Rehavet bitince

Hafta içinde Polonya biletini cebine koyan Vakıfbank, beklendiği üzere Galatasaray Daikin’i de rahat geçti. İlk iki seti ortaya koyup maçtaki çekişmeden bahsedenler, Vakıfbank’ın rotasyonunu ve rehavetini göz önüne almamış diyebiliriz.

Rehavet olmasa

İkinci altısı bile GS Daikin’e kafa tutabilecek Vakıfbank’ın set kaybetmesi normal karşılanabilir mi? B planı olmadan kaderini yabancılara dayalı köşe hücumlar ve Elitsa Vasileva’nın üzerine atılacak servislere bağlayan GS Daikin, maçın başında aklı hala Perşembe gününde kalmış Vakıfbank’a iyi kafa tuttu. Ancak kapasitesini çok kısıtlı bir zaman dahi olsa sahaya yansıtan son şampiyon, bu maçı öyle ya da böyle kazanacaktı. Uzayan ralliler ve setler de sarı siyahlı takımın yanındaydı. Geniş rotasyonla oynayan ve fizik gücü yüksek rakibe karşı uzayan her sayı, sarı kırmızılıların gücünden alıp götürüyordu.

Bu handikapların fazlaca gün yüzüne çıkmadığı ilk sette Sheilla Castro ve Vasileva başta olmak üzere Vakıfbanklı oyuncuların rehavetini iyi değerlendiren Cimbom, son anlarında zorluk yaşadığı bölümü hatasız geçti ve kazandı. Ancak ikinci setten itibaren “Giovannisilin” ilacını devreye sokan Vakıfbank, oyuncuların kendine gelmesini sağladı ve maçı kayıpsız noktaladı. Bu tarz acı ilaçların oyuncular üzerinde uyarıcı etki yaptığı doğrudur. Ancak FB Grundig karşısında alınan fazla doz, sarı siyahlı oyuncularda neredeyse bir zehirlenmeye yol açıyordu. Bu nedenle İtalyan antrenörün stres seviyesini ayarlamakta fayda var.

Sonuç

Bu maçla ilgili teknik-taktik konuşmaya ve yazmaya gerek yok. İki takım ayrı yerlerde ayrı amaçlar için ter döküyor. Play-off’ta birkaç kez daha karşılaşması muhtemel bu iki takımdan GS Daikin umutsuzca Şampiyonlar Ligi’ni kovalarken Vakıfbank peş peşe şampiyonlukları hedefliyor.

Yenerken iyi de ya yenilince?

Galatasaraylı az sayıda taraftar, takımını maçın başından sonuna dek destekledi bugünkü maçta. İlk iki set herkesin gıpta ile baktığı tezahüratlarda bulundu sarı kırmızılılar. Ne bir küfür vardı, ne de bir hakaret. Ancak üçüncü setten itibaren takım düşüşe geçince naftalinli sinkaflar ortaya çıktı yeniden. Maç sonuna kadar da durmak bitmedi. İlk iki setteki vakur duruşa yakışmadı açıkçası.

İstatistik ve site üzerine

TVF’nin resmi internet sitesinde yaptığı değişiklikler, çoğu zaman biz medya mensuplarının işini kolaylaştırıyor. Ancak efektik bir kullanım için yaşanan aksaklıklarada anında müdahale edilmesi gerekiyor. Mesela GS Daikin-Vakıfbank maçı ile aynı anda oynanan Beşiktaş-FB Grundig mücadelesinin sonucuna bakıyorsunuz, maçı 3-0 Beşiktaş kazanmış görünüyor. Halbuki doğrusu FB Grundig’in aynı skorla kazandığı şeklinde olacak. Bunu bilmeyen, bizler gibi araştırmayan (zira sonuç 5-10 dakika sonra düzeltildi) ve maçlara gelme şansı olmayan diğer medya kuruluşları o anda alıp kullansa ne olacak? O insanları sorumlu olduğu kişilere karşı mahçup etmeye gerek yok, dolayısıyla bu tarz durumlarda daha dikkatli davranmak şart.

Yine aynı şekilde sitede puan durumları yer alıyor. Oradaki bir takımın üzerine tıkladığınızda o takımın oynadığı ve oynayacağı maçları görebiliyordunuz önceden. Ancak nedendir bilinmez, bu bölüm artık işlevini yerine getirmiyor. Gerçekten çok faydalı bir işlevi olan bu kısmın çalışır hale getirilmesi önemli.

Bu hatalar olmamalıydı

İlk iki set yakın skorlarla bitmiş gibi görünse de genelde yönetmesi zahmetsiz bir maçtı hakemler için. Buna karşın;

-İlk sette skor 11:6 iken Naz Akyol’a çalınan faul doğru idi. Ancak aynı pası 15:13 iken Caterina Bosetti atınca düdük sesi duyulmadı.
-İkinci sette Akyol’un eli bir kez daha ikiledi 18:21’de pası atarken. Düdük gelmedi. Bunu aklında tutan maçın baş hakemi Bülent Bozkurt, üçüncü setin başında helalleşmek adına 0:0 iken olmayan bir faul çaldı. Hatayı bir başka hata ile telafi etti!
-Buna kızan Vakıfbank koçu Giovanni Guidetti, 15:19’da Nursevil Aydınlar’ın attığı pasa itirazda bulundu. Ancak itiraz Bozkurt’u kızdırdı ve İtalyan koça bir sarı kart çıktı. Garip olan, Bozkurt’un kartı göstermek için oyunda olan kaptan Gözde Sonsırma yerine Akyol’u yanına çağırmasıydı. Kenardan bizim uyarımızla Sonsırma hakemin yanına gitmek istemesine ve Akyol’un “Kaptan ben değilim” demesine rağmen Bozkurt’un kızgınlığı bunları duymazdan gelmesine neden oldu. Bizlere de gülmek düştü.

Hakemlerin fark etmediği bir pozisyonda ise (ilk sette 14:8) iken Ceren Kestirengöz file altında bir topu kurtarmak için hamle yaptı. GS Daikin antrenörü Massimo Barbolini, itiraz için sesini hakemlere duyuramayınca derdini MHGK gözlemcisi Ümit Sokullu’ya anlatmaya çalıştı. Ancak Sokullu, Barbolini’nin itirazının yersiz olduğunu belirten imalarda bulundu.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş