PELİN YÜCE

Şimdi neredelerde yeni yılın ilk konuğu voleybolculuk yaşamında örnek olmuş bir sporcu, şimdilerde ise başarılı bir iş kadını olan Pelin Yüce.

Voleybolu bıraktıktan sonra pek ortalarda gözükmeyen Yüce, son zamanlarda salonlara geri döndü ve nerede ne yaptığını sitemize anlattı.

2006 yılında Unitim Holding’e bağlı bir şirkette çalışma teklifi alan Pelin Yüce, 6 aylık bir düşünme döneminin sonunda voleybolu bırakarak iş hayatına atılmaya karar vermiş.
Yüce o dönemi şöyle anlatıyor; ‘’ Unitim Holding 3-4 sene önce çok büyük bir atılım yaptı. Holding sahibi de benim akrabam. Gel benle çalış diye çok ısrar etti. 6 ay ısrar etti ve ben bu dönemde ne yapayım diye çok düşündüm. Sonunda karar verdim ama önce İngilizcemi geliştirmek için Amerika’ya gitmeye karar verdim. Çünkü İngilizlerle çalışacaktım. 2-3 ay Amerika’da kaldım. O dönemde benim antrenörlük yapmak için Amerika’ya gittiğimi zannettiler. Orada antrenörlük yapmamı isteyen yerler de vardı ama ben antrenörlükten anlayan biri değilim. Antrenörlük için gitmedim oraya. 2006’nın eylül ayında orada çalışmaya başladım.’’

Eski Milli voleybolcu Yüce Unitim Holdin’e bağlı Servist Turizm Hakkason Restoran’ta operasyonda çalışıyor. Hemen soruyoruz. Operasyonda çalışmak ne demek?
Yüce: “Hakkason bir Çin Restorant’ı. İlki Londra’da açıldı, ikincisi Türkiye’de. Gelen müşteriler için önlerine çıkması için ne gerekiyorsa bunlarla ilgileniyorum. İthalat, satın alma, personel kıyafetleri, oradaki müzik, teknik, her konuda söz sahibiyim. Her şeyi ile ilgileniyorum. Operasyon bu demek.’’

Pelin Yüce hemen işinden çok memnun olduğunu ekliyor. Ve hatta şöyle bir açıklama yapıyor. “23 sene voleybol oynadım ve o voleybolculuk hayatım boyunca hep merak ederdim acaba başka bir işte başarılı olacak mıyım diye. Bunu görmem için çok büyük bir fırsattı benim için. Aradan geçen zaman boyunca geriye doğru dönüp baktığımda işimde başarılı olduğumu da düşünüyorum.’’

11 yaşında topu eline aldığı günden 34 yaşına kadar bir fiil voleybol oynamış ve kariyeri başarılarla dolu bir voleybolcunun başarısız olacağına tabii ki ihtimal vermiyoruz.
İş yaşamından memnun olan Pelin Yüce peki voleybolu özlüyor muydu?
İşte Yüce’nin cevabı; “İş hayatına başladığım 2 sene boyunca hiç voleybolla ilgili bir şey yapmaya fırsat bulamadım. Çok yoğunduk 3 açılış, 2 devir yaptık. Geçen seneden itibaren play-off’larla birlikte voleybol maçlarına gelmeye başladım. Buraya gelene kadar özlediğimin farkında değildim açıkçası ama buraya geldiğimde anladım ki hakikaten özlemişim. Çünkü ne olursa olsun 11 yaşımdan 34 yaşıma kadar bu işin içindeydim. Buradaki birçok insan benim ikinci ailem gibi. Özlediğimi şimdi anlıyorum.’’

Ya tekrar voleybol camiasının içinde olmak ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
“Tekrar voleybolun içinde olabilirim tabii. İlk başlarda tamam voleybolu bıraktım artık iyi bir işim var diyordum ama tekrar salona gelmeye başladığımdan beri tekrardan o duyguyu içimde hissedince tabii ki olabilir diye düşünüyorum.”

Voleybol yaşantısında önemli işler başarmış Pelin Yüce tekrar voleybol camiasının içinde olmayı düşündüğünde insan ilişkileri ve yöneticilik yönünün kuvvetli olmasından dolayı ya kulüp menajerliği ya da oyuncu menajerliği yapabileceğini ifade ediyor.

Voleybol camiasında çok değerli dostları olduğunu da ifade eden Yüce arkadaşlıkları ile ilgili olarak ise şunları söylüyor;  “Bunca yıl birlikte olduğum dost diyebileceğim bütün arkadaşlarım bu camiadan. O yüzden bütün arkadaşlarımla görüşüyorum. Mesela Arzu ile 30 seneye yakın bir birlikteliğimiz var. Bu insanlara sırtını dönemiyorsun bu dostluklar bu zamanda kolay kurulmuyor.’’

Ve Pelin Yüce’den sitemiz aracılığı ile son bir mesaj:
“Ben genç  nesilden çok ailelere bir şeyler söylemek istiyorum. Dünya son 15-20 senede çok değişti. Çocuklar şu anda birçok imkana sahipler. İnternet denen olayın zehir gibi bir şey olduğunu düşünüyorum. Gençlerin enerjileri çok yüksek ve bu enerjileri doğru yere aktarmak gerektiğine inanıyorum.  Burada görevde tabii ki ailelere düşüyor. Aileler çocuklarına profesyonel anlamda ya da amatör olarak ne olursa olsun spor yaptırmalı. Gençler bu enerjilerini spora aktarmalı ki kötü anlamda değişen günümüz ortamından korunabilsinler. Ayrıca bütün sporcu arkadaşlarıma dönüp baktığım zaman hepimiz çok genç yaşta ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrendik. Bunları bize sadece ailelerimiz değil birlikte voleybol oynadığımız ablalarımız, ağabeylerimiz, antrenörlerimiz, yöneticilerimiz sağladı. Sporun kişilik gelişiminde büyük rol oynadığını düşünüyorum. İsterlerse spor yaşamına devam etsinler, isterlerse okulu tercih etsinler ama her çocuğun belli bir yaşa kadar spor disiplinini almasını bunu yaşaması gerektiğini düşünüyorum.”


Haberi Paylaş