Karayiplerdeki “Şeytan”: Joel Despaigne

Joel Charles Despaigne 2 Temmuz 1966’da doğdu ve Santiago, Küba’da büyüdü. Çocukluğunun çoğunluğunu büyükbabasının yaşadığı çiftlikte geçirip ailesinin kahve çekirdekleri üretimine ve hayvancılık uğraşlarına katkıda bulundu. 12 yaşına geldiğinde Escuela de Iniciacion Deportiva Escolar isimli gelecek için ümit veren genç atletlerin yazıldığı bir okula kayıt oldu. Burada voleybola olan tutkusunu keşfetti ve bu spor da ona yatırım yaptığı her saniyesinin karşılığını büyük başarılarla geri verdi. 14 yaşına geldiğinde ise voleybola olan yatkınlığını keşfeden eğitmenleri, onu Santiago’dan Havana’ya götürdü. Burada genç milli takımla antremanlara çıkmaya başladı.

1992 Olimpiyatları sırasında ABD Erkek Voleybol Milli Takım koçu olan Fred Sturm Despaigne’nin gençliğini şöyle tarif ediyor: “Bir süre sonra o takımın lideri olacağını görmek çok zor değildi. Çok agresif ve atılgandı.” İri cüssesi yanında Despaigne aynı zamanda onu özel yapan onlarca özellikten biri olan hücumda 4.03, blokta 3.84 metre olan olağanüstü sıçrama yeteneğiyle de bilinirdi.  Bitirici smaçları sayesinde, file üstündeki gücü ve filenin öbür tarafındaki rakiplerine korku uyandıran duruşuyla “Şeytan” (El Diablo) arkadaşları ve hayranları tarafından lakabına uygun görülmüştü. 

1989’un en iyi voleybol oyuncusu

Despaigne hızlıca A Milli takıma geçmişti. Artık zamanın en iyi hücumcularından olan İtalya, Amerika, Sovyetler Birliği, Brezilya ve Hollanda’ya karşı savaşabilecek güce ve tekniğe sahipti. Despaigne’nin takıma katılmasının ani katkıları olmuştu. Küba, Japonya’da düzenlenen 1989 Dünya Kupası’nın en iyi çıkış yapan takımı olmuştu. Voleybol camiası İtalya’yı favori olarak görse de kimse Despaigne’nin bir anda takım üzerinde bu kadar baskın ve çabuk bir etki bırakacağını tahmin etmiyordu. Sonuç olarak Dünya Kupası bittiğinde Despaigne ve arkadaşlarının boyunlarından altın madalya sarkıyordu. Daha sonra da Despaigne, FIVB tarafından fazlasıyla hakettiği yılın en iyi oyuncusu ödülünü aldı.

Küba’nın başarıları 1990 Orta Amerika ve Karayip Oyunları’nda aldığı altın madalya ile sürerken bir yandan Brezilya’daki Dünya Şampiyonası’na da iyi bir hazırlık dönemi geçirdi. Bu sefer tüm gözler Küba’nın üzerindeydi. Herkesin aklındaki soru bu sefer bu sansasyonel takımın nasıl bir performans göstereceğinde, 1989’da gelen başarının tesadüf olup olmadığı ve bu başarıyı tekrarlayacak denge ve tutarlılığın onlarda olup olmadığındaydı. Yarı finalistler voleybol seyircileri için pek de sürpriz sayılmazdı: İtalya, Brezilya, Küba ve Sovyetler Birliği. Küba Sovyetleri 4 yakın sette geçerken finalde karşısına ezeli rakipleri olacak İtalya çıkıyordu. Küba finalde ise İtalya’ya 4 sette yenilirken eve gümüş madalyayla dönüyordu. 1990 Dünya Şampiyonası finalinde herkesin tartışmasız gördüğü en komple oyuncu olan Karch Kiraly’e Despaigne sorulduğunda o günü şöyle anımsadığını belirtiyor: “Maç puanında takım arkadaşları ona üst üste 8 top attı. O da o toplarına hepsine müthiş açılardan görmediğim bir sertlikte vurdu. İtalya 16-14 kazandı ama bu Despaigne’in hatası değildi. 

Olimpiyat Altını: Ufuklarda bir hayal

Olimpiyatlar yaklaşırken Küba, İtalya’nın aşikar dominasyonuna rağmen hala burada zirveyi almak için en önemli adaylardan biri olarak gösteriliyordu. 1991 Pan Amerikan Oyunlarından altınla dönen Küba, bir kere daha İtalya ile altın madalya için kapışacaktı. Bu sefer ise platform Dünya Ligi finalleriydi.  Finalin ismi yine aynıydı ve yine Joel Despaigne ve arkadaşları için sonuç üzücü ve aynıydı. İtalya maçtan 3 zor set sonucunda galip ayrılan taraf olurken artık mental bir seviyede de Küba üzerinde hakimiyet kurmaya başlamıştı. 1991 Dünya Kupası’nda İtalya yoktu ve Küba’nın yolu apaçık gözüküyordu. Ancak Dimitri Fominli Sovyetler engeline takılan Küba, bir büyük turnuvadan daha gümüş ile ayrılmak zorunda kalıyordu.

