‘Her zaman mütevazılıktan yanayım’

Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımının kaptanı Milli oyuncumuz Seda Tokatlıoğlu ile bir araya geldik. Voleybola başlama serüveni, Fenerbahçe’ye gelişi, Avrupa Kupasındaki son durumları olsun birçok konuyla ilgili görüşlerini aldığımız başarılı oyuncuya, hakkında merak ettiğimiz birçok konuyu da sorduk.

Samimi bir şekilde sorularımızı yanıtlayan Seda Tokatlıoğlu’na Voleybolunsesi.com olarak teşekkür eder, röportajımızı keyifle okumanızı dileriz.


-İlk olarak bize Seda Tokatlıoğlu’nun voleybola başlama serüvenini anlatabilir misin?
Voleybola Ali Öztürk’ün sayesinde başladım. Babamın tayini edeniyle Ankara’ya geldik. 10 yaşındaydım ve 4.sınıfa gidiyordum. Antrenör Ali Öztürk, beden eğitim öğretmeni arkadaşını ziyarete bizim okula gelmişti. Diğer arkadaşlarıma oranla daha uzun olduğumdan dikkatini çektim. Sporla uğraşıp uğraşmadığımı sordu. Benden hayır cevabını alınca ailemle görüşüp voleybola başlatmak istediğini söyledi. Daha sonra okul kapanır kapanmaz, 15 Haziran’dı hiç unutmuyorum, voleybola başladım. Beni yetenekli bulunca devam ettim. Aslında ilk adım anlamında her şeyi Ali Oztürk’e borçluyum diyebilirim.

-Fenerbahçe’ye geliş serüvenin nasıl oldu?
18 yaşındaydım ve o aralar diğer kulüplerden teklif vardı. Hangisi olacağı belli değildi. Fenerbahçe 2 yıl sonra kutlayacağı 100.yılı için bayan voleybolunda ciddi yatırım yapmayı planlıyordu. 2. Lig’den 1.Lig’e çıkmışlardı. Bana teklifte bulundular, ‘Bayan voleyboluna yatırım yapmak istiyoruz ve herkesin bunu anlaması için senin bize gelmen büyük bir rol taşıyor’ dediler. Ve Başkanımız Aziz Yıldırım olsun benim transferimde çok büyük rolü vardı. Daha sonrasında onlar bana inandı ve güvendi, ben onlara inandım ve güvendim, 2005 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldum.

-Peki 8 yıl içerisinde Fenerbahçe’de birçok başarı yaşadın. Yaşadıklarını ve hissettiklerini anlatabilir misin?
Bu çok gurur verici bir şey. Anlattığım gibi bir hedef konuluyor, öncesinde hiçbir şey yok ve daha sonrasında başarılar gelmeye başlıyor. Bu başarıların kahramanlarından birisi sizsiniz. Bu bana çok büyük gurur veriyor ve heyecanlandırıyor. Çok büyük bir camia. Hedef her zaman her kulvarda kupalar. O yüzden bu süreç içerisinde çok güzel vakitler geçirdik ve çok büyük kupalar da kazandık. 8 sene geçti ama serüven devam ediyor. İnşallah en iyi şekilde burada bitiririm diye düşünüyorum.

-Kaptanlık nasıl gidiyor?
Kolay bir şey değil tabiî ki. Oynamanız gereken oyunun dışında bir sürü sorumluluğunuz var. Başarıyla üstesinden gelmeye çalışıyorum. Tabiî ki de takdir camianın. Umarım onlar da aynı şeyi düşünüyorlardır.

