Bunu hak etmediler

Uzun ve sancılı geçen bir sezonun ardından Fenerbahçe Erkek voleybol takımı, Aroma 1. Liginde şampiyonluğa ulaştı. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, bu takım ve ilgililerinin hak etmediği şeyleri sıralamak istiyorum.

Arslan Ekşi: Sezon boyunca gösterdiği inişli çıkışlı grafiğe rağmen kendisine yöneltilen kolaycı, tembel, yeteneksiz, kaptanlığa yakışmıyor gibi sıfatları hak etmedi.

Leonel Marshall: Avrupa’nın en üst seviye takımlarına, ezeli rakip Galatasaray’a, şampiyonluk yolundaki rakiplere karşı alınan mağlubiyetler sonucu kendisine yöneltilen neresi uçan adam, manşet almaktan aciz, servis atmayı beceremeyen çakma Kübalı tarzı lakapları hak etmedi.

Ivan Miljkovic: Türkiye’ye gelmiş en kariyerli oyuncu olmasına, ilerlemiş yaşının üzerine gelen ağır sakatlığına bakılmadan kendisine yöneltilen posası çıkmış, topa vuramıyor, hareket yoksunu tarzı eleştirileri hak etmedi.

Tomislav Coskovic: Uzun yıllardır Fenerbahçe’de oynamasına atfedilen malzeme yorgunluğu başladı, eskisi gibi değil, vasatın altında oyuncu laflarını hak etmedi.

Serkan Kılıç: Tüm çalışkanlığına rağmen üzerine yapıştırılan bir adım ileriye gidemiyor, maç öncesi smaç vurmaktan kendi işini yapamıyor tarzı uçuk yorumları hak etmedi.

Emre Batur: Genç yaşta üstlendiği sorumluluğu tecrübe kazandıkça arttırmaya çalışmasına aldırmadan kendisi için söylenilen çok havalandı, ukala olmaya başladı, ölümden döndü ama hala akıllanmadı tarzı yergileri hak etmedi.

Dariusz Stanicki: Takıma hakim olamıyor, idareci vasfından uzak söylemlerini hak etmedi.

Györgi Demeter: Görev yaptığı süre boyunca takıma 1 final oynatması, 2 Lig şampiyonluğu ve Balkan Kupası kazanmasına karşın bu takım için yetersizdi, kritik anda ikinci pasörü servis için oyuna alacak kadar acemi, otoritesi zayıf, kapasitesi sınırlı tarzı eleştirileri hak etmedi.

Yönetim: Yapılan dünya çapında transferlere karşın bir yenilgi sonrasında vadesi dolmuş oyuncuları Türkiye’ye getirip kulübün parasını havaya saçıyorlar, transfer yapmasını bilmiyorlar, oyunculara söz geçiremiyorlar, taraftarı salona beleş getirmeyi bilmiyorlar, taraftar adı altında takıma yarardan çok zarar verenleri kovalıyorlar tarzı ulemaları hak etmedi.

Tüm takım: Türkiye’nin en büyük sponsorlarından birini yanına alıp dünyanın en yüksek bütçeli takımlarını kuran, buna rağmen elde etmesi gereken başarıları bir türlü yakalayamayan, ama yine de salonları hınca hınç dolduran, kendilerine sürekli üvey evlat muamelesi yapılmasına neden olan, bu yüzden de elde ettiği tarihi başarının gölgede kalmasına yol açan, birbirine eşit olmayan kulvarlarda yarışmasına rağmen sürekli Kadın voleybol takımıyla kıyaslanmayı hak etmedi. Dünyanın en iyi oyuncularını İstanbul’a getirmesine rağmen biletli 100 seyircinin önünde oynamayı hak etmedi.

Hak edilmeyen bütün bu durumlara rağmen yolundan sapmayıp başarıyı yakalayan Fenerbahçe Erkek voleybol takımını bir kez daha tebrik etmek istiyorum.

Bir sonraki yazıda buluşmak ümidiyle,

Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş