Ferhat Akbaş ile Milli takım ve kariyerini konuştuk

“Kalbinin temizliği yüzüne vurmuş” derler ya öyle bir izlenimim var benim onunla ilgili ilk günden beri.

Telekom’dan başlayan Çin’e uzanan VakıfBank’ta devam eden kariyer merdivenlerinde hep uzaktan takip ettim onu…

İlk kez Milli Takım vesilesi ile bir araya geldik ve hem sohbet ettik hem de planlamasını öğrenme şansım oldu.

Sorduğum her soruya içten ama düşünerek cevap verdi.

Eğlenceli bir röportaj gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum sevgili Ferhat Akbaş ile…

Umarım yolu açık ve başarılarla dolu olur…

-Avrupa Oyunları’nın ilk şampiyonu Türkiye. Nasıl geçti şampiyona?
Maç fikstürü açısından zor bir turnuvaydı. Çünkü 2 günde bir maç oynadık. Grup maçlarındaki ilk karşılaşmamızda Polonya’ya 3-2 mağlup olduk. Çok geç bir saatte oynadık maçımızı, sonrasında ritmimizi yakaladık, her maç daha iyi oynadığımızı düşünüyorum. Özellikle çeyrek final ve yarı final maçlarımız çok zorlu geçti. Biri Rusya, birisi Azerbaycan maçları olmak üzere zorlu iki maç oynadık. Final beklediğimizden kolaydı. Polonya çok güçlü bir rakip ama oyuna bir türlü giremediler. Turnuvayı kazandığımız için çok mutluyuz.

-A Milli takımı başında 2’de 2 yaptın. Geçen seneden de şampiyonluğun var ama A takım olarak bu ikinci oldu. Genç bir yaşta böyle büyük bir sorumluluğun altına girdin. Kariyer planına göre “evet erkendi” mi diyorsun yoksa “tam zamanıydı” mı?
Herkesin bakış açısı bu sürecin bu sene başladığıyla ilgili ama geçen sene A2 takımıyla Avrupa Ligi’nde yakaladığımız şampiyonluk bence önemli bir noktadır özellikle benim kariyerimde. Çünkü ondan sonra ivme kazanan bir süreç yakaladık. Bence bu süreç bu şekilde devam edecek. Ben erken olduğunu düşünmüyorum. Yaşım itibariyle evet insanların böyle bir bakış açısı olabilir ama uzun yıllardır önemli yerlerde önemli görevler aldım. Ben bu sürecin iyi geçeceğine inanıyorum.

-Giovanni Guidetti ile uzun süre çalıştınız. Çok iyi bir antrenör olduğu konusunda hepimiz hemfikirizdir. Sana mutlaka katkısı olmuştur.
Guidetti çok önemli bir antrenör. Çok bilgili bir antrenör. Onunla VakıfBank’ta 3 sezon çalıştık. Bana çok şey kattı. Her antrenörden, çalıştığınız her antrenörden voleybolla ilgili farklı bir bakış açısı yakalıyorsunuz.

-Çok önemli antrenörle birlikte çalıştın…
Evet, gerçekten çok önemli antrenörlerle çalıştım. Çin’de Lang Ping ile çalıştım öncesinde Telekom’da çalışmıştık birlikte. Bir çok başka antrenörle de çalıştım, her antrenörden başka bakış açıları görüyorsun voleybola dair, hayata dair. Ben bütün çalıştığım antrenörlerden onların özelinde en çok en iyi ne yapıyorlarsa onları yakalamaya çalıştım. Onları kendi bünyeme katmaya çalıştım. Ve aynı şekilde bir antrenörün neler yapması gerektiği gibi neler yapmaması gerektiğini ile ilgili de uzun yıllar çalıştığınızda bir fikriniz oluyor. Ben kendime göre iyi olması gereken veya kötü daha doğrusu olmaması gereken şeyleri bünyeme toplamaya çalışıyorum ve bu spor bildiğiniz gibi güncel bir şey. Bu yıllarca böyle devam edecek bir şey ve benim izlediğim yol bu olacak.

-Önünde bir Grand Prix var. Çok da güçlü rakipler var. Neler söyleyeceksin.
İlk ayakta Amerika, İtalya ve Belçika olacak. Sonra 2 ayak daha olacak. Grand Prix ile ilgili düşüncemiz ilerleyen dönemde özellikle Avrupa Şampiyonası ve Olimpiyat Elemesine ön hazırlık olması. Grand Prix çok önemli ve zorlu bir turnuva. Ama biz bu Grand Prix sürecinde büyük havuzumuzdaki oyuncularımızdan da yararlanmalıyız. Çünkü aynı 12 ile bütün turnuvaları oynamak bana göre intihar oluyor. Hem oyuncuları yıpratıyor hem sakatlıkları arttırıyor hem de dışarıdan destek alacağımız oyuncuları daha az görüyoruz. Bu yüzden Grand Prix bizim için önemli bir fırsat. Önümüzdeki turnuvalara hazırlık açısından.

-Büyük havuz dedin. Neslihan olacak mı Grand Prix etabında… Neslihan’ın Avrupa Şampiyonası sürecinde bize katkı veresini istiyoruz. Grand Prix sürecinde daha çok genç oyunculara yönelik çalışmalarımız olacak. Çünkü Grand Prix’nin hemen ardından U-23 Dünya Şampiyonası var bu hedef bir turnuva. Çünkü genç oyuncularımızın kendini göstereceği en önemli yer bu turnuva. Onlar için Grand Prix önemli bir fırsat olacak. Hem Avrupa Şampiyonası’nda kadroya katılabilir miyiz hem U 23’te çok iyi yerlere gelebilir miyiz bunu görebileceğiz. Bu süreç bunu gösterecek.

-Altyapılarla da ilgileniyor musun?
Altyapıların başında Mehmet Hoca var. Çok önemli bir antrenör. Öyle sıkı bir takvim var ki tabii ki takip etmeye ve elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz ama şu an A Milli Takımın sezonunda 6 turnuva var bu 6 turnuvaya yoğunlaşıyoruz. Bu yüzden de alt yapı benim açımdan biraz geri planda kalsa da onlara da mümkün olduğunca destek olmaya çalışıyorum.

-Gözde’nin Azerbaycan’da kadroda olmayışı merak konusuydu. Bunu da açıklayabilir miyiz?
Gözde’nin bir sakatlık süreci vardı. Hem tedavisi hem de dinlenmesi açısından Azerbaycan’a götürmemeyi daha uygun bulduk. Çünkü uzun yıllardır Milli takımlarda fakat sakatlıkları var. Onun hedef turnuvalarda iyi maçlar çıkarmasını istiyorsak ona bu fırsatı vermeliydik. Ona bu tedavi sürecini tanımalıyız, diğer oyunculara yaptığımız gibi. Çünkü buna ihtiyaçları var.

-Milli takımın başında olan bir antrenör olarak hedeflerin neler?
Hedef turnuva olarak Avrupa Şampiyonası’nı seçtik. Avrupa Oyunları bizim için çok önemli bir hedefti çünkü Dünya sıralaması için alacağımız puan buradan gelecekti. Avrupa Oyunları’nda hedefimize ulaştık. Avrupa Şampiyonası umarım iyi geçer. Sonraki en önemli hedefimiz Ocak’ta Ankara’da oynanacak Olimpiyat elemeleri. Olimpiyat elemeleri şöyle önemli, Olimpiyatlara katılmamız gerekiyor umarım yapabiliriz. Çok zorlu bir süreç çünkü Avrupa’dan Olimpiyatlara katılmak gerçekten çok zor. Çok zorlu rakipler var. Olimpiyat elemelerini iyi bir sonuçla tamamlayıp Olimpiyatlarda olmak istiyoruz.

-Avrupa Şampiyonası hedef turnuva dedin, yeniden kürsüye çıkabilir miyiz?
Avrupa’da ilk 5 içerisindeyiz. Avrupa Şampiyonası’nda ilk 5 içinde olmaya devam etmeliyiz. Avrupa’da kesinlikle söz sahibi büyük bir ülkeyiz. Hedefimiz tabii ki kürsü.

-Peki oyuncularla aran nasıl?
(Ferhat’ı bu soruyla güldürdüğümü açıklamalıyım)
Kızlarla aram benim açımdan çok iyi. Onların açısından onlara sormak lazım. Bayan voleybolunda, bayan sporlarında iletişiminiz iyi olmazsa başarılı olma şansınız yok çünkü bayanlar erkekler kadar olaylara direk bakmıyorlar. Bu normal hayatta olduğu gibi sporda da değişmiyor. Bayanlarla iyi iletişim kurmak, onların açısında iyi empati yapmak gerekiyor. Ben de mümkün olduğunca empati kurmaya çalışıyorum. Onlara mümkün olduğunca değer veriyorum. Benim açımdan her şey çok iyi.