-Ciddi sakatlıklar geçirdiğin dönemler oldu ama sen pes etmedin, hep daha iyisini yapmaya çalıştın.
Zor sakatlıklar geçirdim. Bir sporcunun başına gelebilecek en kötü şey sakatlık oluyor. Ve bu süreçte normalden daha fazla desteğe ihtiyacınız oluyor. Sağ olsun ailem çok büyük destek oldu ve o zor günleri geride bıraktık. Bu kolay bir şey de değil. Sakatlandıktan sonra spora geri döndüğünüzde devam edemiyor olabiliyorsunuz. Çok şükür her iki ciddi sakatlığımda da bıraktığımdan daha da iyi bir şekilde döndüm. Bu da benim yapımdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Çünkü her zaman yaptığım şey ne olursa olsun sonuna kadar hakkını vermeye çalışan bir oyuncuyum. Gerek normal hayatımda olsun gerekse spor hayatımda olsun öyle oldu. Çok şükür son iki senedir başıma ciddi bir şey gelmedi, kimsenin de başına gelmesin. Allah hepimizi korusun.

-Karakter olarak çok fazla ön plana çıkan bir oyuncu değilsin. Senin için tam takım adamı diyebilir miyiz?
Açıkçası hiçbir zaman ön planda olayım, şöyle yapayım, diye bir yapım olmadı. Her zaman mütevazılıktan yanayım. Belki de o yüzden bu kadar süre içerisinde hiç kimse ile bir sıkıntı yaşamadık. Taraftarlar tarafından sevilen bir oyuncu oldum. Ben buna bağlıyorum birazda. Kendimi doğal ve samimi buluyorum. Onlarda bunu gördükleri için her şey gayet güzel gidiyor.

Çok fazla abartarak sevinmek yerine, her şeyi içimde yaşıyorum ve bir sonraki adımı düşünüyorum. Çok büyük bir taraftar önünde oynuyorsunuz, taraftarların bekli de en çok sevdiği şeydir oyuncularla bir sinerji yakalaması. Bunu kullanmadım diyebilirim. Spor hayatımda mükemmeliyetçilik çok fazla olduğu için o anki yapılan işi için en iyi nasıl yapabilirime odaklanıyorum. Temkinli olup takım için en iyisini yapmaya çalışıyorum.

-Peki taraftarlar demişken, sizi her zaman destekleyen bir grubunuz var. Taraftarlarınız için neler söyleyeceksin.
Türkiye Ligindeki takımlara baktığımızda taraftar açısından çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Eminim herkes takımında mutludur ama böyle bir taraftarın önünde oynamayı bütün sporcular gönlünden geçiriyordur. Çok büyük bir taraftarımız var. Ayrıca bizi hiç yalnız bırakmayan çekirdek bir grubumuz da var. Onlara minnettarız. Onlar bizi var etti, biz onlarla var olduk. Arada müthiş bir iletişim ve bağ var. Kazandığımız zaman değil, kaybettiğimiz zaman da hep yanımızda oldular. Bize moral verdiler, destek oldular. Fenerbahçe camiası olarak taraftarlarımızla birlikte kocaman bir aileyiz.

-Biraz da Avrupa Kupasından bahsedelim. CEV Kupası 4’lü final turunda Finlandiya ekibi LP SALO ile eşleştiniz. Neler söyleyeceksin?
Hedefimiz kupayı kazanmak. O yüzden her maç bizim için çok önemli. Bu maçların telafisi yok. Finlandiya takımı da iyi voleybol oynuyor. Belki çok mükemmel bir takım değiller ama dediğim gibi iyi oynuyorlar. İlk maçı deplasmanda oynayacağız, oradan avantajlı bir şekilde dönmemiz lazım. Bunun için de bütün hazırlıklarımızı yapıyoruz.

-Rövanşı evinizde oynayacaksınız, taraftarlara mesajın var mı?
Taraftarlarımıza bizim her maç ihtiyacımız var. Onlar da bunu çok iyi biliyorlar ve bu yüzden bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. En güzeli de bu.

-Bu yıl da bir Avrupa Şampiyonluğu gelir mi?
Takibi de gönlümüzden geçen o. Geçen sene kıl payı kaçırdık. Bu da bize bir tecrübe oldu diye düşünüyorum. Bu sene bunu telafi etmemiz gerekiyor. Yeterli kadroya da sahibiz. İnşallah bu kupa bu sene Türkiye’ye gelecek.

