Fibromiyalji (Kuluç)

Günümüzde gelişen teknoloji, bir yandan hayatımızı kolaylaştırıp bize zaman kazandırırken diğer yandan insan üzerinde sinsi bir tehdit oluşturmaktadır. İnsan vücudu hareket etmek üzere yaratılmış bir makinedir. Hareket etmeyen bedende kısa veya uzun dönemde problemler ortaya çıkar. Bu problemlerin en başında obezite (şişmanlık) gelir. Bununla birlikte vücudun oynak yerleri olan eklemlerde, vücudun en önemli destek dokularından olan kaslarda ve sonuç olarak iç organların fonksiyonlarında problemler ortaya çıkar. Ortaya giderek şişmanlayan, eklemlerin hareketlerinde kısıtlılığı olan, kaslarında ağrı tarif eden “kondüsyonsuz”, “yorgun”, “halsiz”, “isteksiz”, “hantal” bir kişi çıkar. Bu kişiler genç veya yaşlı olabilir. Yaşın ilerlemesi durdurulamaz. Ama “ihtiyar” gibi görünmek veya yaşamak yerine zinde, sağlıklı, hareketli ve dolayısı ile kendinden mutlu “yaş”lanmak pekâlâ mümkündür. Bu da düzenli yapılan egzersizler ve uygun diet ile beslenme zemininde uygulanan fizik tedavi programları ile mümkündür. Yukarıda bahsedilen halsiz, isteksiz, yorgun kişilerin büyük bir çoğunluğu zamanlarının önemli bir kısmını doktor doktor dolaşarak geçirirler. Basit ağrı kesiciler ile hayatlarını sürdüren bu kişiler uzun dönemde şikâyetlerinden kurtulamadıkları için müzminleşen bu şikâyetlerle yaşamaya devam ederler.

“Her tarafım ağrıyor” “Gece yeteri kadar uyumama rağmen sabahları hiç uyumamış gibi kalkıyorum”, “Yorgunluktan kırılıyorum, hiçbir iş yapamıyorum” Bu yakınmalar yumuşak doku romatizması (fibromiyalji) olan hastalarda en sık dile getirilen yakınmalardır. Fibromiyalji yaygın kas, iskelet sistemi ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu bulguları olan kronik, karmaşık bir ağrı sendromudur.

Fibromiyalji tek başına bir hastalık olabileceği gibi başka hastalıklara da eşlik edebilir. Nüfusun ortalama %5’inde fibromiyalji görülür, genellikle 20–50 yaşları arasında rastlanır. Hastaların önemli bir kısmı kadındır. Görülme sıklığı kadınlarda %3-4, erkeklerde %0,5 olarak bildirilmiştir. Hastaların %70–80 kadarı kadınlardır. Her yaş grubunda (çocuklar dahil) görülebildiği gibi, en sık 30-50 yaş grubunda rastlanmaktadır. Bir romatolojik hastalığı olanlar (romatoid artrit), enfeksiyöz bir hastalığı olanlar (viral veya bakteriyel hastalıklar) veya psikiyatrik hastalığı olanlar (major depresyon gibi) fibromiyalji sendromu açısından risk taşırlar.

Nedeni
Fibromiyalji hastalığının nedeni tam açıklanamamakla beraber, belirtilere yol açan bozukluğun merkezi sinir sisteminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Genetik faktörler de önemlidir, aile öyküsü olanlarda fibromiyalji görülme sıklığı daha fazladır.

Bulguları:
*Ağrı: Yaygın ağrı en sık yakınmadır. Hastalar ağrılarını tanımlamada ve ağrı yerini tarif etmede zorluk çekerler. Daha çok boyun, sırt ve bel bölgesinde yaygın ağrıdan yakınırlar. Kol ve bacaklarda da ağrı olabilir. Ellerde ağrı ve şişlikten yakınmalarına karşın, gerçek bir eklem tutulumu yoktur.

*Yorgunluk: Önemli bir yakınma olup hastanın günlük yaşamını etkileyebilir. Hasta bunu sıklıkla “tüm enerjisinin kaybolduğu” şeklinde ifade eder. Genellikle sabah yataktan yorgun kalkar.

*Uyku bozuklukları: Hasta uykuya dalamadığından veya sık uyandığından yakınabilir. Bazen de uyku süresinin yeterli olmasına karşın uyku dinlendirici olmayabilir ya da hasta hiç uyumadığı hissi ile uyanır.

Bu üç ana bulgu dışında sabah tutukluğu, konsantrasyon ve bellek bozukluğu, irritabl barsak (karın ağrısı, ishal, kabızlık), irritabl mesane (sık idrara gitme), çene ekleminde ağrı, baş ağrısı, göz ve ağız kuruluğu, el ve ayaklarda uyuşma, huzursuz bacak sendromu, aşırı terleme gibi hastalığa eşlik edebilen başka belirtiler de mevcuttur, ancak bunların hepsi her olguda gözlenmeyebilir.

Hastalar yakınmalarının psikolojik stress, hava değişimleri, soğuk veya rutubet ile arttığını ifade ederler. Soğuğa karşı aşırı bir hassasiyet vardır. Belli bir pozisyonda uzun süreli çalışma (özellikle kollar ve omuzların uzun süre sabit durması gibi) da yakınmaları arttırabilir. Bilgisayar ve daktilo gibi aletlerle çalışanlarda daha sıktır. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stress, uzun süreli yazı yazma, araba kullanma, telefonla konuşma, soğuğa maruz kalma, eğilerek çalışma ve ağır kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışma yüzeyinde bulunması gibi çalışma koşulları fibromiyalji belirtilerini şiddetlendirebilir. Çalışma ortamında iş arkadaşları veya amirlerle olan gerginliklerin de hastanın yakınmalarının artmasına yol açtığı gözlenmektedir. Çalışma koşulları dışında boşanma, gebelik, ailede hastalık olması, tek başına aşırı sorumluluk yüklenme gibi stress faktörleri de fibromiyaljide belirtileri arttırabilir. Kadınlarda regl döneminde de belirtiler artabilir. Sıcak duş ve banyo, ılık ve kuru hava, tatil, dinlendirici uyku ile belirtiler genellikle hafifler.