-Nasıl bir antrenörsün?
Bunu benim cevaplamam çok zor. Oyunculara sormak gerekir ama sert bir antrenör olduğumu düşünmüyorum. Anlayışlı olduğumu düşünüyorum, anlayışlı olmaya çalışıyorum daha doğrusu. Çok net kurallarımız yok takımda ama mümkün olduğunca olan kurallara uyulmasını isterim. Oyunculardan antrenman ve antrenman dışında çok fazla dikkat istiyorum hem taktik konusunda hem antrenmanlardaki ciddiyet konusunda.

-Seni Giovanni’ye benzetiyorlar kenardaki duruşunla. Sence benziyor musun?
Yani sonuçta 3 yıl beraber çalıştık. Belki de bizi aynı takımda uzun süre beraber gördükleri için böyle bir düşünce olabilir. Karakter olarak benzediğimizi düşünmüyorum. Giovanni çok canlı bir adam. Çok da hareketli bir adam. Zor bir soru oldu. Bilemiyorum.

-“Boynuz kulağı geçti” yorumlarını da sorayım. Giovanni’yi benim hatırladığım iki kez yendin. Sonrasında konuştunuz mu?
3 kez yendim iki kez Almanya’nın başında bir kez de Hollanda’nın başındayken. Her zaman konuşuyoruz.

-O mağlubiyetlerden sonra sana ne dediğini merak ediyorum. Mağlubiyetlerden sonra maçlarla ilgili taktik değerlendirmelerde bulunmuştuk. Genelde kendi takımlarımızla ilgili görüş bildiriyoruz ve birbirimizi tebrik ediyoruz. Çok özel şeyler konuşmuyoruz.

-Galibiyetlerde onu yakından tanımanın nerede ne hamle yapacağını kestirmenin payı var mı?
Bu tarz şeyler bir maç skorunu belirlemek için tabii ki yeterli değil. O günün şartları, o gün ne oldu. Rakip takımların gücü, bizim takımımızın gücü, bizim takımımızın rakibe karşı çalışması gibi bir sürü etken var. Tribün etkeni var. Mesela karşılaştığımız maçların iki tanesi finalde. Oyuncuların buna alışkanlığı reaksiyonu gibi bir sürü etken var. Hem Almanya maçlarında hem Hollanda maçında bizim rakibe çok iyi hazırlandığımızı söyleyebilirim. Çok kazanmak istiyorduk kazandık. Onlar da kazanabilirdi gayet iyi takımlar. Hem biz hem Almanya hem Hollanda birbirine güç olarak denk takımlar, o günlerde biz kazandık.

-Çok yoğun bir döneme girdin. Üst üste turnuvalar elinde bayan voleyboluna baktığında inanılmaz bir potansiyel var gerçekten. Yetişen genç oyuncular halihazırda takıma destek verebilecek tecrübeli oyuncularımız. Onların performans takibi. Sakatlıklarıyla ilgili bilgilendirmeler. Mutlaka bir ekip işi bu. Ben biraz da senin ekiple çalışmandan bahsetmek istiyorum.
Bizim en büyük kilidimiz bana göre kilit noktamız stafımız. Stafta iş bölümü yapıyoruz. Her biri birbirinden değerli ve işinde başarılı insanlar. Her birinin sorumluluk alanları var. Herkes her şeyi yapıyor ama ben sorumlu oldukları bölgelere mümkün olduğunca karışmıyorum. Bu bölümleri, iş paylaşımını çok iyi yapıyoruz. Tüm ekip genç olduğumuz için oyuncularla iletişimimiz çok iyi oldu. Birbirimizle iletişimimiz, birbirimize olan saygımız, arkadaşlığımız çok iyi. Staff olarak biz çok uyumluyuz ve dediğim gibi başarımızda kilit nokta anahtar bu diye düşünüyorum. Çünkü bireysel olarak istediğimiz kadar iyi olalım oyuncu olabilir antrenör olabilir, eğer ekip işi yapmıyorsak ekipçe birlikte çalışmıyorsak, çalışamıyorsak hiçbir şekilde başarılı olma şansımız yok. Biz staff olarak bu uyumu yakaladık. O yüzden çok mutluyum.