-Takım içi uyum nasıl?
Sezon başında teknik ekibimiz olsun, oyuncularımız olsun birçok değişikliğimiz oldu. Bu süreci iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Zaten ilk yarının skorundan da bu belli. İlk devreyi tek mağlubiyetle kapattık. Takım iyice oturmaya başladı. Biliyorsunuz voleybolda ne kadar çok yan yana oynarsanız o kadar birbirinize alışırsınız. Bunu yavaş yavaş oturttuğumuzu düşünüyorum.

-Devre arasında Milli Takım ile Avrupa Kıta Elemesi oynadınız ve Dünya Şampiyonasına katılma hakkı elde ettiniz. Bunun için neler söyleyeceksin?
Çok iyi bir jenerasyonumuz var. Çok güzel bir atmosfer yakalandı. Devre arasında 3 Milli maç oynadık. Dünya Şampiyonasına katılmak hakkı elde ettik. Eminim ki oradan da güzel bir derece ile döneceğiz. Türkiye bunu hak ediyor. İnşallah o başarıyı yakaladıktan sonra da tekrar röportaj yapmak nasip olur 

-Biraz senden bahsedelim, voleybol dışında neler yaparsın?
Açıkçası voleybol dışında fazla zamanımız olmuyor. Kalan zamanımda dinlenmeye çalışıyorum. Genelde evde televizyon izleyerek, kitap okuyarak vakit geçiriyorum. Her bayan gibi kafa dağıtmak için alış veriş yapıyorum. Sevdiklerimle vakit geçiriyorum.

Vaktim olsa çok şey yapmak istiyorum. Bir enstrüman çalmak, dans kurslarına gitmek veya İngilizcemi ilerletmek için kursa gitmek olsun birçok şey yapmak isterim. Ama bunları yapabilmek için vakte ihtiyacınız var. Şuan için zor ama ileride yapmayı düşünüyorum.

-Nelerden mutlu olursun?
Birilerini sevindirmeyi çok seviyorum. Belki de beni en çok mutlu eden şey başkalarının mutluluğu. Mesela yeğenlerime hediye alıp onlara sürpriz yapmak. Birilerinin iyiliği adına yaptığım şeyler beni çok mutlu ediyor. Elimden geldiğince herkese yardımcı olmaya çalışıyorum.

-Özel hayata girelim 🙂 Son dönemde birçok voleybolcu arkadaşın evlendi, sen evlenmeyi düşünüyor musun?
Eğer vakit bulabilirsek o arada değerlendirmeyi düşünüyoruz:)Arkadaşlarımızın evlenmiş olması güzel bir şey. İnşallah kısmet olursa bu yaz düşünüyoruz.

-Voleybolda hedefin nedir, Avrupa’da oynamayı düşünüyor musun?
Önceden Avrupa’nın bir cazibesi vardı. Bütün iyi voleybolcular Avrupa’da oynuyordu. O dönemlerde haritada Türkiye’yi gösteremeyenler şimdi Türkiye’de oynuyor. Türkiye şu anda kalite anlamında çok yukarıda. O yüzden Avrupa’yı düşünmüyorum, ileri de neden olmasın. Ama şuanda büyük bir camianın içerisinde yer alıyorum. Amacımız burada büyük başarılara imza atmak.

-Ardından gelen genç voleybolcular için bir şey söylemek ister misin?
Bizden sonra da çok iyi bir jenerasyon geliyor. Aldıkları başarılarla da herkes bunun farkında. Önlerinin çok açık olduğunu düşünüyorum. İnşallah ileride hepsi hak ettikleri yerde olurlar. Sadece pes etmeden, sabırla ve özveriyle çalışmaları gerekiyor.

Bu güzel sohbet için Seda Tokatlıoğlu’na teşekkür ederiz.

Voleybolunsesi.com

Fotoğraflar : Ahmet Hopyar


Haberi Paylaş