna katmak için voleybolu solumaya devam edecek. Kim bilir, belki de oyuncu olarak erişemediği Olimpiyat altın madalyasına İtalyan Milli Takımı antrenörü olarak erişir.

Murat Nur Çolakoğlu
co.murat@gmail.com

Andrea Giani ile ilgili videolara ekteki linklerden ulaşabilirsiniz…
http://www.youtube.com/watch?v=EJmnhLVYv_Q
http://www.youtube.com/watch?v=mVnV0l7Ipbk

  


Haberi Paylaş