1992 Barselona Olimpiyatları Küba takımı için en büyük rüyayı temsil ediyordu. Hedefleri katıldıkları her turnuvayı kazanmaktı ama en son ve en büyük hedef diğer tüm sporcular için olduğu gibi Olimpiyat altın madalyasına sahip olmaktı. team. 1992’de Olimpiyatlar öncesinde Sports Illustrated dergisi ile yaptığı bir röportajda Despaigne deneyiminin takıma olan katkısından bahsediyor: “Eskiden yerinde bir tabir olacaksa, ‘rahatsız’ bir çocuktum. Her zaman bir şeyler yapmak isterdim. Her zaman bir şey üzerinde çalışır ya da hareket ederdim. Artık durum farklı. Yılların deneyimi beni sakinleştirdi ve bu da takımıma olumlu yansıyor”. Barselona’ya hazırlanış biçimiyle ilgili ise “Her antremanda güç, koşma ve hızlı vurmaya odaklanırım. Vuruşlarımın karşılanmasının zorluk derecesini yükseltmeliyim ve daha iyi vurmalıyım diye düşünürüm. Patlayıcı gücümü ve hızımı geliştirmeliyim.” 

Küba formasına veda 

1992 Dünya Ligi Mayıs’tan Eylül’e kadar araya Olimpiyat’ın girdiği uzun bir zamana yayılmıştı. Dünya Ligi dolayısıyla her takıma Olimpiyatlar için çok ideal bir test şansı veriyordu. Olimpiyat heyecanı yazın sonunda başladığında Küba Brezilya yenilgisini tadarak grup aşamasında ilk yenilgisini aldı. Çeyrek finale tek yenilgiyle çıkan Küba, burada da ev sahibi İspanya’yı devirerek yarı finale çıkmayı başarmıştı. İtalya ise yarı finallerden önce elenmiş ve bu durum voleybol camiasında büyük bir sürpriz olarak nitelendirilmişti. Küba’nın da finale çıkması için karşısındaki engel Avital Selingerli Hollanda idi. Hollanda’yı durduramayan Küba’nın hala podyuma çıkmak için bir şansı bulunuyordu. Bu sefer de Amerika engeline takılan Küba, büyük umutlarla ayrıldığı evine eli bış dönüyordu. Daha sonra da Dünya Ligi tamamlandığında, bu sefer Küba yarı finalde Hollanda’yı yenip Olimpiyat’ın rövanşını alsa da finalde yine İtalya’ya yeniliyordu.

1992 Olimpiyatlarındaki hayal kırıklığından sonra Küba uluslarası arenada vites küçültmeye başladı. 1993’te başlayan yeni 4 yıllık Olimpiyat sürecindeki en büyük başarıları 1994 Dünya Ligi finallerinde yarı finalde Brezilya’yı yenip finalde yine İtalya’ya yenilmeleriydi. Despaigne hakkında çıkan milli takımdan ayrılma dedikodularından sonra Atlanta Olimpiyatlarının onun için buradan bir madalyayla ayrılmak için son şansı olduğunu söylüyorlardı. Barselona’da olduğu gibi yine bir Brezilya yenilgisiyle gruplara başlayan Küba, çeyrek finalde Rusya’ya karşı adeta beyaz bayrak kaldırıp teslim olmuştu. Sıralama maçlarında önce Bulgaristan’ı yense de Brezilya’ya bir kez daha yenilen Küba, Despaigne’nin son milli maçında bu Olimpiyat macerasından da evine 6. dönüyordu.  Bu Joel Despaigne’nin Küba milli takım forması altındaki son maçıydı.

Milyon dolaylık kontratı geri çevirdi

Bu arada ünlü bir İtalyan voleybol kulübü olan Sisley Treviso’dan milyon dolarlık olduğu söylenen bir teklif alan Despaigne ülkesine olan bağlılığını ve finansal voleybola olan karşı duruşunu belirterek teklifi geri çevirmişti. Daha sonra 1995’te Yunan Ligi’nde Iraklis Thessaloniki’de forma giyen ve 1996’da yine İtalyan 1. liginde oynamayı reddeden Despaigne, Serie A2 takımı olan Catania’ya transfer oldu. 1998’den sonraki sakatlığından sonra iyileşince 2001 sezonunun sonuna doğru Roma Volley’de 13 maç oynayan Despaigne, daha sonra voleybolu bıraktı. Kısa bir plaj voleybolu deneyiminden sonra birçok takım çalıştıran Joel Despaigne, halen bir Serie B2 takımını çalıştırıyor ve İtalya’da karısıyla birlikte yaşıyor.

Joel Charles Despaigne, nam-ı diğer şeytan, oyundaki eşsiz ve benzersiz performansıyla, doğal liderlik yeteneğiyle ve ülkesi ve voleybol için sahip olduğu idealleriyle gerçek bir efsaneydi. Kendisi için tüm takımlar yüksek meblağları gözden çıkarırken 1. Ligde oynamayı reddedip kendi seviyesinin altında liglerde çok düşük miktarlara oynaması hala takdir hakeden bir davranış olarak yorumlanıyor.

Fred Sturm, eski ABD Milli takım antrenörü, 1992 Barselona Olimpiyatları öncesinde Despaigne’den şöyle bahsediyor:  “Michael Jordan gibi bir sıçrama kabiliyeti olan ve Nolan Ryan (ünlü bir beyzbolcu) gibi bir kolu olan voleybol oyuncusunun olması mükemmel bir şey.” 

Aşağıdaki video’lardan Joel Despaigne’in eski maçlarından görüntüler izleyebilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=lHGUn41k37o
http://www.youtube.com/watch?v=xnKWCxxSnAs
http://www.youtube.com/watch?v=ZfIUyt5QjrQ
http://www.youtube.com/watch?v=laBc9EChgsg

Murat N. Çolakoğlu
co.murat@gmail.com    


Haberi Paylaş