-Başkan Özkan Mutlugil de geldi yanımıza (röportaj sırasında yanımıza geldi). Hemen Federasyonun sana yaklaşımını sorayım. Güvendiler bu işin altından başarı ile kalkacağını düşündüler ki sana bu sorumluluğu verdiler. Sana büyük destek oldukları kesin.
Başkanımız Özkan Mutlugil, bütün yönetim kurulu üyelerine tek tek yeniden teşekkür etmek istiyorum. Bir kere bize güvendiler. Arkamızda duruyorlar. Onların desteği olmasa zaten biz ne bu başarıları yakalayabiliriz ne de buralarda olabiliriz. O yüzden hepsine tek tek teşekkür ediyorum ve destekleri için de teşekkür ediyorum.

-Ligden de bahsedelim. Yeni sezonda senin için yoğun trafik devam edecek çünkü bir sonraki dönemin kadrosunu oyuncuları takip ederek seçmeye devam edeceksin. Artık bir kulüp içinde olmayacaksın dolayısıyla da başka bir gözle lige bakacaksın.
Zaten yardımcı antrenör olarak görev aldığım Milli takım sürecinde de ben ligi başka bir gözle takip ediyordum. Bunu mümkün olduğunca sağladığımı da düşünüyorum. Mümkün olduğunca çok maç seyrettim. Dediğiniz gibi mümkün olduğunca kaçırmadan çok maç izlemek gerekiyor. Çünkü Türkiye Ligi gerçekten yabancı antrenörlerin kışın buraya gelip izlemek istediği bir lig. Bütün baş antrenörler buraya gelip kendi oyuncularını, rakip oyuncuları takip ediyorlar. Bizim bu fırsatımız varken sadece Milli takım antrenörü değil bütün antrenörlerin bütün maçları izlemesi gerekir diye düşünüyorum. Böyle bir fırsat hiçbir ülkede yok. İnanılmaz bir ligimiz var bizim. O yüzden sadece değerlendirmek için değil voleybolumuzu geliştirmek açısından da biz antrenörler açısından büyük bir fırsat. Bunu her zamanki gibi iyi değerlendireceğiz.

-Yurtdışına giden oyuncularımız da var. Artık git gide çoğalıyorlar. Onları oynadıkları ülkelerde takip etmeyi düşünüyor musun?
Tabii ki canlı takip her zaman daha faydalı. Geçen sezon yurtdışına çıkma şansımız şöyle olamadı, Milli takım ile anlaşma sürecimiz biraz geçti. Sezon neredeyse bitmek üzereydi. Ama önümüzdeki sezonlar kesinlikle bunu yapmalıyız. Tamam videolar istatistikler istiyoruz takımlardan geliyor fakat canlı göz ayrı oyuncularla iletişim ayrı. Bunları kesinlikle yapmalıyız.

-Ben yeniden Grand Prix ve sonrasındaki planlamaya geleceğim. 3 ayrı etap oynayacaksınız. Kadro yapısının nasıl olacağını birçok insan gibi ben de çok merak ediyorum.
Şöyle bir planımız var bizim. 3 ayak var ilk ayak Ankara’da sonra Rusya ve Almanya peşpeşe geliyorlar. Yani biz Rusya’dan Almanya’ya direk uçacağız. Bu demek ki biz Ankara’da belli bir kadro ile mücadele edeceğiz daha sonrasında Rusya ve Almanya’da farklı bir kadro ile oynamalıyız. Peşinden finallere gidebilirsek Almanya’daki kadro Amerika’ya gitmek zorunda kalacak çünkü tarihler çok yakın. Bu sebeple Ankara’da mümkün olduğunca az değişiklik yapıp, Avrupa Oyunlarındaki kadroya yakın bir kadroyla oynayacağız çünkü Grand Prix ilk haftasına yapacağmız hazırlık gerçekten çok kısıtlı bir zamandı. Rusya’ya giderken takımda bazı değişiklikler olacak bunu da gözlemlemek için Ankara’da extra bir grup antrenmanı koyduk. Onları gözlemleyeceğiz o gruptan yeni oyuncuları Rusya kadrosuna katmamız lazım bunu da gözlemleyerek yapacağız.

-Ankara’daki gruptan isim verebilecek misin?
Şimdi burada oyuncu oyuncu konuşmak istemiyorum. 8 kişilik bir grubumuz olacak o gruptan seçimlerimiz olacak. Bunları izleyerek konuşabiliriz.


Haberi Paylaş