Artık bu final için yaşayacağız

Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımının yıldız oyuncusu Salvador Hidalgo Oliva ile Efeler Ligi final mücadelesi öncesinde bir araya geldik.

Editörlerimizden Kayhan Kösem’in Hidalgo ile yaptığı söyleşiyi keyifle okumanız dileğiyle…

-Türkiye’ye ikinci gelişinden başlayalım. Fenerbahçe’den ne zaman teklif geldi? Gelmeye nasıl karar verdin?
15 ya da 16 Aralık’ta teklif geldi. Polonya’da işler pek de iyi gitmediği için hemen kabul ettim. Polonya’daki kulüp başkanı ile bazı problemler yaşadım. Kendisi bana eşdeğer bir oyuncu bulana kadar beni bırakmak istemiyordu. Benim tarzımda bir oyuncu bulmak pek kolay olmadığı için sıkıntı yaşandı ve sonunda FIVB’ye gitmek zorunda kaldık. Ben Aralık ortası gibi gelmeyi umuyordum ancak işler uzadı ve 21 Ocak’ta takıma katıldım.

-Türkiye’deki mevcut voleybol seviyesini önceki döneminle (7 sezon öncesi) kıyaslarsan ne tarz bir değişim gözlemliyorsun?
Değişim benim. 7 yıl öncesine göre şu an kendimi çok daha hazır hissediyorum. Şu an 7 yıl öncesine göre çok daha hazırım. O zaman Galatasaray ile Türkiye Kupası finali oynamış ve Fenerbahçe’ye kaybetmiştik. Ligde de yarı finalde Fenerbahçe ile oynamış ve tek maçla elenmiştik. O zaman Marshall ve Miljkovic gibi oyunculara karşı oynamak çok zordu. Bugünkü rakiplere göre çok farklıydı. Buraya ilk kez geldiğimde de yetenekli Türk oyuncular vardı ancak çoğu voleybolu bırakmış durumda. Bu sezon Maliye Piyango’da forma giyen Çağatay Durmaz beni çok etkiledi, gerçekten çok iyi oynuyor. İsmini hatırlayamadığım çok sayıda yetenekli Türk oyuncu var ve çoğu da milli takım seviyesinde. Özellikle Arkas’ta oynayan gençler çok iyi. Bu oyuncuların 24-25 yaş civarında olması uzun süre birlikte oynayabilecek olmaları çok önemli. Türk oyuncuların sayı, seviye ve gücünün artmış olduğunu söyleyebilirim.

-Seni Galatasaray’da oynarken daha çok hücumcu kimliğinle tanıyorduk. Fenerbahçe’de ise alışılmadık derecede manşet sorumluluğu üstlendiğini görüyoruz. Bu durum senin o andaki kararından mı kaynaklanıyor, yoksa antrenörün özel bir isteği mi?
Aslında bu durum oyuna bağlı olarak gelişiyor. Fenerbahçe’ye ilk geldiğimde rakipler hep üzerime servis atıyordu. İlk 4 maçta %50-60 civarında manşete oynuyordum. Koç bu durumun zamanla değişeceğini söylüyordu. Zira mükemmel manşet aldığımda rakip blokları bire birde yakalıyor ve rahat sayı alıyorduk. Zaman zaman antrenör talebi, zaman zaman da diğer oyuncuların isteği ile gelişen bir durum bu. Şu ana kadar işe yaradığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

-Buraya geldiğinde Fenerbahçe play-off’a girme mücadelesi veriyordu. Sen geldin, baş antrenör değişti ve yükseliş başladı. Kupayı kazandınız, ligi 5.sırada bitirdiniz. Favori değilken rakipleri eleyip finale geldiniz. İlk kez favori olarak gösterildiğiniz bu durum üzerinizde baskı oluşturuyor mu?
Ben final serisinde favori olduğumuzu düşünmüyorum. Dediğin gibi biz ligi 5.sırada bitirdik ve tüm sezon boyunca 8.sıra civarındaydık. NBA, NHL ve Superball gibi yerlerde dahi göremeyeceğiniz bir şey yaptık. Kupa finalleri öncesi 8. sıra civarında gezip ligi 5. bitiren bir takımın lig 1.,2. ve 3. sünü 3 gün içerisinde yeneceğini söyleseniz, kimse buna inanmazdı. Dünyanın birçok değişik yerinde oynadım ve oralarda büyük tecrübe edindim. Bu nedenle favori olmadığımızı düşünüyorum ancak Arkas’ın kesinlikle bizden korkması gerek. Kazanabilir ya da kaybedebiliriz, ne olursa olsun bu sezon büyük bir iş başardığımızı düşünüyorum. Artık bu final için yaşayacağız.

-Arkas’la oynayacağınız final serisini kazanmak için neler yapmalısınız?
Çalışmak, çalışmak, çalışmak

-Ben taktiksel anlamda sormuştum.
Çalışmak, çalışmak, çalışmak

-Sence Türk ve yabancı antrenörler arasında ne gibi farklar var? Türkiye’deki ve Dünya’daki antrenman sistemleri aynı mı?
Türk antrenörler hakkında fazla bir şey söyleyemem. Sadece Işık Menküer ile çalıştım. Kendisi çok iyi bir insan, benim için adeta ikinci bir baba gibiydi ve bana çok yardımcı oldu. Voleybol oynanan her yerin kendine has özellikleri var. Bu nedenle antrenörlerin uygulamaları her yerde farklılık gösteriyor. Oyuncu yapısı, maçların düzeyi ve diğer faktörler nedeniyle çalışma sistemleri birbirinden farklı. Bir takımda her oyuncunun farklı görevi olduğu gibi değişik yerlerdeki takımların da farklı düzenleri oluyor.

-Sence Dünyanın en iyi voleybolcusu kim? En iyi Kübalı ve en iyi Türk oyuncu kim?
Dostum bu soruyu cevaplayamam. Dünyada çok fazla iyi oyuncu var, bu konuda sabaha dek tartışabiliriz. Kübalı oyuncular için de aynı cevabı vereceğim. Şu anda en iyisi Wlfredo Leon, ondan önce ise Osmany Juantorena vardı. Birçok üst düzey Kübalı oyuncu değişik ülkelerde forma giyiyor ve hepsi de oynadığı yerde fark yaratıyor. Hangisinin en iyi olduğunu söylemek ise mümkün değil. Bence en iyi Türk oyuncu Ulaş Kıyak. Kendisi NBA’deki Isiah Thomas gibi. Boylu bir oyuncu değil, buna rağmen Türkiye’nin en iyi takımlarında forma giydi. Fark yaratan bir oyuncu. Sadece yetenekli değil, aynı zamanda çok da çalışkan. 38 yaşında olmasına rağmen benimle aynı seviyede çalışıyor!

-Günlük hayatında sıkça görüştüğün voleybolcular ve diğer sporcular kimler?
Spor camiasından görüştüğüm insanların çoğu voleybolculardan oluşuyor. Tatile gittiğimde Alman milli takımından arkadaşlarımla buluşuyoruz. Kübalı oyunculardan Juantorena, vakit uygun olduğunda Leal ve çoğunlukla da Simon ile görüşüyoruz. Elbette kardeşim gibi gördüğüm Leonel Marshall’ı da eklemeliyim. Voleybol haricinde tenis (Djokovic ve Federer), NBA ve NFL’i takip ediyorum. Bunun haricinde insanlarla görüşmek için sıkça sosyal medyayı kullanıyorum.

-Türkiye’deki günlük hayatında neler yapıyorsun?
Tarihe büyük bir ilgim var. Türkiye’deki boş zamanlarımda nişanlım ile buluşup Kapalıçarşı ve Sultanahmet gibi tarihi yerlere gidiyoruz. Takımla birlikte İstinye Park’a gidip oradaki restaurantlara takılıyoruz. Bu bölgede Fenerbahçe ve Kalamış da yürüyüş yapmak da favorilerimden diyebilirim. Nişanlım dans etmeyi çok seviyor ve onunla dans edebileceğimiz yerlere sıkça gidiyoruz. Türkiye’de geçirdiğim zamanlardan çok büyük keyif alıyorum. Umarım burada daha fazla kalabilirim.

-Birçok Kübalı oyuncu, Küba’yı terk ederek başka ülkeler için ter döküyor. Bunun sonucunda Küba, Dünya sıralamasında gerilerde yer alıyor. Sence bunun sebebi nedir? Bir gün bu durumun değişeceğini düşünüyor musun?
Bu soruyu cevaplamak istemiyorum.

-Fenerbahçe taraftarı hakkında ne düşünüyorsun? Kadın takımının maçları sizinkilerden çok daha fazla seyirciye ev sahipliği yapıyor. Bu durum sizi olumsuz etkiliyor mu? Final öncesinde taraftara ne söylemek istersin?
Burada kadın maçlarına erkeklerden daha fazla gidiliyor olması bana tuhaf geliyor. Belki de Şampiyonlar Liginde oynadıkları içindir, bilemiyorum. Ancak biz bugüne dek çok iyi işler başardık. Bir kupayı kazandık ve ikincisini de kazanmak için son virajdayız. Taraftarlardan daha fazla saygıyı hak ettiğimizi düşünüyorum. Erkeklerde Türkiye’nin en iyi voleybolunu oynuyoruz. Bizim için Fenerbahçe’de oynamak şans, taraftar da bizim gibi oyunculara sahip olduğu için şanslı. Maçlara katılım olsa da daha fazla desteği hak ettiğimizi düşünüyorum. Eğer finalin ilk iki maçında dolu tribünlere oynarsak şansımızın artacağını söyleyebilirim. Onlar bizim sahadaki 7.oyuncumuz. Neden gelmediklerini bilmiyorum ancak bizler profesyoneliz. İşimizi seviyor ve en iyi şekilde yapıyoruz. Geçen hafta basketbol maçındaydım ve tribünlerde hiç boş yer yoktu. Bu bizler için çok üzücü bir durum. Futbol, basketbol ve kadın voleybol maçları dolu tribünlere oynanırken biz ancak 50-60 seyirciye oynuyoruz. Bu bizi olumsuz etkilemiyor ancak daha fazlasını hak ettiğimizi düşünüyoruz.


Haberi Paylaş