Vargas gelince sorunlar bitti mi?

Geçen hafta Eczacıbaşı Dynavit karşısında bir sezonda ikinci kez ezilen Fenerbahçe Opet’in Melissa Vargas’ın dönüşüyle farklı bir çehreye bürüneceği düşünülüyordu Nilüfer Belediye karşısında. Ancak maçın büyük bir bölümü gösterdi ki, sarı lacivertlilerin şampiyonluk hedefi için kat etmesi gereken çok yol var.

Maça göre oynamak olmazsa olmaz

Melissa Vargas’ın gelişiyle hücum yükünün Arina Fedorovtseva’nın omuzlarından biraz olsun alınması beklenen bir gelişme. Zoran Terzic’in sahaya sürdüğü kadronun da bundan daha optimal şekillenmesi beklenemez. Şu an bu dizilime tek alternatif, Macris Carneiro yerine Buse Ünal’ı oynatıp açılacak yabancı kontenjanına Ana Cristina De Souza’yı eklemek olabilir. Bütün bu doğrulara rağmen şampiyonluk adayının Nilüfer Belediye gibi oldukça mütevazı bir takıma karşı bu denli zorlanması nasıl açıklanabilir? İlk sette 16’dan sonra koparak rakibini ezen Fenerbahçe mi? Yoksa üçüncü sette 10 sayı önde iken farkın 2 sayıya kadar düşmesine izin vererek kabus gören Fenerbahçe mi? Bu ayrımın sırrı nerede saklı?

İşin sırrı maçına göre oynamayı adet edinmek. Elbette Fenerbahçe Opet gibi en üst düzey oyunculara sahip bir takım, kendi formasyonunu sahaya yansıtacak, ancak rakibe göre dinamik gelişen unsurlar sizi bugünkü gibi çok zor durumlara sokabilir. Bugünkü maç özelinde bunun odak noktasını kaçan servisler olarak tanımlayabiliriz. Maçın genelinde %29 ile hücum eden, periyodik olarak net top vuran oyuncusu olmayan bir rakibe karşı bu kadar servis kaçırmak intihar girişimi gibi bir durum. Servisi geri çizgiye atsanız ne yazar, belirli bir oyuncunun üzerine atsanız ne? Sonuçta gelen hücumu yapan oyuncular belli. 

Bunların haricinde gerek Eda Erdem, gerekse Hristina Vuchkova’nın –zaman zaman çok etkili olsalar da- maçın tamamında özellikle hücumda istenilen düzeyde olmadığını belirtmeliyiz. Vargas için Çin’den sonra daha yavaş, ancak yüksek oynanan bir mecrada yer almak, kendi standartlarını bulması açısında zaman gerektiren bir durum. Fedorovtseva ise gerek serviste, gerekse hücumda beklentilerin altında bir çizgi sergiliyor. Bugünün belki de en istikrarlı ismi olan Meliha Diken, yalnızca hücumda yüksek yüzde tutturmakla kalmadı, servis çizgisinin gerisinde de olumlu işlere imza attı. Bu formunu devam ettirirse milli smaçör Terzic’in elini bir hayli rahatlatacak diyebiliriz. İkinci sette oyuna kısa bir süre dahil olan De Souza ise eline gelen 2 topu da öldürerek görevini kusursuz tamamladı. Ancak bu durum sarı lacivertlilerin seti kaybetmesini engelleyemedi.

Üçüncü sette Terzic’in ikili değişiklikle Buse Ünal-Anna Lazareva ikilisini neden oyuna aldığı da neden çıkardığı da muamma olarak kaldı.

Rakibinin hatalarıyla bu kadar

Bu sezonun kadrosuna göre en başarılı takımı olan Nilüfer Belediye için bu maç özelinde söylenebilecek fazla bir şey yok. Elindeki malzemeyi en verimli şekilde kullanan Vital Heynen, Bursa ekibi adına beklentilerin çok ötesine şimdiden geçmiş durumda. Ancak eldeki malzeme ile bu tarz rakiplere karşı daha fazlasını bekleyemezsiniz. Yapılması gereken, öndeki smaçörlerin üzerine servisi etkili bir şekilde yıkıp blok tutmaya çalışmak, rakibi olduğunda hataya zorlayarak defanstan çıkan topları hızlı dönüştürmek olmalıdır. Yazması kolay. Ancak uygulamak o denli değil. İşte Bursa ekibi bunu maçın birçok bölümünde sahaya çok iyi yansıttı ve şampiyonluk adayı rakibinden set koparmayı başardı.

