Kafalar Çin’de kalmış

Eczacıbaşı Vitra ile Vakıfbank arasında dün oynanan erteleme maçı, ilk devrenin son gününde zirvedeki yer değişikliğini de beraberinde getirdi. Çok yanlış bir mantalite ile çok yanlış bir zamanda Çin’de “Dünya Şampiyonası” adı altında oynanan uyduruk turnuva, gerek katılan takımların, gerekse oyuncuların performansını ciddi anlamda olumsuz etkilemiş sevgili voleybol severler.

Servisler çok kötüydü

Bu maça kadar ligin namağlup lideri olan Eczacıbaşı Vitra, bu maçta uygulayacağı taktiği Ebrar Karakurt’a atacağı servisler üzerinden kurgulamıştı. Ancak bunun devamı yoktu. Topun oyunda kaldığı anlarda ne oynayacağını bilmez bir görüntü sergiledi turuncu beyazlılar. Maç genelinde 15 servis kaçıran ev sahibi takım, 81 m2’yi bulduğu servislerde de rakibi bozacak düzeyde değildi. Servis kaçırmak voleybolun doğasında var, fazla eleştirilmemeli. Ancak attığınız servisler sahanın 7-8 metre uzağına düşüyor ya da filenin neredeyse altından geçecek düzeyde kalıyorsa, bu durum çokça sorgulanır. Bunun üzerine manşette gerek Natalia Pereira, gerekse 2.sette yerine oyuna dahil olan Hande Baladın’ın fazla aksaması, Yeon Koung Kim’in her sene daha da düşen hücum performansı ile birleşince, Marco Aurelio Motta ve ekibinin açmazları can sıkıcı bir hal aldı. Kiralık sezonundan geriye büyük ümitlerle dönen Yasemin Güveli ve Beyza Arıcı’nın beklentilerin çok uzağında kalan oyunu, Ayazağa ekibi için hezimetin önündeki son engel olarak Tijana Boskovic’i işaret ediyordu. Sırp yıldızın maç genelinde iyi bir hücum yüzdesi ile oynadığı söylenebilir. Ancak yukarıda yazılı diğer faktörlerle birleşince Vakıfbank gibi bir rakip karşısında hezimeti önlemeye yetmediği de aşikar.

Aslen 2.setin başında oyuna dahil olan Baladın ve Ergül Eroğlu’dan çok iyi verim aldı Eczacıbaşı Vitra kenar yönetimi. Kaybedilen setin ardından 3:8 gibi sinir bozucu bir skorla başladı ikinci sete. Başta Baladın olmak üzere bu iki oyuncunun katkısıyla skoru çabucak eşitleyerek 23:22’ye kadar getirmişti Ayazağa ekibi. Ancak gerek kırılma anları olabilecek yerde atılan kötü servisler, gerekse Sırp yıldızın son iki hücumda topu önce antene sonra da fileye vurması ile rüzgarı terse çevirerek maçın dönüm noktası olabilecek bir fırsat kaçırılmış oldu. Bu anlar için ilk akla gelenler ise neden pasör Gamze Kılıç’ın -rakip bunu beklediği halde- üst üste 2 pası da Boskovic’e adreslendirdiği ve neden Motta’nın Carli Lloyd’u düşünmediği olacaktır.

Kafalar neden gelmedi?

Maçın oynanması gerekenden 15 gün sonra oynanması, farklı bir turnuva ortamından yatay geçiş, verilen araların uzunluğu gibi faktörlerden dolayı Eczacıbaşı Vitra’da kafaların Çin’de kaldığını söylemek mümkün. Zira yukarıda yazılı şekilde kaçan servislerin sayısı ve kaçış şekli, son yıllarda Dünyanın en iyi oyuncusu unvanını kimseye bırakmayan Boskovic’in unutulmayacak hataları, öndeki oyuncuların -amatör liglerde dahi yapılmayacak- şekilde fileye girmeleri(!) ve bloklarda yapılan acemice yerleşim hataları, turuncu beyazlıların ilk devreyi maç oynanmadan kapattığını gösteriyor adeta.

Buna mukabil Vakıfbank’ın yaptığı alışılmadık hatalara rağmen gerek fiziksel gerekse mental olarak Türkiye’ye dönüş yaptığını söyleyebiliriz.

Dönüşümlü oyun bile yetti

Rakibini süpürmüş olmasına karşın Vakıfbank’ın 3.set haricinde beklentilerin altında bir oyun oynadığını belirtmeliyiz. Ancak oyun gücü olarak kağıt üzerinde rakibinden daha zayıf görünen sarı siyahlılar, bu felsefeye uygun bir taktikle sahaya çıktı ve muhteşem bir zafere imza attı. Rakibinin aksine önce hata yapmamayı hedefledi son şampiyon. Bunda da başarılı oldu. Isabelle Haak haricinde servisleri çok etkili olmasa da atmak istediği yerleri buldu konuk takım. Ebrar Karakurt’un manşet zafiyetini bazen Gizem Güner, bazen de Gabriela Guimaraes ile kapadı. Eczacıbaşı’nın çok kötü servis atması, bu taktiği uygulamak adına pastanın üzerindeki çilek oldu adeta. Buna mukabil çizgi gerisine gelen her Vakıfbanklı, önce Pereira, sonra da Baladın’ı buldu ve rakibinin hücum gücünü oldukça sınırladı. Vakıfbank, maç genelinde bu köşeye %48.7(36/74) ile servis atarken turuncu beyazlılar Karakurt’u %16.4(10/61) oranında bulabildi.

Rakibin dengesi bozulunca da Karakurt, Guimaraes ve Zehra Güneş’in maç boyu dönüşümlü bir oyun oynadığını söylemek yanlış olmaz. İlk set yükü alan Karakurt maçın gerisinde etliye sütlüye karışmadı. Sınırlı bir kapasite ile oynayan Brezilyalı smaçör ise ikinci set haricinde görünmedi ortalıkta. Son sette ise her ikisi birden kenara çekildi ve sezonun en formda orta oyuncusu olan Güneş çıktı sahneye. Aklına şöyle bir soru gelenler ise bir sonraki paragrafı dikkatle okumalı derim.

“Yani Vakıfbank, Koskoca Eczacıbaşı Vitra’yı her sette 1 oyuncunun oynaması ile mi mağlup etti?”

Rakibi Haakladı

Vakıfbank’ın genel rotasyonundaki Guimaraes, Karakurt ve Güneş 2 set boyu ortalıkta görünmedi. Giovanni Guidetti takımın fizik kapasitesini arttırmak adına Kübra Çalışkan’ın yokluğunda “Bayan sihirli parmak” Maja Ognjenovic’i kenarda bırakarak Milena Rasic’i sürmüştü sahaya. Ancak Sırp orta oyuncu da yoktu dün sahada. Aslen bu durumun sebebi adına Cansu Özbay’ın orta oyuncularına attığı pasların bir türlü olması gereken seviyeye çıkmamasının etkisi büyüktü. Yıllardır beraber oynadığı Rasic ve Güneş’e attığı paslar genelde alçak kaldı ve bunun sonucunda hücum etkinliği düştü. Üstüne üstlük sarı siyahlılar, rakibinin aksine oyuna sonradan giren oyuncularından da istediği verimi alamadı. Buna rağmen rakibin kafa olarak Türkiye’ye dönmemiş olması ve Vakıfbank’ın hatasız oynama felsefesi, zaferi getiren etkenlerdendi. Öyle ki, maç genelinde Eczacıbaşı Vitra rakip hatalardan 11 sayı (5S, 5H) kazanabilirken Vakıfbank’ta bu rakam tam 27 (15S, 8H) olarak gerçekleşti. Maçın total skoru ise 60:75.

Bütün bu unsurların yanı sıra zaferi getiren ilk isim Isabelle Haak oldu. Türkiye’ye alıştıkça performansını yükselten İsveçli pasör çaprazı, dün akşam adeta bir voleybol resitali sundu izleyenlere. %65.4(17/26) ile top öldürerek takımın lokomotifi olan Haak, Boskovic ile birlikte sahanın en skoreri (18 sayı) idi ve dün gecenin tartışmasız yıldızı oldu.

Vakıfbank adına bu zaferin gölgelememesi gereken bir gerçek varsa, üst düzey maçlarda dünkü Eczacıbaşı Vitra gibi rakip bulmak kolay olmaz. Dolayısıyla her sette 2 kişi ile oynama, genel bir tarz olarak benimsenmemeli.

Dizlik dizi korumalı

Isınma anında ilk dikkatimizi çeken husus, Eczacıbaşı Vitra’nın genç smaçörü Saliha Şahin’in dizliklerini dizinin alt bölümünde konumlandırması oldu. Bu konuya daha önce de değindiğimizi hatırlayanlar olacaktır. Fiziksel yapıdan dolayı kadın voleybolcular, erkekler gibi öne plonjon (vücudun tamamının yerden kesilmesi hareketi) atamaz. Bu nedenle öne yapılan düşük seviye hareketlerde dizlerini kullanırlar. Erkek oyuncularda dizlik kullanım oranının kadınlara göre çok daha düşük olmasının temel sebebi de budur. Bu demek değildir ki kadınlar dizlik takmak zorundadır. Ancak takılıyorsa da amacına uygun konumlandırılmalı, diz kapağını çarpmalardan korumalıdır. Aksi takdirde gereksiz bir yük olmaktan başka bir işe yaramaz. Daha önceden de aşağıdaki gibi çeşitli geri bildirimler yapılmıştı.

“Oyuncu rahat edemiyorsa neden aşağı çekmesin?”

Bunu savunanlar, oyuncunun ısınma anında bir topa yetişmek için dizinin üzerine yere indiğini ve diz kapağının acıdığını, oyuncunun ısınma süresi bitimine dek diz kapağını yokladığını fark ettiler mi?

Bu ses sağır eder


Eczacıbaşı Vitra’nın Burhan Felek’te oynadığı maçlar, kulüp tarafından bir şölen havasına büründürülüyor. Bu durum, voleybolun geniş kitlelere ulaşması ve salonlara seyirci çekilebilmesi adına gerçekten çok önemli. Ancak dünkü maçta salona getirilen dev hoparlörlerin ses seviyesi, sadece yakınlarında değil, 20-30 metre uzağında olanların dahi keyfini kaçırabilecek düzeyde idi. Daha önce pek rastlamadığımız bu durum, dünkü maçın önemine binaen yaşanmış olabilir. Ancak insanın kulak sağlığını etkileyebilecek derecede açılan sesin belirli bir düzeyde tutulması gerekiyor. Aksi takdirde uzun vadede telafisi zor durumlar yaşanabilir.

Sonuca etki edebilecek bir nazarlık

Dünkü maçın uluslar arası baş hakemi Bülent Bozkurt, bu maçla birlikte aktif hakemlik kariyerini sonlandırdı. Yaş haddinden dolayı gözlemcilik kariyerine başlayacak olan Bozkurt’a voleybola yaptığı hizmetler için teşekkür eder, yeni görevinde başarılar dilerim.

GDS ile birlikte fazla zorluk yaşanmayan maçta Bozkurt’un tek hatası, 2.sette skor 21:20 iken Cansu Özbay’ın bariz çift vuruş olan pasına devam kararı vermesi oldu. Bu da, deneyimli hakemin jübilesinde bir nazarlık olarak akıllarda kaldı.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem

kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş