Voleybol Antrenörünün Kendini Geliştirme Alanları

Antrenör en alttan başlasa da kendini geliştirmek için aşama aşama ilerlemesi gerekir. Buna karşın çoğu voleybol antrenörü, bir kademede takılıp kalır. Her alanda olduğu gibi bizim alanımızda da “alçak dalları seven kanadı zayıf kuşlar” bulunmaktadır. Geniş bilgisi ve yeteneği olmayan! Güçlü fiziği, normal zekaya sahip herkes antrenörlük yapabiliyor. Örnekleri ülkemizde çoktur! Bir terslik var bu konuda. Bilgisi, yeteneği ve donanımı olmayanlar olanlardan daha güçlü, bu konuda ciddi eğitimler almış pek çok antrenörlerimizin olduğunu biliyoruz. Gerçekten voleybolu gönülden yapacak ve sevecek kişilere ihtiyaç var. Ama dünyada hiçbir yerde kaliteli mal ve hizmeti değerinin altına alamazsınız. Bir sınıflama yaptık bu sınıflamaya da fark ettirmek için yaptık. Voleybol antrenörünün gelişmişlik seviyelerine göre beş guruba ayırabiliriz

1.Slogancılar;
İçi boş ama sevimli sözlerin, yüksek sesle abartılı el-kol hareketleriyle anlatıldığı seviyedir. Bu kişiler amigoya benzer. Yumrukları sıkılmış, kolları havada savurup “Yapmalısın! Yapmalısın!” derler. Sözlerinde bin vatlı motivasyon, birkaç gram mantık bulunur! Anti-entelektül antrenörlerdir. Genelde ‘‘ver coşkuyu bana!”derler.

2.Kilişeciler;
Coşkulu fiziksel gösterileri azalmıştır ama temel kişisel seviyesine ancak ulaşmıştır. “İstersen olur, asla vazgeçme, inanmak başarmanın yarısıdır” gibi metot öğretmeyen genellemeleri kullanırlar. Umut iyi bir kahvaltı olabilir ama kötü bir akşam yemeğidir (Becon). Mesleğinin yirminci yılında hala bu tür şeyler tekrarlanıyorsa “kafadan kaybeden” olduğunuzu bilmiyor olabilirsiniz. Voleybol antrenörlüğü için daha fazla detay hakimiyetine ve strateji gerekir. Klişe cümlelerle bir amaca veya sonuca yürümek baltayla beyin ameliyatı yapma benzemektedir. Sanırım bizde bunu yapıyoruz.

3.Taklitçiler;
Burada antrenörler telkin seviyesini aşmış, taktik ve teknik temelli düşünmeye başlamıştır. Bu seviyeye gelmiş bir voleybol antrenörünün, neyi niçin yapmak istediğini çok iyi bilmektedir. Antrenör tek bir şeyle ilgilenmektedir: Nasıl yapılır? Antrenörlük için en iyi ve en yeni yöntemi aramaktadır. Bu antrenörler; bana ne yapacağımı anlatma, onu bende biliyorum, nasıl yapacağıma dair bilmediğim bir şey söyle derler. Belki de sporcularım; detaylı sorularıyla beni geliştiriyorlar. Bu seviyede yol yordam gösterene, taktik ve teknik öğretene değer verirler. Burada antrenörler, kestirme yolların peşindedirler. Kendisine çakallık öğretenin zekasına hayranlık duyarlar maalesef. Antrenörler kendini geliştirmeyi sevmiyorsa zamanla çakallık sanatında ustalaşırlar. Dürüst ve çalışkan olanlar ise, aslanlar gibi avlanmayı öğrenen, gerçek eğitim arayışı içindedirler.

4.Bilimsel ve Sistemli Çalışanlar;
Antrenörlüğe, bilimsel ve sistematik bakan, iyi eğitimli bilinçli antrenörlerdir. Sonuçların tek sebeple değil, çok faktör etkileşimiyle oluştuğunu bilirler. Sonuca ulaşmak için bir eğitimci gibi düşünürler. Yüzlerce farklı sebep, farklı etki oranı, belli aşamadan sonra istenen sonuçları oluşturmaktadır. Kazanmak için çok çalış yeter der. Kazanmak için voleybolun pratiği kadar teorisiyle de ilgilenir. Neyi, niçin, nasıl yaptığını bilen antrenörlerdir. Uluslar arası camiada en çok tercih edilen antrenörlerdir. Ama bizim için geçerli midir?

5.Aşmışlar;
Bir zamanlar büyük müsabakalar kazanıp, sonra başarının da ötesine de geçmiş antrenörlerdir. Büyük işler yaptıktan sonra bilinçli olarak ölçek küçültmeyi seçmiş antrenörlerdir. Başkalarına (yöneticilere vb.) kendini kanıtlamak veya maç kazanmak gibi alışkanlıkların ötesine geçmiştir. Bilgi birikimiyle sentezleyip, bir yaşam biçimine geçen antrenörlerdir. Başarıya değer verirler ama esiri olmazlar. Kazandıkça sahip oldukları üne teslim olmazlar. Bu tip antrenörler her şeye sahip olmak isteyenler gibi başlar, istediklerini yaptıktan sonra kendisi için en ideal seçimi yaparak bitirirler. Hırs ve haz peşindeki hayattan, daha estetik bir hayata geçerler. Antrenörlük varılması gereken bir sonuç değil, bir tercihtir. Bilgi birikimleri yüksek ama hırsları ortalama antrenörlerin yoludur.

Başarı piramidinde, çoğu antrenör en dipten başlar. Zamanla zekasına, kendini geliştirmesine ve skor tabelasına göre kategoriye yerleşir. Çoğu antrenör soluğunun yettiği yerde, ömür boyu ikamet eder. Belki de orada biraz soluklanıp bir üst seviyeyi zorlar. Ta ki ait olduğu yeri buluncaya kadar.

Antrenörlerin çoğu gerçekten başarılı olmayı değil, başarılıymış gibi görünmeye çalışır. Bir antrenör olarak başarılı görünmeyi değil, başarılı olmaya çalışın.

Voleybol dolu günler dileğimle.

(Kaynak:Başarı Bilgesi….M.Sekman)

Dr. Barbaros Çelenk
H.Ü Spor Bilimleri Fakültesi


Haberi Paylaş