Milan Markovic ile Karadağ’da voleybol üzerine

Sitemizin yazarlarından Soner Erdoğmuş ve eşi İrem Erdoğmuş, Karadağ’a yaptıkları bir gezi sırasında Türkiye’de Arkas, İstanbul Büyükşehir Belediye ve Galatasaray’ın formasını da giyen Milan Markovic ile bir araya geldi ve keyifli bir röportaj ortaya çıktı.
Siz voleybol severlerin de huzurunda Erdoğmuş çiftine bir kez daha bu röportajı sizlere ulaştırmak adına gösterdikleri emek için sonsuz teşekkür ediyoruz.

Yazan: Soner Erdoğmuş
2010 Temmuz benim için önemli bir tarihti çünkü evliliğimin onuncu yıldönümüydü. Eşim İrem’e sürpriz yapıp yıldönümümüzde ikimizin de daha önce gitmediği Karadağ’a götürmeye karar verdim. Karadağ tanıdığım bir ülke olmadığı için biraz tedirgindim. THY ile başkent Podgorica’ya bir saat onbeş dakikada uçup, Budva Rivyera’da eski şehrin içindeki butik otelimize yerleştikten sonra doğru bir karar verdiğimi anladım. Karadağ, yeşile maviye istemediğiniz kadar doyacağınız, eski şehirleri Budva, Kotor ve gece hayatıyla ile Alaçatı’nın pabucunu dama atabilecek kadar güzel bir ülke.  Burada geçirdiğimiz tatilin dört dörtlük olmasını sağlayan faktörlerden biri de lokal bir rehberimizin olmasıydı. Daha önce Türkiye’de sırasıyla Arkas, İstanbul Büyüksehir Belediye ve Galatasaray gibi büyük takımlarda oynamış ve Karadağ Milli formasını defalarca giymiş olan Milan Markovic, bu tatilde bize çok destek verdi ve misafirperverlik gösterdi. Ben de siz voleybolseverler için Milan ile kısa bir röportaj yaptım.

SE: Milan, Türkiye’de 2004-2008 yılları arasında çok önemli takımlarda forma giydin ve Türk voleybol seyircileri seni çok iyi tanıyor ama bize voleybol kariyerini kısaca özetler misin?
MM: Öncellikle tüm Türk voleybolseverlere merhaba demek istiyorum. Türkiye’de bulunduğum süre boyunca birçok arkadaşım oldu ve onların hepsinin yeri bende özeldir. Herkese bu vesile ile bir merhaba demek isterim.  Özellikle evimi de paylaştığım, çok kıymetli dostum Cüneyt Dağcı’ya buradan ayrıca selam ederim çünkü üç yıldır yüzyüze görüşemedik. 
Voleybol kariyerime gelince Karadağ’da başladım. 2000 ve 2004’te iki kere Olimpiyat Oyunları’na Milli takım ile beraber katıldım.  2004’te bir top ile altın madalya şansını kaçırdık. 2003-2004 yılları arasında Yunanistan’da Olympiakos’ta oynadım. 2004’te Türkiye’ye geldim ve Arkas formasını giydim. 2006’da İstanbul Büyükşehir Belediye’ye transfer oldum. 2007-2008 arasında da Galatasaray’da forma giydim. Daha sonra kariyerime Yunanistan’da devam ettim. Yedi senedir Türkiye-Yunanistan arasında oynuyorum.

SE: Şimdiki planların neler?
MM: Sezon bitti, şu anda dinleniyorum ve önümüzdeki sene için gelen teklifleri değerlendiriyorum. Yunanistan’ın ekonomik durumundan dolayı oradaki takımlara çok sıcak bakmıyorum ama daha tam kararımı vermedim. Bu sene İran’dan bile teklif var.

SE: Türkiye’ye dönmeyi düşünür müsün? Teklifler var mı?
MM: Türkiye’de olduğum sürece çok iyi vakit geçirdim. Oynadığım takımlar, yöneticiler ve taraftarlar inanılmazdı. Türkiye benim ikinci vatanım gibi oldu. Oradaki arkadaşlıklarımı, ligi özlüyorum. Hatta şehrin gürültüsü ve trafiğini bile özlediğim oluyor. Podgorica çok sakin bir yer, özellikle de İstanbul ile karşılaştırılınca. Tabi ki Türk takımları ile hala irtibatım var. Onlardan gelecek tekliflere açığım. Aslında keşke bu sene gelsem.

SE: Podrogica’da ne yapıyorsun? Tatilde zamanın nasıl geçiyor?
MM: Burayı siz de bir parça tanımış oldunuz. Çok küçük bir ülke burası ama vahşi güzelliğini kaybetmemiş bir ülke. Şu anda Podgorica’da oturuyorum ama istediğim zaman bir saat uzaklıkta denize girebiliyorum. Plajlarını, doğasını ve manzarasını hiçbir yere değişmem. Zamanım burada güzel geçiyor, kafamı dinliyorum, ligin yorgunluğunu atıyorum. Birkaç arkadaşımla beraber kurduğumuz OGB adında bir rock barımız var. Haftanın belli günlerinde canlı, belli günlerinde DJ performansımız oluyor. Barımla ilgilenmeyi çok seviyorum, değişik bir dekorasyon denedik, ‘ inşaat’ fikri üzerinden dekore ettik barımızı. Çok ilgi görüyor.

SE: Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
MM: Tekrar herekese selamlarımı söylüyorum. İnşallah yakında bende Türkiye’ye gelir, sizlerle hasret gideririm.

Milan Markovic, gerçekten çok iyi bir voleybol  oyuncusu ve misafirperver bir dost. Ben de buradan ona teşekkür ediyorum ve sizlere haftasonu kaçamağı  için kesinlikle Karadağ’da Budva Rivyera veya Kotor’u denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Pişman olmayacaksınız. Hatta gittiğinizde Podgorica’da Milan’ın barına uğrayıp, dost bir yüzle de selamlaşabilirsiniz.

 


Haberi Paylaş