Tanı
Tanı için hastanın yakınmalarının değerlendirilmesi, ağrı tipi, fizik muayene ve eşlik eden bulgular önem taşır. Fizik incelemede yaygın hassasiyet, kasta sicim gibi sertlikler, gergin bandlar, çok sayıda hassas nokta ve tetik noktaların bulunması hastalığı düşündüren pozitif bulgulardır. Tanıda hassa noktaların sayısı önemlidir. Fibromiyalji hastalığında tanı koydurucu özgün bir laboratuar test yoktur. Eşlik eden romatizmal bir hastalık yoksa romatizma testleri de negatiftir. Laboratuar incelemeler daha çok benzer hastalıklardan ayırımda önemlidir.

Ne yazık ki, hastada fibromiyalji tanısı konana kadar genellikle uzun zaman geçmektedir. Fibromiyalji hastaları tanı konana kadar birçok tıbbi inceleme ve teste tabi tutulurlar. Bu da zaman kaybına ve dolayısıyla hastanın tedavisinin gecikmesine yol açabilir.
Başta da dediğimiz gibi fibromiyaljik sendrom çok faktörlüdür. Dolayısıyla kişi kendi kendine şu sorulara yanıt vermelidir. Eğer,

•Tatile gezmeye gittiğinde hafifliyorsa.
•Yüzmeye gittiğinde hafifliyorsa
•İş hayatından uzaklaştığında rahatlıyorsa,
•O işlere ara sıra ara verdiğinde hafifliyorsa,
•Kabızlığı geçince rahatlıyorsa.
•İş yoğunluk stresi yaşıyorsa,
•Amir memur ilişkileri strese sebep oluyorsa, (Başlı başına bu bile etkendir. Vücudu relakse edici maddeler stres sebebiyle beyinde yeterli salgılanamadığı için boyun sırt gerilir. Yoksa aynı yerde yıllarca birlikte çalışan on kişiden neden dördü böyledir de diğerlerinde bir şikayet yoktur. İşte sebebi budur.)
•Bir de gizli alerji faktörü varsa. Bu da çok önemli.
•Sırtında ter soğudu zaman rahatsızlığı artıyorsa
•Sıcaktan soğuğa çıktığında bir anda etkileniyorsa,
•Soğuktan sıcak ortama geçtiğinde anlık rahatlama oluyorsa, (sıcak soğuk allerjisi vardır demektir.)
Eğer hastada romatizmal sorun da varsa bu kişiler için en büyük etki, iklim değişiklikleri sıcak soğuk nemdir.
•Yazın güneşe çıktığında etkileniyorsa.
•Yazın bile iki üç kat çorap giyiyorsa.
•Ayaklarda ve ellerde üşüme oluyorsa.
•Kışın karda, beyaz görüntüye bakamıyor, gözlerinde bir gerilim hissediyorsa.
•Normal çalışma ortamından dışarı çıktığında güneşe ve güneşin asfalta yansıyan ışığına bile bakamıyorsa, (alerjik bünyedir)
•Çok katlı ve manyetik sistemle donatılmış modern binalarda rahatsızlığı artıyorsa, (vücutta statik elektrik birikimi olur)
•Ayakkabısının topuğundan şikayeti varsa,
•Boyunda düzleşme varsa,
•Belinde eğrilik varsa FİBROMİYALJİ olma olasılığı oldukça yüksektir.

Tedavi:
Tedavide her hastalıkta olduğu gibi hastanın hastalığı ile ilgili bilgilendirilmesi ve eğitimi çok önemlidir. Bu yakınmalar ile başvuran hastalara bazen “sinirsel” gibi tanılar konabilir. Hastaya hastalığının “gerçek” olduğunu, ancak şekil bozucu ya da sakat bırakıcı bir hastalık olmadığı anlatılmalıdır. Tedavi uzun sürebilir ve bulgularda belirgin düzelme olana kadar hekimin düzenli takibi gerekebilir.

Fibromiyalji tedavisinde ağrı kesici ilaçlar, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve uyku düzenleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Uzman hekim tarafından uygulanan tetik nokta enjeksiyonları fibromiyaljide oldukça etkilidir. Özellikle hastalığın şiddetlendiği dönemlerde postürün düzeltilmesi, tekrarlayıcı stres faktörlerini azaltmak (örn daktilo ile yazma, uzun süre ile oturma/ayakta durma gibi), uykuyu değerlendirme ve düzenleme önemlidir. Egzersiz hastalıkta en önemli tedavi ve korunma yöntemidir. Özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiovasküler kondüsyon programı, yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme yararlıdır. Egzersiz tipi ve şiddeti hekim tarafından hastaya göre ayarlanmalıdır. Egzersiz, derin ve yüzeysel ısı ve elektriksel akımlardan oluşan fizik tedavi ağrının ve kas gerginliklerinin azaltılmasında çok etkili yöntemlerdir. Kas gerginliklerinin azaltılmasında masaj ve miyofasyal gevşeme ve basınç teknikleri olumlu etkiler sağlar. Hastalara ayrıca kendilerine ve sağlıklarına daha zaman ayırmaları, yoğun çalışma sırasında sık ara vermeleri, günlük işlerinin mümkün olduğu kadar basit şekilde yapmalarını önerilir.

Dr. Ateş ŞENDİL


Haberi Paylaş