Servisler yağmur gibi yağdı

Son günlerde bir hayli popüler olan füze saldırıları, Vakıfbank için hiç de hayırlı olmadı play off yarı final ilk maçında. Zira füzelerden ilham alan Galatasaray baş antrenörü Ataman Güneyligil, Vakıfbank’ı imha taktiğini füzeyi andıran servisler üzerine kurup muhteşem bir zafere imza attı Burhan Felek’te.

Servislere kadar

Vakıfbank’ın Milena Rasic’i arayacağı baştan belliydi. Ancak Ting Zhu, Lonneke Slöetjes ve Kübra Çalışkan’ın hücumları ve sarı siyahlıların yüksek blok kapasitesi, manşet gelmediğinde yalnızca Nadia Centoni’nin eline bakacak bir Galatasaray’a göre birkaç adım öndeydi. Nitekim son haftaların üç formda ismi, sırasıyla %59, %58 ve %75 ile hücum etti. Ancak manşet sıkıntısı, Giovanni Guidetti’yi Zhu’yu korumak adına Slöetjes’i Kimberly Hill ile değiştirmeye mecbur etti. Bunun sonucunda ise manşet problemi çözülemediği gibi hücum da sadece Çinli yıldızın eline kaldı. Bunun sonucunda set sonlarında yorulan Zhu, tahmin edilmeyecek topları dışarı vurdu.

Bombardıman

Galatasaray, takım halinde tarihinin en etkili servislerini kullandı desek yanılma payımız düşük olur. Zaman zaman görülen istisnalar haricinde Sinead Jack’in başlatıığı servis bombardımanı, Gamze Alikaya, Charlotte Leys ve Aslı Kalaç ile kesintisiz devam etti. Galatasaray’ın lokomotifi Centoni ve Güldeniz Önal’ın taktik servisleri de eklenince Vakıfbank adeta paralize oldu. Etkili hücum kullanamadan karşıya gönderdiği toplarda ise Galatasaray’ın genç pasörü Alikaya’nın antenin yarı yükseliğinde servis ettiği hızlı paslara çözüm bulamadı. Bunun sonucunda Jack, Leys, Kalaç’ın Vakıfbank gibi bir rakibe karşı ürettiği kırma sayılar (Break Point), %59 gibi olağanüstü bir değere çıktı. (Maç genelinde %43) sadece bu istatistik dahi Cimbomun nasıl servis attığına dair iyi bir ipucu olabilir.

Genel istatistiklerini yalanlarcasına Jack %71, Kalaç %73, Önal ise %65 ile hücum etti. Düşünün ki, Önal’ın ilk sette vurduğu 5 topun tamamı sayı oldu.

Galatasaray’da oyuna giren her oyuncu kusursuzdu bugünkü maçta. Servis için giren Ada Germen ve pozisyon gereği gelen Seda Aslanyürek ve Nursevil Aydınlar da görevini layıkıyla yaptı.

Maçın her setine daha hızlı başlayan Vakıfbank ise sadece Galatasaray’ın servislerine cevap veremedi. Zira bugün Galatasaray’ın karşısında hangi takım olursa olsun şansı yoktu. Kullandığı servislerle Galatasaray, rakibine karşı müthiş bir psikolojik üstünlük kurdu. Öyle ki, son sette skor 8:14 Vakıfbank lehine iken bile çok kısa zamanda rahatça geri döndü sarı kırmızılılar. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Guidetti elindeki imkanları sonuna kadar kullandı. Manşetinden hoşnut olmadığı libero Gizem Örge’yi kenara alıp Ayça Aykaç’ı denedi İtalyan çalıştırıcı ama Aykaç da derdine deva olamadı. Bloğu yükseltip hücumu hızlandırabilmek adına Melis Gürkaynak’ı çıkarıp Özgenur Yurtdagülen’i sürdü sahaya. Ancak sorunu çözecek hamle bu da değildi. Guidetti’nin eleştirilebilecek uygulamaları neden Rasic’i oynatmadığı ve manşetin sıkıştığı noktada neden Cansu Çetin’i geride değerlendirmediği olacaktır. Rasic’in Şampiyonlar Ligi nedeniyle riske atılmaması anlaşılabilir. Ancak Çetin’in neden oyuna dahil olmadığı sorgulanır.

Centoni büyük güç

İtalyan pasör çaprazı 36 yaşında ve pozisyonundaki diğer oyunculara göre kısa olduğu söylenebilir. Ancak müthiş tecrübesi ve üstün tekniği ile hala takımının en büyük kozu durumunda. Profesyonelliği ile çocuğu yaşındaki oyunculara taş çıkartacak bir performans sergiliyor. Genç bir kadroyu hedefleyen Galatasaray’ın neden bu kadar yaşlı bir oyuncuyu kadrosunda tuttuğunu eleştirenlere en güzel cevabı sahada veriyor. Genç voleybolcuların Centoni’yi her platformda (ısınma, antrenman, maç vb.) takip etmesi, gelişmelerine mutlaka katkıda bulunacaktır diye düşünüyorum.

Rövanş

Eğer Galatasaray Çarşamba günü de böyle servis atarsa, finale çıkması büyük ihtimal. Sadece skor olarak değil, psikolojik olarak da maça geride başlayacak olan Vakıfbank’ın aynı seviyede servis kullanması şart. Neticede Galatasaray’a iki set ya da oynanması muhtemel altın seti kazanması yetiyor final için. Vakıfbank’ın ise maç genelinde rakibine psikolojik anlamda bir üstünlük kurup ilk bölümü kazanması, sonrasında ise oynanacak altın sete hızlı bir giriş yapması gerekiyor.

Tarih tekerrürden mi ibaret?

Giovanni Guidetti’nin Türkiye macerası, 2008-2009 sezonunda Vakıfbank Güneş Sigorta ile başlamıştı. O yıl normal sezonu lider bitiren Vakıfbank Güneş Sigorta, play off’a son sıradan giren Galatasaray ile eşleşmişti. Herkes Vakıfbank’ın iki rahat maç sonunda yarı finale kalacağını düşünüyordu zira sarı siyahlılar, Galatasaray ile ligde oynadığı iki maçı da net skorlarla kazanmıştı. (3:0 ve 3:1) O günkü Galatasaray, öylesine kırılgan bir yapıya sahipti ki, kendi evinde Eczacıbaşı Zentiva ile oynadığı maçın ilk setinde 23:12 önde iken bir sayı dahi kazanamamış, seti 23:25 kaybetmişti. (Vakıfbank’ın şu anki kadrosundan Naz Aydemir Eczacıbaşı Zentiva, Melis Gürkaynak ise Galatasaray forması giyiyordu) Ancak rahat eşleşme olacağını düşünen tüm voleybol camiası yanıldı. 02.04.2009 günü oynanan ve 3-2 kaybedilen ilk maçtan sonra daha da cesur oynayan Galatasaray, 05.04.2009 ve hemen ertesi gün oynanan (06.04.2009) her iki maçı da 3-2 kazanarak Türk voleybol tarihinin en büyük sürprizine imza atmış, Guidetti’ye ise Türkiye’deki ilk şokunu yaşatmıştı.

Şu anki Galatasaray elbette daha güçlü. Eşleşme de yarı final. Ancak olası bir Galatasaray zaferi, o günleri yaşayan ve hatırlayan herkesin aklına 8 yıl önceki bu eşleşmeyi getirecektir.

GDS kavga çıkarır

Görüntülü Değerlendirme Sistemi (GDS), faydası kesinlikle tartışılmaz bir uygulama. Ancak hakemlerin çoğu kararına yapılabilen itirazlarda, sistem yeterli düzeyde iyi görüntü vermez ise adeta işkenceye dönüşüyor. Böyle durumlarda oyuncular ve kenar yönetimleri bir türlü ikna olmuyor karara, neticesinde de hakemler sıkıntıya düşüyor.

Bizde kullanılan sistem göz önüne alınırsa, çizgiye basma-hücum çizgisi ihlali, içeride-dışarıda ve fileye temas kararlarında sıkıntı yok. Zira o anı yakalayıp temas anında görüntüyü donduruyorsunuz, herşey net bir şekilde anlaşılıyor. Ancak elden dışarı itirazlarının sonucu bir türlü anlaşılamıyor.

Bunun sebepleri;
– Kamera çözünürlüğünün yeterince iyi olmaması
– Görüntüyü yeterli düzeyde yavaşlatma uygulamasının (super slow) olmaması olabilir.

Sebep ne olursa olsun, bu tartışmaların önüne geçmek şart. Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) önümüzdeki sezon ya daha iyi kameralar denemeli ya da takımlara elden dışarı durumlarında itiraz hakkı tanımamalı.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com


Haberi Paylaş