Proloterapi

Proloterapi veya proliferatif tedavi ligaman ve tendonlara yeni hücre gelişimini sağlayacak özellikte bir takım solüsyonların enjeksiyonuna dayanır. Yöntem, etkisini tendon ve ligamanlar adını verdiğimiz kas ve eklemler ile yakın ilişkide bulunan konnektif dokular üzerinden gösterir. Semielastik yapıda olan tendon ve ligamanlar akut veya kronik hasarlara bağlı olarak kasılır ve zayıflar. Bu durumda tendon ve ligamanların iskelet hareketleri üzerindeki desteğinin azalması sonucunda eklem bölgelerinde ağrılar oluşmaya başlar. Bu tedavi ile doğal iyileşme siklüsü hızlanır, ağrı azalır, eklem bağ ve yapıları kuvvetlenir, sıkılaşır, hareket açıklığı artar. Bu ağrılar özellikle diz, omuz, bel, dirsek, ayak bileği, boyun bölgelerinde kendini gösterir.

Proloterapide enjekte edilen karışım lokal anestezik ve proliferant denilen irrite edici madde içerir. Lokal anestezik madde tetik nokta sonucu oluşan ağrı-spazm-ağrı kısır döngüsünü etkilerken, proliferant, ağrıya kaynak oluşturan ligaman veya tendonun güçlenmesini, bozulmuş olan yapısının tekrar eski hale gelmesini sağlar. Bu teknikte genellikle % 15-25 Dextroz (şekerli su) kullanılır. Enjeksiyon yeri ligament ya da tendonların kemikle birleştiği eklem kapsülü veya eklem içleridir. Bu tedavi yönteminin ciddi bir yan etkisi yoktur, oldukça güvenilirdir. Tedavi etkisini 15 gün sonra göstermeye başlar. İşlem uygulanırken hastada iğnelerin etkisine bağlı olarak biraz ağrı oluşturabilir. Genellikle 3 uygulamadan sonra çok iyi sonuçlar alınmaktadır. İşlem sayısı hastanın durumuna göre arttırılabilinir. Bazı klinisyenler proloterapinin kronik ağrılara sahip yaşlı hastalarda da etkili bir yöntem olduğunu ileri sürmektedirler.

Proloterapi; artrit (kireçlenme), eklem dejenerasyonu, tendinit (tenisçi dirseği), golfçü dirseği, bursit, bel ağrısı (bel fıtığı), boyun fıtığı, diz ve ayak bileği eklem gevşekliklerinde, osteitis pubis de, baş ağrıları vb. durumlarda kullanılır.

Dr. Ateş ŞENDİL


Haberi Paylaş