Guidetti’ye göre başarının sırrı Türk oyunculara inanmak





Voleybol Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi’nde zafere ulaşan Vakıfbank’ta başantrenör Giovanni Guidetti, başarılarının başlıca nedeninin Türk oyunculara inanmak olduğunu söyledi.

Guidetti, kazandıkları kupanın sadece kendisi için değil herkes için önemli olduğunu dile getirdi. CEV Şampiyonlar Ligi kupasını kazanmanın kulüp için en değerli başarılardan biri olduğunu belirten İtalyan çalıştırıcı, bu başarıda en önemli etkenin özellikle Türk oyunculara inanmak olduğunu ifade etti.
Kulüp için kupanın en değerli başarı olduğuna dikkati çeken Guidetti, “Şampiyonlar Ligi, en üst seviyedeki mücadele. Çok güçlü bir kulübümüz var. Her pozisyondaki oyuncular harikaydı. Hayatımda antrenörlük yaptığım en güçlü takım” diye konuştu.
Türk oyuncuların takım ruhunu yaratmadaki en büyük silah olduğunu anlatan Giovanni Guidetti, “Harika bir ruh yarattılar. Türk oyuncuların kulübe ve milli takıma çok katkısı var. Rabita Bakü, Dörtlü Final oynadı ama Azeri oyuncusu yoktu. Galatasaray Daikin de çok güçlüydü. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde sadece 2 Türk oyuncu ile oynadılar. Bizim başarımızın başlıca nedeni Türk oyuncuların ortaya çıkardığı birliktelik ve dayanıklılık. Biz, Türk oyuncularla güçlü bir takım yarattık. Ayrıca Türk oyuncuların takımda yarattığı atmosfer çok önemliydi. Türk oyuncuların yarattığı bu atmosfere hangi yabancı oyuncuyu getirirseniz getirin kolaylıkla adapte olacaklardı” dedi.
Rabita Bakü’de olmayan özelliğin kendilerinde olduğunu anlatan Guidetti, “Rabita Bakü’de olmayan bir şey bizde vardı. Türk oyuncuları, hem takımları, hem ülkeleri, hem de kendi başarıları için oynadılar. Sahiplenme durumları vardı. Rabita Bakülü oyuncular sadece kendileri için oynadılar. Ruh yoktu” diye konuştu.
 
“HEP BERABER ÇALIŞTIK VE KAZANDIK”
Giovanni Guidetti, kulüp olarak hep beraber çalıştıklarını ve başarıya ulaştıklarını dile getirdi.
İtalyan çalıştırıcı, Vakıfbank olarak bir projeye başladıklarını, sonuna kadar hep birlikte çalıştıklarını ve kazandıklarını ifade etti.
Guidetti, son 3 yılda CEV Şampiyonlar Ligi’ni iki kez kazanmalarıyla ilgili soruyu ise, “Kupayı kazanmak harika. Bir kere kazanmak zordu. İki kere kazanmak daha da zordu. Ama yapılmayacak bir şey değil. Vakıfbank olarak bir projeye başladık, sonuna kadar hep beraber çalıştık ve kazandık” diye yanıtladı.
Saha kenarında takımını motive etme adına hareketliliğiyle bilinen Guidetti, “Voleybol dışında çok fazla bir şey yok hayatımda. Bu fedakarlık değil, benim tercihim. Sürekli çalışıyorum. İki haftadan fazla tatil yaptığımı hatırlamıyorum. Bu kulübe ve oyunculara sahibim. Fedakarlık olarak algılamıyorum. Bu benim seçimim ve rahatsızlık duymuyorum. Ayrıca sahada rol yapmıyorum. İçimden gelen bir şey. Oyuncuları motive etmek için hareketlerim yok. Antrenörlüğümde ve hayatımda aynıyım. Ya siyahımdır ya da beyaz. Ortası yok” şeklinde konuştu.
Sezon başından beri namağlup gitmelerinin hatırlatılması üzerine İtalyan çalıştırıcı, “Gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Bu şekilde başarılar elde etmek çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.
 
“YATIRIMLARIN DÖNÜŞÜ OLUYOR”
Guidetti, Türkiye’de voleybola büyük yatırımların yapıldığını ve kupalarla bu yatırımların dönüşünün sağlandığını söyledi.
Türkiye’nin dünyadaki en önemli voleybol ülkesi olduğuna dikkati çeken İtalyan antrenör, “Çok önemli hocalar ve oyuncular var. Büyük ve önemli organizasyonlar yapılıyor. Milli takım, dünyanın en iyi takımlarından biri. En önemlisi Türkiye voleybola yatırım yapmaya devam ediyor” diye konuştu.
Kupayı kazanmalarının ardından kendilerine gösterilen ilgiden memnun olduğunu kaydeden Giovanni Guidetti, “İtalya’dan bir kulüp kupayı kazansaydı, sadece küçük bir haber olurdu. Burada bizi herkes kutladı. Bakanlar kutladı. Herkes destek verdi” şeklinde konuştu.
 
“EN BÜYÜK FARKIMIZ TÜRK OYUNCULARA İNANMAK”
“Sadece voleybolda değil diğer takım sporlarında Türk kulüpleri Vakıfbank’ın hangi özelliğini örnek almalı ” sorusunu da yanıtlayan Guidetti, “Vakıfbank, Türk oyunculara inandı ve çok çalıştı. Türkiye’deki diğer takımlardan farkımız bu. Kaptan Gözde, 14 yıldır bu takımda oynuyor. Bahar, 5 yıl önce oynamıyordu ve kenarda oturuyordu. Şimdi hem bizde hem de milli takımda oynuyor. Liberomuz altyapıdan geldi. Gizem, Avrupa’nın en iyi liberosu seçildi. Bizim yaptığımız en önemli şey Türk oyunculara inanmak oldu. Yabancı pasör de alabilirdik. Ama Türk pasör almayı tercih ettik. Bunun üzerine kurduk. Brakocevic gibi oyuncuları getirirsiniz, ama önemli olan bu yapının içine gelmesidir. Bu şekilde başarı olur. Önemli olan Türk oyunculara yatırım yapmak ve onlara inanmak. Bizim diğer takımlardan en büyük farkımız bu. Yabancı oyuncularımız da aynı zamanda çok iyi. Onlara haksızlık etmek istemiyorum. Dünyanın en iyi oyuncuları iyi bir Türk takımının içine gelmezse hiçbir şey olmaz. Glinka, Brakocevic ve diğerleri dünyanın en iyi oyuncuları. Ama Türk kadromuz yeterli olmasaydı bu başarılar gelmezdi” diyerek sözlerine son verdi.
 



Haberi Paylaş

Comments are closed.