Nilüfer Belediye’de göze çarpan bariz olumsuzlukların başında pasör çaprazı Sherridan Atkinson’un 4 numarada iken 2’ye gittiği bir an var ki, bariz pozisyon hatası yapılıyor. Hakemler son yıllarda –FIVB ve CEV’in anlamsız baskısı ile- birbirlerine yakın oyuncuların ayak konumlarını çok önemsemeksizin pozisyon hatası çalmıyor. Ancak bugünkü dizilime baktığınızda ABD’li oyuncunun bariz bir şekilde 4 değil de 2 numarada imiş görüntüsü verdiği bir ana hata çalmamak, voleybolu derinlemesine bilenlerin çözüne batıyor adeta. Bir de tavizin tavizi doğurduğu bir ortamda pozisyon hatasının gevşetilmesi pahasına bu kendine avantaj sağlama durumu nereye kadar gidecek? Ağır bir oyuncu olan Atkinson’un bu durumda kendisine avantaj sağlamasını kaç rakip antrenör kabul edecek?

Atkinson’un bir defosu da arkada defans yaparken ortaya çıkıyor. Heynen, ABD’li oyuncuyu –klasik voleybolun temeli olan- 1’de tutmak yerine 6’da bekletiyor. Zira Atkinson 6’dan yaptığı hücumu 1’den yapamıyor. Ancak topun hücuma çevrilebilmesi için önce defans yapılması gerek. Atkinson 6’da defans yaparken hem yanlış yerde duruyor, hem de defans anında kolları anlamsız şekillere giriyor. 

Sıla Çalışkan’ın çok iyi kullandığı İlayda Uçak, Nilüfer Belediye’nin hücumda kuşkusuz en iyisiydi. %70 ile (7/10) top öldüren orta oyuncu, takım arkadaşlarından çok farklı bir performansa imza attı. Buna rağmen Uçak’ın kullandığı servislerin takımın en kötüsü olması izleyenleri şaşırttı. Genç oyuncunun servis kontrolünü geliştirmesi şart. Maç boyu rakip takımın tamamından fazla (7) blok sayısı üreten Atkinson ise “Hücumu da blok yapar gibi yapsa nerede olurdu acaba?” dedirtti salondakilere.

Kendi dahi umutsuzdu

İkinci sette skor 18:20 iken Nilüfer hücumunda top, blok yapan Meliha Diken’in sağ elinin baş parmağına sürterek dışarı gitti. GDS’ye bakıldığında bu durum parmak hareketlerinden anlaşılıyordu. Ancak maçı yöneten Caner Çildir-Mehmet Topal ikilisi, salondaki taraftar baskısından mı etkilendiler bilinmez, kararı olması gerektiği gibi veremediler. Pozisyonu ters açıdaki kameradan bir kez daha izleten ikili, hiç görünmeyecek bir pozisyonda topun parmağı perdelemesine aldanıp kararı Fenerbahçe Opet lehine verdi. Aslen Terzic GDS talep ederken oyuncularına durumu sormuş, pozisyonun baş aktörü Diken dahi “Bir baktıralım, belki lehimize çıkar” düşüncesini umutsuzca belirtmişti teknik direktörüne. Bunu sezemeyen hakem ikilisi, ters açıya aldanarak hatalı karar verdiyse de setin sonucu değişmedi.

Mini toplantı

3.setin hemen hemen kaybedildiğini gören Heynen, skor 19:12 olduğunda tüm as oyuncularını kenara almış, yedekleri ise sahaya sürmüştü. Bir sonraki sete başlayacağı oyuncularıyla kenarda 1-2 dakikalık mini bir toplantı yapan Belçikalı teknik adam, yapılmasını istediği şeyleri oyuncularına detaylı bir şekilde anlattı. Bize de salonlarda fazla görünmeyen bu tarz bir durumu sizlere nakletmek düştü.

Voleybol dolu günler dileğiyle,

Kayhan Kösem

kkayhan@hotmail.com

Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.