Elveda Rio…

2012 yılında olduğu gibi yine bir olimpiyat elemesine ev sahipliği yaptı Ankara…

Seyircisiyle, organizasyon becerisiyle ve en önemlisi çoşkusuyla…

Rakipler kendinden emin, son yıllarda voleybolda önemli çıkış yapmış ülkeler. Dünya voleyboluna yön veren Avrupa takımları. Muhteşem Hırvatistan galibiyetiyle başlayan RİO serivenümüz Almanya’ya verdiğimiz voleybol dersiyle devam etti. Grup maçlarında sorun yoktu…

Ancak yarı finalde oynadığımız Rusya maçı hayallerimizi kararttı. Dinamik geniş kadrosu ve özellikle savunmasıyla skorerlerimize göz açtırmayan Rusya yenilgisi sonrasında Rio’ya direk gitme şansını kaybettik.

Üçüncülük şansı için İtalya ile oynadığımız maçta yorgunluğumuzun kurbanı olduk. Son sayısına kadar heyecana büründümüz maçı 3-2 kaybederek Rio mudumuzu yitirdik…

2012 Londra Olimpiyatlarına katılma başarısı gösteren Sultanlar Rio’da yok. Her maçımızda salonu dolduran Ankara seyircisine bravo…

Önemli maçlarımızda salondaki yerini alan Mehmet Baykan’a bravo…

Genç yaşta önemli başarılara imza atmak için yola çıkan antrenörümüz Ferhat Akbaş’a bravo…

Şöyle kısaca Milli oyuncularımızın performansını değerlendirecek olursak; Neriman Özsoy: Gününde olduğunda durdurulması zor, korkusuz hücum yapabilen bir oyuncu

Neslihan Demir Güler:Milli takımdan uzak kaldığı her halinden anlaşılıyor… Servisleri her zamanki gibi etkili ve öldürücü, hücumları eskiyi aratır cinstendi.

Eda Erdem:Tecrübesi Milli takımımızı her maçta ateşledi. Attığı taktik servisler rakibin oyun düzenini bozdu, özellikle kayarak yaptığı hücumlarla takımımızın sayı yükünü aldı. Ön sahada olduğunda bloklarda etkiliydi.

Gözde Kırdar: Milli takımın hücum gücünü elinde bulundurdu. O durduğu zaman milliler zor anlar yaşadı. Smaçları ceza niteliğindeydi….

Kübra Akman: Sultanların genç ismi kadroya yeni yeni dahil olmaya başladı ve ilk altının değişmezi oldu. Blok yüksekliği ile rakiplerin korkulu rüyası oldu. Turnuvanın en skorerlerinden birisi olarak ön plana çıktı.

Naz Aydemir: Alternatifi yok. Avrupanın en iyi pasörü diyebiliriz. Zor maçlar çıkarttı ve hep sahadaydı. Yorulduğu maçlarda milliler kaybetti…

Gizem Karadayı: Ay Yıldızlı ekibin liberosu dinamikliği, sempatikliği ve takımın neşe kaynağı olmaya devam etti. Her sayıdan sonraki enerjisi toparlayıcı unsur olarak sahaya yansıdı.

Bülent KARADAŞ


Haberi Paylaş