Perşembenin gelişi





Maçtan sonra yanıma gelen Japonya Milli takım antrenörü Masayoshi Manabe “Sana çok teşekkür ederim. Dün yazdığın yazıyı Japoncaya çevirterek ekibimle birlikte inceledik. Yazdığın yazıdan öğrendiğimiz Türkiye’nin tüm zaafları üzerine gece boyu taktikler hazırladık. Sonucunda da maçı puan kaybetmeden kazandık. Allah senden razı olsun” dedi.
 
Elbette böyle bir diyalog yaşanmadı. Ancak ilk günden itibaren Filenin Sultanlarını  seyredenler, bizim zaaflarımızı çok iyi öğrenip ona göre oyun kurduğunda çok zor anlar yaşadık. Bunun için yazımızın okunmasına gerek yoktu. Bugünkü mağlubiyetin sesleri ilk günden beri duyuluyordu. 
 
Dünkü yazımızda belirttiğimiz üzere Japonya maçın başında servisleri Seda Tokatlıoğlu’nun üzerine yıktı. Tokatlıoğlu beklenenden daha iyi manşet getirdiyse de bunu yapabilmek adına hücumundan feragat etti. Çok zayıf bir yüzdeyle oynayarak dünkü maçı mumla arattı. Bu nedenle Tayland maçında oynamayan Neriman Özsoy silahını sahaya sürdü Massimo Barbolini. Ancak hücumda daha iyi performans göstermesine karşılık manşette daha fazla problem yaşattı Özsoy. Buna Güldeniz Paşaoğlu’nun kötü oyunu da eklenince smaçör konumunda zayıf kaldık. Zaten gerçekte smaçör olan iki oyuncumuz var, diğerlerinden smaçör üretsek de olmuyor. Bir yerlerden su kaçırıyoruz. Gözde Sonsırma bugün takımımızın en iyi oyuncusuydu, ancak gerekli desteği alamadığından çok yalnız kaldı. Neslihan Darnel zaman zaman iyi oynadı. Ancak özellikle 2 numarada kendisine gelen paslar antenin çok dışına uçunca performansı düşük kaldı. Bunun haricinde çok kötü servis attı. Hal böyle olunca kolumuz kanadımız kırıldı Japonya karşısında.
 
Barbolini’nin korkusu hata yaptırıyor
 
İlk sette durum 20:23 iken Barbolini kötü oynayan Neslihan Darnel’i dışarı alarak yerine Neriman Özsoy’u koydu. Halbuki Tayland maçının en kritik yerinde oyuna giren Polen Uslupehlivan görevini eksiksiz yerine getirmişti. Bu yüzden neden Uslupehlivan yerine Özsoy’u sahaya sürdüğü anlaşılamadı İtalyan antrenörün. 
 
Hızlı takımlar karşısında işimiz zor
 
Dün yazdıklarımızı burada tekrarlamaya gerek yok. Rakamlara bakmak yeter. Maçın toplam skoru 92-98. Bizim üç orta oyuncumuzun ürettiği sayı 12 iken rakibin iki orta oyuncusu 22 sayı üretmiş. Kısacası ortada ezildik. İyi manşet gelmedi diye bir bahane üretilebilir ama gerçekçi olmaz. Zira orta oyuncuların aldığı top sayısı 24-31. Ancak özellikle ikinci ve üçüncü toplarda orta oyuncularımızın gücü ve koordinasyonu kalmadığından toplar hep köşeye yönleniyor. 
 
Rakibin zaafını bilmek
 
Japonya bizim yüksek oyuncularımızdan kaynaklanan hücum gücümüzü kesmek adına sürekli uzun ve yatık servislere yöneldi. Çok kritik anlarda servis hatası yapsalar da amaçlarına ulaştılar. Biz ise onların hızlı oyununu kesme adına uzun servislere yöneldik ama amacımıza ulaşamadık. Ne kadar iyi servis atsak da teknik kapasiteleri çok üst seviye olan Japon oyuncular geriden topu oyuna iyi çevirdi. Bir noktada hata yaptık ki, bu hatayı yapmasak çok şey kazanabilirdik.
 
İpucu
 
Japonya’nın hücumda en zayıf olduğu pozisyon, pasör Haruka Miyashita’nın 6 numarada olduğu pozisyon. Aslen pasör çaprazı olan Yukiko Ebata 4 numara, smaçör olan Risa Shinnabe ise pasör çaprazı olarak oynuyor Japonya’da. Manşet zaafiyetini ortadan kaldırmak ve Ebata’yı geriden hücuma katabilmek adına arkada olduğu anlarda onu Shinnabe ile saklıyorlar. Shinnabe 3 numarada iken Ebata’yı saklamak adına geriye çok açılınca, pasör Miyashita pozisyon almak için yaklaşık 8 metre koşmak zorunda kalıyor. İşte ipucu burada saklı. Biz bu pozisyonda ortaya kısa servis atmayı hiç denemedik. Denemek bir yana servisi uzattıkça uzattık. Topun havada uçtuğu zaman içerisinde de Japon pasör rahatlıkla yerine yerleşip oyun kurdu. Halbuki onun kaçacağı noktaya atılacak kısa servisler hem Miyashita’nın yerine yerleşmesini güçleştirecek, hem de manşet almak için o noktaya koşacak oyuncunun pasörün pozisyonunu bozmasına neden olacaktı. Ancak bu ne oyuncularımız düşünüp uyguladı, ne de teknik ekip bu yönde bir direktif verdi.
 
Sonuç
 
Tayland’ı hakem katkısıyla zar zor yendik. Japonya’dan puan alamadık. Yine de enseyi karartmaya gerek yok. Zira Japonya ev sahibi olduğundan bizim rakibimiz değil. Bundan sonraki rakiplerin çok kuvvetli olmadığını ilk günkü yazımızda belirtmiştik. Ancak zaaflarımızı gidermek için çok çalışmak ve rakiplerin zaafına göre oyun planları hazırlamak şart. Böylesi bir kadro ile böylesi bir kuraya rağmen Japonya’ya gidilemez ise tenekeler köhne depolardan çıkar. Bizden söylemesi.
 
Voleybol dolu günler dileğiyle,
 
Kayhan Kösem
kkayhan@hotmail.com
 



Haberi Paylaş

Comments are closed.