İkramlık

Yenilgisiz Vakıfbank’ın ligde set kaybetmeyen Eczacıbaşı Vitra’ya karşı Lonneke Sloetjes ve Zehra Güneş’i kenarda bırakarak maça başladığını görenler, turuncu beyazlıların maçta fazla zorlanmayacağını anladılar. Bu iki oyuncunun maça başlamayışının özel bir sebebi var mıdır bilinmez, ancak Vakıfbank ve A Milli Kadın Takım Baş antrenörü Giovanni Guidetti’nin bu maçı ezeli rakibine ikram ettiğini söylemek pek de yanlış sayılmaz.

Sebebini açıklaması lazım

Sloetjes ve Güneş’in sahada olmama sebebi, yazının yazıldığı dakikaya kadar açıklanmamıştı Vakıfbank tarafından. Hollandalı yıldız için sakatlık ya da hastalık gibi bir sebep düşünülebilirdi, ancak skorer pasör çaprazının sahadaki hali maç sonundaki neşesi, bu bahaneleri boşa çıkarır cinstendi. Ayrıca hasta ya da sakat bir oyuncunun yeri saha değil tribün ya da ev olmalıydı.

Gerek Vakıfbank gerekse Milli takımda en yüksek ivmeyi gösteren genç orta oyuncu Güneş’in ilk iki set kenarda oturup üçüncü sette oyuna dahil olması, takımdaki durumun bilinenden farklı olduğuna işaret ediyor. Hali hazırda Eda Erdem Dündar ile birlikte Milli takımın ilk orta rotasyonunu oluşturan Güneş, oyuna girdiği andan itibaren takımı adına olumlu işler yaptı. Maça ilk altı başlayan Kübra Çalışkan’ın %14 (1/14) ile hücum ederek toplamda 3 sayı üretirken %67 (2/3) ile top öldürerek toplamda 4 sayıya imza atan Güneş’in performans kıyaslaması da bu tercihi yapan İtalyan çalıştırıcının başını ağrıtacak cinsten.

Guidetti için bir soru işareti de Eczacıbaşı Vitra istatistik ekibinin dahi -alışkanlık nedeniyle olsa gerek- libero olarak hatalı bir şekilde kayda aldığı Ayça Aykaç’ın sahaya neden libero olarak çıkmadığı olacak. Zira maçın genelinde beklenenden uzak bir performans gösteren Gizem Örge’yi yedekleme şansı kalmadı deneyimli teknik adamın. Aykaç’ın maç boyu manşette çok sıkıntı yaşayan Zhu Ting’i yedeklediği öne sürülebilir. Ancak böylesi bir rotasyon için Tuğba Şenoğlu ve Derya Cebecioğlu gibi alternatifler olduğunu görmek şart.

Malum maçların öncesi ve sonrasında basın toplantısı gibi bir uygulama yok liglerimizde. Kısa röportajlar da çoğu zaman kaybedenler tarafından reddedilip zaman zaman da kulüplerin insafına kalıyor. Bu nedenle voleybol camiası, Guidetti’nin neden bu tarz kadro yapısı ve rotasyonla sahaya çıktığının sebeplerini bilmiyor. Vakıfbank gibi kurumsal bir yapı oturtmaya çalışan Dünya çapındaki bir kulüpten bir bilgi ya da açıklama bekleniyor doğal olarak. Haydi camiayı, medyayı bir tarafa bıraktık, sarı siyahlılara gönül vermiş ve iyi günde kötü günde takımını destekleyen taraftarının da mı hakkı yok bunu öğrenmeye?

Teknik taktik gereksiz

Yukarıda yazılı konuların haricinde maçı fazla irdelenin anlamı yok. Zira günümüz klasik voleybolunda takımların birbirine en önemli üstünlüğü köşe oyuncular üzerinden kuruluyor. Şimdi göz önüne getirin. Bir tarafta A.B.D Milli takımı baş smaçörü, Kore Milli Takım baş smaçörü ve Dünya Şampiyonu Sırbistan’ın pasör çaprazı var. Karşısında ise A.B.D Milli takımının Türkiye’de smaçör oynayan liberosu, voleybol hayatının henüz çok başlarında ve önünde kat etmesi gereken çok uzun bir yol olan bir genç oyuncu ile Çin Milli takımının baş smaçörü var. Böyle bir durumda sonucu nasıl beklersiniz? Üzerine bir de Türk voleybolunun en üst seviyede yer alabilecek iki orta oyuncusundan birini kenarda bırakın. Sonucu tahmin etmek hiç de zor olmaz değil mi? Vakıfbank’ın böyle bir durumda kazanabilmesi için gereken şey, topu bir şekilde karşıya yollayarak rakibinin hatalarında bulduğu sayılarla sonuca gitmek olabilirdi. Ancak rakip hatalardan 18 sayı bulabilen son şampiyon yaptığı basit hatalarla rakibine 24 sayı verinde bu olasılık da rafa kalmış oldu.

Çaresizliğin şaşkınlığa döndüğü an

İkinci sette skor 20:11 olunca Guidetti Kelsey Robinson’u kenara aldı. O ana dek sahadaki kaptan Amerikalı oyuncu olara belirlenmişti. Değişiklik sonrası yardımcı hakem Esat Danzili İtalyan antrenöre sahadaki kaptanın kim olduğunu sordu. Kenarda ilk kez bu kadar şaşkın gördüğümüz Guidetti, tüm oyuncularına baktı, düşündü ve son anda genç Ebrar Karakurt’un kaptan olduğunu beyan etti. Sahadaki çaresizlik Guidetti’yi çok etkilemiş olacak ki, sahada kimi kaptan belirleyeceğini bile kolay kolay bulamadı Milli çalıştırıcımız.

Ya Motta’nın ikramı?

Eczacıbaşı Vitra’nın Brezilyalı baş antrenörü Marco Aurelio Motta’nın da İtalyan meslektaşı gibi rakibine ikramda bulunduğu anlar vardı. Kenardaki teknik uygulamalarının çoğu ikili değişiklik (pasör/pasör çaprazı) vasıtasıyla ön tarafı yükseltip pasörü arkaya almaya yönelik oluyor. Kenara gelen ikiliden biri yabancı olup (Tijana Boskovic) oyuna iki Türk oyuncu dahil olunca da yabancı kontenjanına takılan Amerikalı orta oyuncu Lauren Gibbemeyer’i kullanma şansı, Brezilyalı çalıştırıcı için bir anlamda bonus oluyor.

Ancak dünkü maçta gördüğümüz değişiklikler, Ayazağa ekibi adına yarardan çok zarar getirdi. İlk setin sonunda yapılan değişiklikte oyuna dahil olan Gözde Yılmaz, aldığı 2 toptan birini karşısında blok yokken antene vurdu, diğerinde ise bloğa takıldı. Üçüncü sette ise 2 topun birinden bloğa yakalanırken ikincisinde topu öldüremedi. Özetle aldığı 4 toptan tek sayı dahi çıkaramadı. Ezgi Dilik ise oyuna dahil olduğu an sonrası Yılmaz’a attığı ilk top haricinde standardı tutturamadı bir türlü. Genç pasör ya pas yüksekliğini gerektiği gibi ayarlayamadı ya da üç metre çizgisinde dublaj için bekleyen geri hat oyuncusuna gerilip adımlayamamışken pas atmak gibi hatalı tercihlere imza attı. Öyle ki, ilk sette Jordan Larson’ın vurduğu zayıf top şans eseri sayıya dönüşmese 6 sayı farkla (21:15) sete rahat gelen skor 24:22 olacak, Eczacıbaşı adına mini bir krizin kapıya dayanması anlamına gelecekti.

Aynı değişikliğin tekrarlandığı üçüncü sette değişiklik sonrası skorun 3:0 Vakıfbank lehine gelişmesi, bu tarz bir rotasyonun ne denli faydalı olduğunun sorgulanmasına sebep olacaktır. Bu sorgulamanın en temel sorusu ise elbette Motta tarafından cevaplanmalıdır:

“Yılmaz önde iken Boskovic’in arkada olduğundan daha mı skorer bir oyun sergilemektedir?”

Nazarlık sayılabilir

Guidetti’nin de katkısıyla beklenenden kolay geçen maçı yardımcısı Danzili ve çizgi hakemleriyle koordinasyon içerisinde baştan sona iyi yöneten Erdal Akıncı, dördüncü sette skor 8:7 iken Cansu Özbay’ın attığı pasa taşıma kararı verdi. Pasın hatalı olduğu doğru ancak taşıma kararı yanlıştı. Çünkü genç pasör topa iki kez dokunmuştu. Yani karar çift vuruş hatası olmalıydı.

Voleybola tanıtımı Sırp pasör Maja Ognjenovic tarafından yapılan pas, file üzerinden rakip sahaya doğru hızlı giden toplarda kullanılıyor. İki eliyle topun altına giremeyen Sırp pasör, fileye uzak elini normal pozisyonda tutarken yakın eli ile topa yanından dokunuyor. Müthiş bir yeteneğe sahip Ognjenovic bunu yaparken iki eliyle topa aynı anda dokunuyor ve taşıma ya da çift vuruş yapmamak adına pası kısa mesafeye atıyor. Özbay ise aynı pası atarken topu havada bir eliyle sabitlerken diğeriyle 2 numaraya uzattı. Böylelikle de topa 2 kez dokunmuş oldu. Bu da deneyimli hakemimiz için bir nevi nazarlık oldu.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem

kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş