“Yine bir Türk takımının gümbür gümbür geldiğini gösterdik”

Onlar Yıldız Millli Takımının iki başarılı oyuncusu, onlar TVF Spor Lisesi projesinin değerli iki sporcusu, onlar Türk Milli Takımının gelecekteki isimleri, onlar Türkiye’nin küçük sultanları; Rida Erlalelitepe ve Arelya Karasoy.

Milli Takım kariyerlerine Balkan Şampiyonası ile başlayan küçük sultanlar gelecek için rakiplerine şimdiden göz dağı verdiler.

Voleybol için çarpan bu iki küçük kalp ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte Rida Erlalelitepe ve Arelya Karasoy’un voleybol serüveni hakkında bilinmeyenler:


-Öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz?

Arelya Karasoy: 14 Aralık 1996 Ankara doğumluyum ama ailece Egeliyiz. Babam Havacılık Mühendisi, annem Ekonomist. Her ikisi de eski voleybolcu. 6 yaşında Elaya adında bir kız kardeşim var. ODTÜ Ritmik Jimnastik Kulübünde 1 yıldır jimnastik yapıyor. İlköğretim 8. sınıfa kadar ODTÜ Koleji’ndeydim, daha sonra voleybol bursu ile Ankara Atek Koleji’ne geçtim ve en son TVF Yıldız Milli Takım Projesi çerçevesinde takım arkadaşlarımla birlikte Ankara Doğa Koleji’nde eğitimime devam etmekteyim. Son iki senedir, Federasyon Yıldız Milli Takım Projesi çerçevesinde TVF Spor Lisesi Voleybol İhtisas Kulübü adına ikinci ligde voleybol kariyerime devam ediyorum.

Rida Erlalelitepe: 22 Temmuz 1996 İzmir doğumluyum. Annem ev hanımı babamın kendine ait işyeri var. Annem eski voleybolcu babamda eski basketbolcu. 1. sınıftan 6. sınıfa kadar İzmir’de Agah Efendi İlköğretim okuluna gittim. 7 ve 8. sınıfta ise voleybol bursuyla Özel Bornova İlköğretim Okulu’na gittim. 2 senedir TVF Spor Lisesi projesindeyim. Takım arkadaşlarımla birlikte Ankara Doğa Koleji’nde okuyorum.

-Voleybola nasıl başladınız?

Arelya Karasoy: Voleybola, boyumun yaşıtlarımın içinde uzun olmasının da etkisiyle, 8 yaşında ODTÜ Koleji’nde okul takımında başladım. Annemin Emlak Bankası Spor Kulübünden eski antrenörü ve babamın takım arkadaşı olan Barbaros Çelenk’in yönlendirmesiyle, 10 yaşında Ankara Vakıfbank Spor Kulübü’nde de oynamaya başladım. 4 yıl küçük, yıldız ve genç takımlarda arkadaşlarımla birlikte mücadele ettim. Ankara Vakıfbank ile küçüklerde bir Türkiye şampiyonluğum ve yıldızlarda bir Türkiye ikinciliğim var. Okullarda ise Atek Koleji ile Türkiye üçüncülüğü, Doğa Koleji ile iki Türkiye üçüncülüğü derecem var.

Rida Erlalelitepe: 12 yaşındayken annemin ve babamın eski antrenörü Yaşar Ergün sayesinde Arkas Spor Kulübünde voleybola başladım. Arkas’ta 4 yıl forma giydim. 2 senedir de 2013’deki Yıldızlar Avrupa ve Dünya Şampiyonası için TVF Spor Lisesi projesindeyim. Arkas Yaş grubunda Türkiye 3.lüğümüz, yıldızlarda ise Türkiye 6.lığımız var. Okullarda da Bornova Koleji olarak Türkiye 3.lüğümüz Ankara Doğa Koleji olarak ta iki kere Türkiye 3.lüğümüz var.

-Milli takım serüveninizden bahsedebilir misiniz?

Arelya Karasoy: Yıldız Milli takım altyapı portalına 2009 yılında yapılan Federasyon İl Karmaları Projesi çerçevesinde yapılan elemeler sonucunda katıldım. İlk milli formamı 2011’de Arnavutluk’daki Yıldız Kızlar Balkan Şampiyonası’nda giydim. Milli takım seviyesinde ikinci tecrübem ise geçen ay Karadağ’daki Balkan şampiyonasıydı. Yıldız Milli takım çerçevesinde öncelikle 2009 yılından itibaren her yıl hem kış hem de yaz döneminde kısa ve uzun süreli gelişim kamplarımız oluyor. 2011 yılı Aralık ayında Rusya ile Temmuz sonunda ise Çin ile ikili mili takım kampı gerçekleştirdik. Diğer yandan bu ayın sonunda yine yıldız mili takım ile Ankara’da 4’lü bir turnuvamız olacak. 2013 yılı, Yıldız takımlar için Avrupa ve Dünya Şampiyonası yılı olacağından, önümüzdeki süreçte de ikili kamplarımız ve hazırlık turnuvalarımız devam edecek. Diğer yandan yıldız milli takım oyuncularının oluşturduğu TVF projesinde iki yıldır yer almaktayım ve 2. Ligde mücadele ederek 2013 yılındaki şampiyonalara hazırlanıyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse, Voleybol Federasyonu’nun eli sürekli olarak üzerimizde diyebiliriz. Milli takım antrenörleri de TVF antrenörleri ile birlikte belirli aralıklarda performans ölçümlerimizi yapıp, Federasyona değerlendirme raporlamalarını yapmaktadırlar. Tüm yıldız milli takım arkadaşlarımla birlikte bireysel olarak ayrı ayrı yapılan bir gelişim planlaması çerçevesinde hedefimize doğru ilerliyoruz.

Rida Erlalelitepe: 2009 yılında Hacettepe’de yapılan İl Karmaları Şenliğine gittim ve orda seçilerek Yıldız Milli Takım Aday Kadrosunda bulunmaya hak kazandım. O zamandan beri yaşıtlarım arasındaki bütün kamplara geliyorum. İlk milli formamı geçen seneki Arnavutluk’ta yapılan Yıldız Kızlar Balkan Şampiyonası’nda giydim. Onun dışında yaşıtlarımızla yapılan Rusya ikili kampı ve Belçika’daki özel turnuvada forma giymeyi başardım. Son olarak ta Karadağ’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda yine forma giyme hakkı kazandım. Milli takımda olmaktan gurur duyuyorum. Ay yıldızlı formayı giymek gerçekten farklı bir gurur. Yıldızlar, Gençler ve A takım seviyesinde milli formayı giymek şuan ki en büyük isteğim. Ayrıca böyle bir ülkenin vatandaşı olduğum için gurur duyuyorum.

-Balkan Şampiyonası sizin için nasıl geçti?

Arelya Karasoy: Balkan Şampiyonası bizim kendi yaş grubumuzla (1996-1997 doğumlular) oynadığımız ilk turnuvamızdı. Geçen yıl gittiğimiz Balkan şampiyonasında (bizden bir jenerasyon büyüklerin katıldığı) dördüncü olmuştuk. Bu seneki şampiyonda ise bu yılın en iyi performansını sergilediğimizi söyleyebilirim. Takım olarak daha motive, hırslı ve organizeydik. Turnuvanın ilk iki gününde Bosna Hersek ve Karadağ’ı 3-0 ile geçtik ve bu durum takımın özgüvenini epeyce artırdı. Daha sonra Bulgaristan ve Yunanistan ile yaptığımız 3-2’lik maçlarda ise takım olarak yaptığımız geri dönüşlerle birlikte mücadeleci gücümüz ve direncimiz arttı. En büyük rakiplerimizden biri olan Sırbistan’ı finalde 3-0 yenerek şampiyon olmamız da bunun en büyük göstergesidir.

Rida Erlalelitepe: Yaşıtlarımızla yaşadığımız ilk resmi turnuvaydı ve biz bu turnuvada şampiyon olduk. Ablalarımızın izinden gittiğimizi ve yine bir Türk takımının gümbür gümbür geldiğini bütün takımlara göstermiş olduk. Takım olarak maçlarda antrenmanlara göre daha hırslı ve daha mücadeleciydik. Bunun sonuncunda da şampiyon olduğumuzu düşünüyorum.

-Sahada size özel bir lakabınız var mı?

Arelya Karasoy: Evet, bana bazen antrenörlerim ve takım arkadaşlarım “Are” diye seslenir, kardeşim ise bebekliğinden kalan bir alışkanlıkla “Ada” diye seslenir.

Rida Erlalelitepe: İsmim ve soy ismim söylenmesi zor olduğundan takım arkadaşlarım genellikle kısaltarak kullanıyorlar. “Erlaleli” “Rid” veya “Red Kit” en çok söylenen lakaplarım. Özellikle soy ismime çok değişik şeyler bulunabiliyor. Özelliklede “Erlali” .

-Okul ve voleybol hayatınızı bir arada nasıl yürütüyorsunuz, zorlanıyor musunuz?

Arelya Karasoy: Okul ve voleybol hayatımı 8 yaşından bu yana bir arada yürütüyorum. Küçüklüğümden itibaren derslere yalnızca ben ve ailem değil antrenörlerimiz de çok önem verdiği için ikisini dengelemeye çalışıyorum. Yıl içinde kamplar ve turnuvalar nedeniyle, okulda geri kaldığım temel dersler için, sezon içinde etüd dersleri alıyorum, sezon sonlarında ise yoğunlaştırılmış ders takviyeleri ile eksik kaldığım dersleri tamamlıyorum. Artık bir sistem oturttuğumu söyleyebilirim.

Rida Erlalelitepe: 5. sınıftan beri voleybolla birlikte derslerimi idare ediyorum. Zorlandığım zamanlar tabiî ki oluyor ama ailemin ve okuldaki öğretmenlerimin yardımlarıyla derslerim rahat bir şekilde ilerliyor. Tam gün okula gidiyorum, okuldan hemen sonra antrenman yapıyorum. Akşam geç eve gelebiliyorum. Yemek yedikten ve duş aldıktan sonra yorgunluğuma göre derslerimi ayarlamaya çalışıyorum. Şuana kadar çok büyük bir problem olmadı. Turnuva zamanı kaçırdığımız dersleri de okula geldikten sonra öğretmenlerimizle bir zaman çizelgesi oluşturup ayarlıyoruz.

-Ailenizin voleybola bakış açısı nasıldır?

Arelya Karasoy: Ailenin sporcunun gelişiminde çok önemli bir yeri var. Annem de babam da eski voleybolcu oldukları için bana her konuda sonuna kadar destek veriyorlar. Hiçbir maçımı kaçırmazlar. Evde benim maçlarımdan oluşan yaklaşık 5 senelik bir video arşivimiz var. İstatistik tutmayı ve değerlendirmeyi 12 yaşımda babamdan öğrendim. Gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Yaptığımız sohbetlerden dinlediğimiz müziğe kadar ailecek paylaştığımız her şeyin mücadele etmekle, liderlikle, hedef koymakla ve dirençli olmakla ilgili bende bıraktığı bir iz vardır.

Rida Erlalelitepe: Annem eski voleybolcu olduğu için voleybolu çok seviyor. Babamda eski basketbolcu olması nedeniyle spora bir yatkınlığı var ve tabiî ki annem sayesinde voleybolu çok sevmiş. Ben ne kadar çok, iyi bir seviyede voleybolcu olmak istiyorsam en az onlarda benim kadar çok istiyorlar. Sırf Ankara’da voleybol oynayabilmem için annem benimle birlikte Ankara’ya taşındı. Babam da işinden zaman bulabildiği sürelerde yanımızda. Bu fedakarlığı yaptıkları için onlara çok minnet duyuyorum o yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

-Son olarak ne söylemek istersiniz?

Arelya Karasoy: Ben son olarak, benim yetişmemde emeği olan Ankara Vakıfbank Spor Kulübündeki ilk antrenörlerim Taner Atik, Turgay Aslanyürek, Sabahat Yılmaz, Zeycan Acar, Emir Altıntaş İnanç’a, TVF’de 2011 yılında bir arada çalıştığım Onur Çarıkçı’ya, geçen yıldan itibaren TVF’de elit sporcuların yetişmesinde bizlere doğru tekniğin ve çok tekrarın önemini özellikle öğreten Marco Motta’ya, Alper Erdoğuş’a, Emre Karagöz’e ve Milli takım seviyesinde ise 2 yıldır başarılarımızın arkasında olan ve bu yaz özellikle bizler için çok emek harcayan Şahin Çatma’ya çok teşekkür ediyorum. Yalnızca voleybol açısından değil, bana profesyonel hayata bakış ve duruş anlamında da yaptığı katkılardan dolayı Ankara Vakıfbank’daki antrenörüm Barbaros abinin yeri ise her zaman gönlümde ayrıdır. Sizlere de web sitenizde bana yer ayırdığınız için ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Rida Erlalelitepe: Ablalarımız sayesinde Avrupa ve Dünya Şampiyonası’na elemelere gitmeden katılma hakkına sahibiz. Orada da Türklüğümüzü gösterip hırsımızla ve mücadeleci ruhumuzla en iyi dereciği alacağımıza inanıyorum. Takımca yaptığımız her şey Avrupa ve Dünya Şampiyonası için. Elimizden gelenin en iyisiyle ve de Şampiyonluklarla Türkiye’ye gelmek istiyoruz.

Röportaj: Recep Ekin

 


Haberi Paylaş