60. yılını kutlamaya hazırlanan Eczacıbaşı Spor Kulübü, YouTube kanalı üzerinden Kulüp Başkanı Faruk Eczacıbaşı ile bir röportaj gerçekleştirdi. Türk voleybolunun bugün ulaştığı uluslararası başarıyı uzun yıllara yayılan ortak bir emeğin sonucu olarak değerlendiren Faruk Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 60 yıllık deneyiminin de bu gelişimin önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.
Röportajın tamamını izlemek için;
Sözlerine A Milli Kadın Voleybol Takımı Avrupa Şampiyonası performansıyla ilgili düşüncelerini dile getirerek başlayan Faruk Eczacıbaşı, “Müthiş bir oyun çıkardığımızı düşünüyorum. Ama asıl beni etkileyen, salonlardaki seyircinin çeşitliliği; aileleri, gençleri ve onların heyecanını görmek” dedi. Eczacıbaşı, bugün Türkiye’de oluşan voleybol kültürünün yalnızca sportif başarıyla sınırlı olmadığını belirtti.
“Dünyanın en kaliteli voleybol ekosistemlerinden birini görüyorum”
Türk voleybolunun başarısını bütüncül bir yapının ürünü olarak değerlendiren Eczacıbaşı, “Voleybolcular, kulüpler, federasyon ve seyirciler… Bütün ekosisteme baktığınızda dünyanın en kaliteli yapılarından birini gözlemliyorum. Bu, yılların taş üstüne taş koymasının sonucu,” ifadelerini kullandı.
Kulübün Levent’te başlayan, Ayazağa’da devam eden ve bugün Kartal’daki dünya standartlarındaki spor salonuyla geleceğe taşınan yolculuğuna değinen Eczacıbaşı, kuruluşundan itibaren erkek voleybolu, kadın voleybolu, basketbol, satranç ve masa tenisi gibi farklı branşlarda faaliyet gösterdiklerini belirtti. Farklı branşlarda uzun yıllar boyunca elde edilen başarıların ardından kadın voleyboluna odaklandıklarını ifade eden Eczacıbaşı, kulübün 60 yıllık spor kültürünün temelinde ise yalnızca sportif başarı değil; beraberlik, takım çalışması, dostluk, uluslararası dostluk ve sağlık gibi değerlerin bulunduğunu vurguladı.
“Kadın voleybolu bizim için sosyal bir misyondu”
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün kuruluşundan itibaren erkek voleybolu, kadın voleybolu, basketbol, satranç ve masa tenisi gibi farklı branşlarda faaliyet gösterdiğini belirten Faruk Eczacıbaşı, kulübün bu alanlarda uzun yıllar boyunca önemli başarılara imza attığını ifade etti. Rekabet ortamının zaman içinde gelişmesiyle birlikte kadın voleyboluna odaklandıklarını anlatan Eczacıbaşı, bu kararın yalnızca sportif başarı hedefiyle değil, sporun temsil ettiği takım çalışması, beraberlik, dostluk ve sağlık gibi değerleri kadın sporcular aracılığıyla daha geniş bir topluma ulaştırma anlayışıyla şekillendiğini vurguladı.
“Türkiye’de kadının spordaki ve toplumdaki yerini güçlendirmek, Türk kadınının başarısını somut olarak göstermek istedik,” diyen Eczacıbaşı, genç sporcuların yalnızca saha içinde değil, geleceğe güvenle bakan bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini ifade etti.
Bu yaklaşımın uluslararası alanda da karşılık bulduğunu belirten Eczacıbaşı, kulübün 2018 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) Kadınlar ve Spor Dünya Ödülü’ne layık görülmesini bu vizyonun önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendirdi.
“60 yıllık kültür geleceğe taşınacak”
Kulübün kuruluşunda Nejat Eczacıbaşı ve Şakir Eczacıbaşı’nın ortaya koyduğu “Türk gençliğinin potansiyelini dünyaya anlatma” vizyonunun bugün de yol gösterici olduğunu belirten Faruk Eczacıbaşı, spor kültürünün temsil ettiği takım ruhu, dostluk, uluslararası dayanışma ve gelişim anlayışını gelecek kuşaklara aktarmayı sürdüreceklerini söyledi.
“60 yıl boyunca devam etmiş özel bir spor kulübü olmak başlı başına önemli. Dileğimiz, yalnızca Eczacıbaşı’nda değil, farklı kulüplerin ve kurumların da Türk sporunu gelecekte temsil etmeye devam etmesi.”

