Dublör

Henüz voleybol oynamaya başlamadığım yıllarda futbolu çok sever, etrafımdaki büyüklerden beni mutlaka bir futbol maçına götürmelerini isterdim. 1984 yılında hayalime kavuştum ve ilk defa stadyuma giderek futbol maçı izleme şansına kavuştum. O ana dek sadece radyoda (zira o yıllarda Türkiye’de sadece tek kanallı bir televizyon vardı ve pek maç yayını göremezdiniz) dinlediğim maçı canlı olarak görmek, beni bir anda başka bir boyuta taşımıştı. Stadyumdaki insanlar bir yandan maçı izliyor, bir yandan da ellerindeki radyodan o anda kimin topla oynadığını öğreniyordu! Yanımdaki büyüklerimin elindeki radyodan dinlediğimiz maçın önümde yer alan sahada oynandığına inanamıyordum bir türlü. Sürekli, “Radyoda anlatılan maç başka bir yerde oynanıyor değil mi? Burada oynayanlar onlarmış gibi yapıyor değil mi?” gibi sorular soruyordum. Büyüklerimin gülüşmeleri esnasında birisi çıkıp, “Haklısın, burada oynayanlar radyodakilerin dublörleri aslında” dedi. O maçın aylar sonrasında bile radyoda dinlenen bir maçın stadyumda izlenebileceğine inanmamıştım açıkçası.

Vakıfbank’ın dün akşam Igor Gorgonzola Novara karşısında izlediğim oyunu, bana 35 yıl önceki o günü hatırlattı sevgili voleybol severler. Zira sahada oynayanlar Vakıfbank’ın kendi oyuncuları değil, sahaya illüstrasyon amaçlı çıkarılmış dublörleriydi adeta.

Bu kadar kötüsünü hatırlamıyorum

Sarı siyahlı takımın bu maçı rahat kazanabileceğini düşünüyordum maç öncesinde. Zira Dinamo Moskova maçında sergilenen oyun, Vakıfbank’ı tüm otoritelerin gözünde Dünyanın en iyi takımı haline getirmişti. Maç sonundaki röportajında Novara teknik direktörü Massimo Barbolini de bu gerçeğin altını çizdi. Barbolini demişken Türkiye’de gittiği her adreste dengesiz bir yönetim sergileyen İtalyan teknik adamın kendi ülkesinde adeta devleştiğini de belirtmeden geçmeyelim. Maç öncesi yaptığımız kısa sohbette İtalya’da daha rahat olduğunu söyleyen deneyimli antrenör, şakayla karışık fiziksel olarak dahi daha iyi olduğunu ve ideal kilosuna ulaştığını belirtti bize.

Novara bir voleybol takımı olmaktan ziyade basketbol modeliyle oynayan bir grubu andırıyor. Süper yıldız bir skorer ve etrafında ona yardım eden oyuncular grubu karşısında Vakıfbank’ın işi çok da zor olmayacaktı. Yaptığı 90 hücumun neredeyse yarısını (44) adreslediği, hali hazırda Dünyanın en iyi pasör çaprazı olan Paola Egonu’nun sırtında hedefe ulaşmaya çalışan Novara, hücumda ağır, manşette ise sıkıntılı olan Michelle Bartsch Hackley ve 40’lık Francesca Piccinini ile takımı altıya tamamlıyor adeta. Stefana Veljkovic gibi Dünya şampiyonu Sırbistan, Cristina Chirichella gibi Dünya ikincisi İtalya Milli takımı orta oyuncularına sahip İtalyan ekibi, ortadan sadece %10 (9/90) gibi modern voleybolun kesinlikle kabul etmeyeceği bir oran ile oynadı maç boyu. Böylesi rakipleri daha önce çok rahat geçen temsilcimiz, o maçlarda kullandığı en büyük silahını evde unutmuştu dün akşam. Yapması gereken çok fazla şey olmayan Vakıfbank, maç boyunca etkili servis atamadı ve bunun faturasını çok ağır bir şekilde ödedi. Bunun tek istisnası, Lonneke Sloetjes’in ikinci sette yağdırdığı servislerdi ki, bu seri sonunda İstanbul ekibi 4 sayılık farka ulaşmıştı. Ancak diğer oyuncuların hiç katkı vermediği bu alanda müthiş bir ivme yakalayan Novara, maç boyunca uyguladığı tek taktik olan ?servisi Zhu Ting’in üzerine yık, file önünden atılmayan adresi belirli paslara blok yap, seken topları Egonu ile sayıya çevir- modelini mükemmel uyguladı. Manşette maç boyu sıkıntı yaşayan Çinli yıldızın ikinci sette set sayısı için attığı servis, yıldız takımlar seviyesinde bile görülemeyecek kadar kötüydü. Bunun haricinde Kelsey Robinson’ın dublörü de (!) hazırdı sahada. Amerikalı smaçör, milli takımda libero olarak oynadığı maçlar haricinde belki de ilk kez bir maçı sayı üretemeden tamamladı. Robinson’ın maç boyunca servis ya da bloktan sayı üretememesi bir yana dursun, toplamda 12 hücum yaparak 5’inde bloğa takıldığını da ayrıca belirtelim.

