Halkbank çok üstündü

Son haftaların müthiş takımı Galatasaray HDI Sigorta’nın ligin yenilgisiz tek takımı olan Halkbank’ı olabilecek en kötü gün ve saatte ağırlaması, fikstür ve Türk Voleybolu adına anlaşılması imkansız bir uygulama olarak kayda geçti. Maçın teknik-taktik yönden ortaya çıkardığı tek sonuç ise “Dağ fare doğurdu” şeklinde özetlenebilir sevgili voleybol severler.

TV için bile olsa….

Böylesi bir maçın Pazartesi günü saat 15.30’da oynatılmasının bir izahı olamaz. İşi gücü olan, okulu/kursu olan voleybol izleyicisi böylesi bir gün ve saatte nasıl gelsin salona? Sebep ne? TRT canlı yayını mı? Kesinlikle kabul edilemez. Zira maçı canlı yayımlayan TRT’nin spikeri bile salonda değildi! Stüdyodan anlattı maçı! Voleybolu geniş kitlelere böyle mi sevdireceğiz? Anadolu’da oynanan milli maçlar tıka basa dolu salonlarda oynanınca voleybolun ne kadar sevildiğini, voleybolun ne denli ilerlediğini anlatıyoruz, bu maç için ne diyeceğiz? Ülkede voleybol sevgisi bitti mi? Voleybol geriledi mi?

Bugünkü maçta salondaki seyirci sayısını ise aşağıdaki gibi bir formülle izah edebiliriz.

Salondaki seyirci sayısı < Oyuncular + Teknik ekipler + Basın + Görevliler + Emniyet güçleri

Bu servislere cevap veremezsen mağlubiyet kaçınılmaz olur

Aslında Cimbom, Maurice Torres’in servisleriyle maça iyi girmişti. Ancak Fernando Hernandez’in servis çizgisinin gerisinde açılması ve özellikle de genç Efe Bayram’ın hem servis hem de hücumda ortaya koyduğu performans, sarı kırmızılıların Halkbank karşısında oldukça yavaş görünmesine sebep oldu. Marko Sedlacek’in önce manşette, akabinde hücumda düşmesi, yerine giren Yasin Aydın’ın istenilen katkıyı sunamaması, Doğukan Ulu’nun hücum ritminin beklenenden uzak olması, Burutay Subaşı’nın zaman zaman attığı iyi servisler haricinde sahada görünmemesi, Murat Yenipazar’ın pas yüksekliğinin standarttan uzaklaşması gibi faktörler, Halkbank gibi bir rakip karşısında set kazanamamanın sebepleri olarak gösterilebilir. Porto Rikolu pasör çaprazı ve Emre Savaş’ın takım arkadaşlarından pozitif ayrışan performansları ise bırakım maç kazanmayı, set dahi getirmez Cimbom’un hanesine.

Bütün bu yukarıdaki sebeplerin ortaya çıkışı ise yalnızca sarı kırmızılı oyuncuların çok kötü bir gününde olması değil elbette. Nicolas Bruno ile başlayarak Efe Bayram ve Fernando Hernandez ile devam eden etkili servis yağmuru, Galatasaray HDI Sigorta’nın manşetten hücuma geçiş sekansına en büyük darbeyi vurdu. Hücumda neredeyse kolları soğuyan sarı kırmızılı oyuncular, topun yukarı kalktığı anlarda ya topu öldüremediler, ya da basit hata yaparak rakibi kalkındırdılar. Karşıdan etkili gelmeyen hücumları defanstan başta libero Caner Ergül olmak üzere iyi bir şekilde hücuma yönlendiren Ankara ekibi, deneyim abidesi Selçuk Keskin’in file önünde karşı bloğu çok rahat dağıtacak pasları ile sonuca rahat gitti. Aslen Bayram ve Bruno’nun hücumda vasat bir performans gösterdiği söylenebilir. Ancak genç smaçörün gerekli yerlerde takımını sırtlaması ve Arjantinli çaprazının rakibi bozan servislere liderliği, böylesi rahat bir galibiyet için yetti de arttı bile. Kübalı pasör çaprazı Hernandez ise sahanın en etkili ismi olarak kayda geçti.

Halkbank adına Graham Vigrass’ın etkili bir performans sergilediğini, Oğuzhan Karasu’nun ise çok kötü servislerle oyununu vasatın altında tuttuğunu da ayrıca belirtelim.

Kararsızlık yeniden sahnede

İlk sette skor 9:6 iken sarı kırmızılı takım sahasında 1 ve 2 numara arasında havaya kalkan bir top vardı. Önde olan pasör Yenipazar ve arkada bulunan çaprazı Torres aynı topa vurmaya kalkınca hem sayı rakibe gitti, hem de Porto Rikolu olası bir sakatlıktan kıl payı kurtuldu.

Aynı pozisyon, ikinci sette skor 11:19 iken bir kez daha yaşandı. Bu kez ne Yenipazar gitti topa, ne de Torres. Böylesi bir kararsızlığın ilk pozisyondan kaynaklandığını söylemek yanlış olmaz. Aslen yapılması gereken, ilk setteki topa Yenipazar’ın vurması idi. Zira önde havaya sıçrayan arkadaki oyuncuyu göremez ama arkadan topa gelen öndeki her durumda görür. Böylelikle de bir çarpışmayı engelleme şansına sahip olur.

Üçüncü set güme gitti

Ev sahibi takım yenildiğinden midir bilinmez, maçın 3.set istatistikleri ortaya çıkmadı bir türlü. Bu yazının bitirildiği 17.45’te bile girilmemişti üçüncü set istatistikleri TVF’nin resmi sitesine. Halbuki maç 17.00’de tamamlanmıştı. Böyle olunca da değerlendirmeler, yalnızca 2 set üzerinden yapılabildi ilgili yerlerde.

Hakkını tüketti, Akıncı yetişti

İkinci sette skor 6:8 iken Halkbank, iki GDS hakkını da tüketti. İtiraz ettiği 2 pozisyonda da yanılan Ankara ekibinin 9 sayı önde iken bir servisi dışarı gitti. Mavi beyazlılar itiraz etmek istediyse de hakkı kalmamıştı. Çizgi hakeminin kararına güvenmeyen baş hakem Erdal Akıncı, GDS’ye kendi inisiyatifiyle gidilmesini istedi. Neticede sayı Galatasaray HDI Sigorta’nın oldu. Ancak itiraz hakkını tüketmiş olan 9 sayı öndeki bir takım için, yani hiçbir şekilde kritik sayılamayacak bir karar için başhakemin GDS’ye başvurması, gereksiz diye nitelendirilebilecek bir hareket olarak akıllarda kaldı.

Atsa kimse bir şey diyemez

Maçın başından itibaren Fernando Hernandez ile Marko Sedlacek’in birbirlerine yaptığı jest ve mimikler, bir Halkbank sayısından sonra neredeyse fiziksel şiddet boyutuna varıyordu. Bu noktada karşı sahaya geçen Kübalı pasör çaprazının çok yanlış bir harekete imza attığını söyleyebiliriz. Başhakem Erdal Akıncı, her iki oyuncuya da kırmızı kart göstererek olayları soğuttu. Bu kartlar sarı-kırmızı olsaydı da kimsenin bu karara itirazı olamazdı, zira böylesi hareketlerin profesyonellikte yeri yok.

Bu noktada her iki kulüp yöneticilerinin/teknik adamlarının gerekli uyarıları yapması elzem gibi görünüyor.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com

Haberi Paylaş