Diğer köşe oyuncuları Sloetjes ve oyuna sonradan dahil olan Ebrar Karakurt da çok kötü günündeydi. Takıma biraz da olsa katkı verebilen ender isimlerden Chiara Di Iulio ise kapasitesi itibariyle kurtarıcı olmaktan uzaktı.

Takımın maç boyunca ürettiği 5 blok sayısının 3’üne imza atan ve hücumda Vakıfbank’ın en iyisi olan Milena Rasic, servis çizgisinin gerisinde kötüydü. Zehra Güneş ise vasat bir oyun sergiledi, ancak serviste o da takım arkadaşlarının kötü oyununa katıldı.

Maçı sayısız tamamlayan bir başka isim olan Cansu Özbay ise çoğu rakibe kök söktüren servisleri evde unutmuştu! Pas düzenini ve dağılım dengesini bir türlü tutturamayan Özbay’ı Buket Gülübay ile değiştirmek için çok sabretti Giovanni Guidetti. Eline gelen ilk pası göstere göstere plase atmaya çalışan ve topu file temasıyla zar zor karşıya geçiren Gülübay ise İtalyan çalıştırıcının neden kendisini oyuna almak için bu kadar beklediğinin cevabını verdi adeta.

Böylesi aciz düşmemişti

Dünyanın kulüpler bazındaki en prestijli organizasyonunda üst üste 7 yıldır yarı final oynayan Vakıfbank, özellikle maçın üçüncü setinde, bu zaman zarfı içerisinde görülmedik derecede acizdi dün akşam. Avrupa arenasında kendi salonunda oynamaya başladığından beri ilk yenilgisini alan son şampiyon, bir ara 9:20 geri düştü Novara karşısında. Maç boyunca istediği gibi servis atamayan, buna rağmen pasörünü topla file önünde %24 ile buluşturabilen, ortadan sadece %10 ile oynayarak 3 sayı üretebilen bir rakibe karşı defans da yapamayan temsilcimizin çarşamba günü oynanacak rövanşa dek şapkayı önüne koyup düşünmesi ve gerekli çözümü kendi içerisinde üretmesi şart.


Rövanşta ne yapmak gerek?

En zor durumlarda bile küllerinden doğabilen Vakıfbank’ın bu rakibi -deplasmanda da olsa- elemesi kesinlikle sürpriz olmaz. Eczacıbaşı Vitra’nın Conegliano’yu, Fenerbahçe Opet’in ise Scandicci’yi deplasmanda nasıl mağlup ettiği hafızalarımızda çok taze. Son şampiyonun bu zaferleri tekrar edebilmesi için ilk koşul, servisleri yatırıp arkaya doğru hızlandırması. Gerek Hackley, gerekse Piccinini’yi zora sokacak servislerin ardından topun ulaşacağı tek adres olan Egonu’yu ikili ya da üçlü “geç” bloklarla karşılayıp genç pasör çaprazının blok arkasına atacağı plaselere ve bloktan sekerek uzağa uçacak toplara müdahale adına doğru saha yerleşimini yapmak, galibiyetin ve turun anahtarı olacaktır.

İlk maçtaki hezimeti görüp de turun gittiğini düşünenlere ve deplasmanın turistik gezi olacağını belirtenlere cevabım, Galatasaray’ın geçen sene bu takıma karşı içeride oynadığı ikinci set ve deplasmanda oynadığı maç olacaktır.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem

kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş